Franz Ferdinand @ Rough Trade



2005 yılının Eylül ayı. Evde televizyon seyrediyorum. Daha doğrusu kanal zaplıyorum. Genelde yaptığım gibi müzik kanallarından birini açıyorum ve karşıma bir süredir severek dinlediğim Franz Ferdinand çıkıyor. İkinci albümlerinin ilk ‘single’ çalışması olan ‘Do you want to’ nun videosunu seyretmekteyim. Bir yandan da telefonda kız arkadaşımla konuşuyorum. Ona bu şarkıyı ve grubu sevdiğimi söylediğimde aldığım cevap hatırladığım kadarıyla şöyle bir şeydi: ‘Birinden kurtuldum yine aynısı beni buldu.’ Demek istediğiyse eski erkek arkadaşının bir erkek için kendisini terk ettiği, benim de eşcinsel olduğumdan şüphelendiğiydi. Bahsi geçen grubun şarkılarında açıkça eşcinselliği çağrıştıran imalar olduğu su götürmez bir gerçek. Tabii Franz Ferdinand bu durumu biraz da dalga geçerek işliyor bana kalırsa. Yani insanların kafalarını karıştırmak için kullanıyorlar bu referansları sanki.

Bantı 4 yıl sonraya, 2009 yılına saralım. Mekân Londra’nın doğusundaki meşhur ‘bağımsız’ müzik mağaza zinciri Rough Trade’in bir halkası. Londra'nın finans merkezi City'nin aşağısında, Shoreditch denilen ve son yıllarda İstanbul'daki Tünel benzeri bir gelişmeye sahne olduğunu sandığım bölgede yer alıyor bu dükkân. Gündüz raflardaki albümlere bakmakla vakit öldürüyorum. Akşam ise Franz Ferdinand üçüncü albümü "Tonight" ın çıkışı şerefine sadece 3.5 sterlin( sokak İngilizce'sinde "quid") karşılığında şanslı hayranlarına konser verecek. Dondurucu Ocak soğuğunda kapıda bekleşen 20-30 kişi grubun gerçek hayranları olmalı; ki diğer herkes etrafta bulunan bar/lounge/sandviç evi gibi yerlerde konserin başlama saatini beklemeyi tercih ediyorlar. Ben ve kuzenim de bu ikinci grubun içindeyiz.

Ve saat sekiz gibi içeri girerek hayli geniş olan dükkânın arka tarafına kurulmuş olan küçük sahneye doğru ilerlemeye başlıyoruz. Bizden önce sahnenin önünü almış insanların arkalarında bir noktaya konuşlanarak sahneye sağ taraftan bakmaya başlıyorum. Tam sağıma baktığımda grubun solisti Alex Kapranos’u yakası kalkık kot ceketiyle görünce bir an için heyecanlanarak kuzenime bakıp aptalca sırıtıyorum. Kuzenimse sırıtmamın nedenini anlamadan soran gözlerle bana bakmakta. Kısa süren bekleyişimizin sonunda sahne alan ekip sadece yeni albümden şarkılar çalarak eski şarkılarını duymak isteyen bizleri biraz hayal kırıklığına uğratıyor. Bu arada ilk zamanlarda grubun müziğine olan yoğun ilgimin biraz azalmış olduğunu üzülerek fark ettiysem de bunu onlara belli etmiyorum. Aşağı yukarı yarım saat süren konser boyunca grup yüksek volümlü, gitara dayanan klasik Franz Ferdinand soundunu koruduğunu gösteriyor. Franz Ferdinand cephesinde fazla birşey değişmediğini görmek rahatlatıcı ve sevindirici, ama diğer yandan aynılığın uzun süre devam etmesi sonucu oluşan tekdüzelik hissinden kendimi kurtaramıyorum. Konser sonrası soğuk ve karanlık sokağa kendimizi atarak hızlı adımlarla metro durağına yürümeye başlıyoruz.




Anasayfa>>
Olay Bölümü>>

 




Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010