Dreadzone @ Babylon

Eğlence garantili demiştik.

Dreadzone’u Park Orman’da ücretsiz olarak düzenlenen ilk Radar Live’de seyretme şansına erişmiştik. O gece Park Orman’da en odun bünyeleri bile hafif hafif popo sallamalarına şahit olurken, dans etmeyen seyirci bırakmamışlardı. Tam anlamıyla unutulmaz bir konser vermişlerdi, kendi adıma gecenin en eğlenceli, en sıcak performasına imza atmışlardı. İşte, sırf o yüzden ‘eğlencesi garantili’ demiştik bu konser hakkında bir önceki Reset! sayısında...

Üstelik iki gece üst üste İstanbul seyircisiyle buluştular. Daha doğrusu bugün 11 Nisan Cumartesi olduğundan, bu gece ikinci konserlerini verecekler. Biz ise, dün akşam (Cuma) izledik kendilerini. Bugün de, bu yazıyı yazıyorum. İnanın, elimde olsa bu akşam tekrar giderdim bu müzik şölenini seyretmeye. Daha önceden izleyenleriniz varsa hatırlar ve bilirler, reggae ağırlıklı olarak dub’a da kaçan, elektronik öğelerde içeren bir soundları vardı. Daha da açarsam reggae, dub, electronic, techno olayları almış başını gitmiş Dreadzone’da. Şöyle diyeyim; içinde pop’tan, folk’a, rock tınılarına kadar zaten birçok şeyi harmanlayan Dreadzone, bu sefer biraz daha farklıydı Radar’a izlediğim performanslarına göre. Neydi fark hemen onu da anlatayım; bu konserlerinde en dikkatimi çeken değişiklikleri; M-Audio synthesizerlarıyla ‘fazlasıyla’ döktüren, döktürürken de daha önce içerdiği elektronik öğlerin kat be kat fazlasıyla dışına çıktıkları oldu. Yani, techno’nun bir hayli ön plana çıkartıldığını farkettim. Bu beni konserin başlarında inanılmaz derecede duraksattı çünkü dediğim gibi sürekli samplelar içeren parçalar vardı ve bunlar bir hayli fazlalaştırılmıştı. Bununla birlikte, o az da olsa sergiledikleri folk havalarından uzaklaşıp, onun yerine biraz daha pop sounduna kaydıklarını, hatta konser esnasında da zaman zaman ipler gitariste bırakılarak nadiren rock rifflerine sahip gitarlarla da karşılaştık. Bu gibi değişimler olurken basçılarının da reggae’nin o değişmez baslarından vazgeçmediğini fark ettik. O tarafta pek bir değişiklik yoktu yani. Bunun dışında ekleyeceğim bir şey daha var, o da; yer yer bolca ska’ya dahi kayıp beni de yerimde durdurmayan ‘pick it up’lara iten bir kuvvete bürünen, bol bol geçişli soundlarıyla yine herkesi dans etmeyi başardıkları bir konser oldu. Pek memnun kaldık.


www.myspace.com/gregdread




Anasayfa>>
Olay Bölümü>>

 




Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010