KiNo - Map Of The Universe

Müziği takip eden kitlenin en önemli problemlerinden biri bana göre ‘sanatsal muhafazakarlık’ kavramı. Yanyana gelemeyecek iki kelimeden ibaret bir kavram! Herşeyin dinlenmemesi bana bunu sarfettirmiyor, sadece kapılarımız her şey için biraz aralık olsun lütfen!

Devam >>

 

 

The Horrors - Primary Colours

Kabarık saçlı, dar siyah kıyafetli, yüksek topuklu ayakkabılı beşliyi nasıl hatırlıyorsunuz? Garaj-goth-punk’larıyla mı? Gelecekte bazılarınız onları post-punk ve goth’un kirli evliliğini yaptıran dahiler olarak hatırlayacak desem?

Devam >>

Doves -Kingdom Of Rust

Seçici kulakların seçimlerinden Doves. Sadece seçici olanların değil dinlediklerinde samimiyet, derinlik ve hareketi aynı anda arayanların da! İngilizlerin indie ve alternatif kavramlarında belirgin bir kutuplaşma oldu son iki üç yılda.
Pop ve dans barındırmak indie’nin, rock barındırmak ise alternatif’in bir özelliği oldu sanki. Bu durum çok tuhaf bir hal aldı aslında. Doves gibi alternatif grupların durduğu nokta da bu gidişat içerisinde daha bir özel oldu.

Devam >>


Empire of the Sun – Walking on a Dream

Onlar yeni gözdelerimizden biri... Empire of the Sun 2009'un MGMT'si olarak gösterilen bir grup. 2 kişiden oluşan ve "Empire of the sun" filminde etkilenerek bir araya gelen Avustralyalı topluluk, elektronik müzik dünyasına hızlı bir giriş yaparak gönüllerimizi fethetmeyi başardı.

Devam >>


Duman I – II

Mart başında dumanlive.com web sitelerinden yeni albümlerindeki “Dibine kadar” ve “Senden daha güzel” parçalarını yayınlayan Türkiye’nin en gözde rock gruplarından biri olan Duman, 4 yıl aradan sonra tekrar bizlerle!

Duman I ve Duman II olarak iki ayrı CD piyasa süren grubun bu politikasını biraz yadırgamış olsam da 4 yıllık aranın grubun lehine olduğu kesin. Kaan’ın’da bir hayli toparlanmış ve rehab havasından çıkmış olduğunu görüyoruz. Devam >>

Fifths of Seven - Spry From Bitter Anise Fold

Post rock semalarında gezinenlere güzel müziklerin kaynağı Montreal'dan çıkan Fifths of Seven'ı anlatmak için grubu oluşturan üç kişinin adını tek cümlede anmak yeterli olabilir. Cellist olarak "A Silver Mt. Zion", "Set Fire To Flames" ve "Esmerine"den Beckie Foon, piyanist "Wolf Parade", "Sunset Rubdown", "Swan Lake" ve "Frog Eyes"tan Spencer Krug ve mandolinci Rachel Levin adlı birbirinden yetenekli üç müzisyenden oluşan grubu tanımlamak için kelimeler birbiri ardına sıralanabilir tabii ki ama eminim yetersiz kalacaklardır.

Devam >>

 

The Prodigy - Invaders Must Die

Elektronica devleri geri döndü! Stadyumlar desibeli tavan yapmış gürültüyü, club’larsa sert figürleri özlemişti doğrusu.

Beş yıl aradan sonra çıkan yeni albüm grubun alışıla gelmiş elektronik zekâ numaralarını içermiyor. Bu seferki zekâ pırıltısı grubun beyni Liam Howlett’ın seçiminde yatıyor. Howlett bu sefer nu-rave patlamasının müzikte yarattığı bedensel açılıma parelel bir dans anlayışı ile albümü sunuyor. Aslında ambalaj aynı; elektronik-punk-endüstriyel anlayışın, rave paketiyle dansa yönelişinin oturduğu big beat temel. Fark bu bileşenlerdeki denge dağılımında. The Prodigy dans ettirmek amacında, olgunluk devri hissiyatını da kaybetmeden.

Devam >>

Starsailor - All The Plans

Starsailor’da her şey bildiğiniz gibi. Tek şey hariç; en iyi albümlerini çıkardılar!

Alternatif rock’ın Wigan’lı dörtlüsü olgunlaşmanın kayıpsız ileri adımlarını atmış bu albümde. Öyle ki, benim gibi onların soğuk taraflarını seviyorsanız bile bazen yarı folk sıcaklığında hissettiren rock’larını seveceksiniz. Çünkü son derece bilinçliler ve sanki tüm yaptıkları bu güne gelmek içinmiş gibi bir duruştalar.

Devam >>

 

Zu – Carboniferous

Paleontolojiye giriş bağlamında ilk sürüngenlerin dünya üzerinden yürümeye başladığı, Lavrasya ve gondwana kıtalararının çarpışarak tek bir dünya kıtasını oluşturduğu bol tektonikli ve yaşam patlamalı bir çağın ismine karşılık gelen Carboniferous (Karbonifer) ismindeki albümleriyle çılgıncasına müzik yapan bir gruptan bahsedesim var bugün.

Devam >>

 
 

Red Light Company

Şu sıralar nedenini bilmediğim bir şekilde günde en fazla 2-3 saat müzik dinliyorum. Geçtim yeni isimler keşfetmeyi aylardır albümünü beklediğim The Rakes, Yeah Yeah Yeahs, Art Brut gibi grupların yeni çalışmalarına bile yeterli vakti ayırıp dinlemiş değilim. Myspace ve Lastfm gezilerimin periyodu gittikçe seyrekleşmiş durumda.

 

 

Devam >>

 


Sophie Madeleine

Şirin mi şirin indie kız vokaller kervanından çıkan isimlerin naiflik derecelerinin dozunun ayarlanması durumlarına göre dinlenebilirlikleri değişiyor zannımca.

 

 



Devam >>

 


Poshet

Poshet Kemal Doğulu'nun elinden çıkma mı? AZ SONRA!


Devam >>

 

 


 

Pixies - Surfer Rosa

Yeraltındaki müziklerin yeryüzüne yayılmasında basitçe iki coğrafyada iki akım görev aldı. Amerika’daki grunge ve Ada’daki britpop. Amerika ayağında başı Nirvana çekmişti genel geçer. Öyle mi? Nirvana mı? Yoksa Pixies mi?


Devam >>

 

 

Stakka Bo - The Great Blondino

Yine, ‘hiç bilinmezlik yığını’ndan değil, ‘değeri bilinmemiş’ yığınından bir İskandinav albüm ile karşınızdayız. Reset! gururla sunar: “The Great Blondino!"


Devam >>

Jay Jay Johanson - Self-Portrait

Jay-Jay Johanson’un son albümü olan Self-Portrait’i tanıtmak için şu ana dek yaptıklarına da bakmak gerekecek, zira Self-Portrait adına da yakışır biçimde Johanson’un yaşadığı müzikal sürecin geldiği noktayı, mütevazı bir yüzleşme eşliğinde, dinleyicilerin başucuna bırakıyor.


Devam >>

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010