Friday Night Lights
Yer Dillon, Teksas. Hayal ürünü küçük bir kasaba olan Dillon, aslında kendine özgü gelenekleri, yaşam biçimi ve boyutuyla başlı başına bir ülke niteliği taşıyan Teksas eyaletinin her kasabasının temsilcisi rolünde. Amerika’nın muhafazakâr kırmızı eyaletleri içerisinde en uçlarda gezineni ve futboluna da en düşkün olanı Teksas olarak bilinir. Amerikan futbolu teması etrafında karakterlerin yaşamını irdeleyen Friday Night Lights’ın arka planı için buranın seçilmesi bu nedenle hiç de şaşırtıcı değil. H.G. Bissinger’ın aynı isimli kitabı ilk olarak 2004’te beyazperdeye yansıtılıyor, daha sonra ise bazı değişiklerle Jason Katims tarafından bugünkü haline gelerek televizyon macerasına başlıyor.
Friday Night Lights’ın spor ağırlıklı olduğunu, hele biz Türklerin pek de aşina olmadığı Amerikan futbolunu konu olan bir dizi olduğunu düşünerek izlemeye heveslenmeyenler vardır eminim. Oysa ki Friday Night Lights futbolu sadece bir araç olarak kullanıyor. Diğer pek çok Amerikan dizisinde gördüğümüz ama gerçek hayatta hiç tanık olamadığımız abartı maceralar, ihanetler, intikamlar ve şok ölümler burada yok. Yerine insanı şaşırtacak boyutta bir doğallık var. Mimiklere dayalı saf oyunculuklar, her birimizin yaşadığı problemler ve ufak heyecanlar futbol maçlarının adrenaliniyle birleştirilerek mükemmel bir karışım yaratılıyor.
Felsefi ve pop kültür göndermeleriyle dolu uzun cümleler kuran büyüyüp de küçülmüş gençler ya da modacılardan sete taze gönderilmiş marka kıyafetlerle donanmış bir oyuncu kadrosu yok. Sahneyi güçlendirmek için beş dakikada bir yeni şarkı da çalınmıyor. Senaryosu ve oyuncuları diziyi bu gibi yan faktörlerin desteğine ihtiyaç duymadan başarıyla ayakta tutmaya yetiyor zaten. Diziye imzasını atan tek aksesuar Teksaslı grup Explosions in The Sky’ın ilk film için yaptıkları sonra dizide de kullanılan, Friday Night Lights albümündeki harika bir atmosfer yaratan şarkılar. Belgeselleri anımsatan, sürekli titreyen ilginç kamera çekimlerinden tutun, diyalogtan çok mimik ve bakışlarla duyguları anlatan oyuncularına kadar dizi doğallıktan hiç ödün vermiyor anlayacağınız. Austin’de çekilen dizi, oyuncuların ve dizi ekibinin yaşadığı kasabanın bile büyük desteğine sahipmiş; oyuncular gittikleri yerlerde tanınıyor ama yerli halk imza ve fotoğraf istekleriyle onları sıkıştırmak yerine selam vererek, başarılarının devamını diliyormuş.
Karakterlerinin çoğu gençlerden oluşsa da kendine ait hikayeleri ile gençlerin ailesinden çok daha fazlası olan yetişkinler dizinin gençlik dizisi adı altında sınıflandırılmasını imkansız hale getiriyor. Samimi oyunculukları ve sahnelerine kattıkları doğaçlamalarla Koç Taylor ve karısını canlandıran Kyle Chandler ile Connie Britton ekranda harika bir takım oluşturarak diğer herkesi gölgeliyorlar. Dağınık, biraz alkolik biraz çapkın ve en az kendi kadar sorumsuz olan ağabeyi Billy ile yaşayan Tim Riggins ise Friday Night Lights’ı izlemek için başlı başına bir neden. Karizmasıyla tüm kızların kalbini çalan Riggins yaşamı futbol ve içkiye odaklı biri gibi gözükse de dizi ilerledikçe ne kadar yumuşak kalpli, önemsenmeye muhtaç ve problemli olduğunu belli ediyor. Takımın en önemli oyuncularından Smash’in en büyük amacı futbol bursu ile üniversiteye girerek, takımda parlamak ve sonucunda ailesine göz kulak olabilmek. Oyun kurucusu Jason Street ilk bölümde başına gelen talihsiz kazanın hayatında yarattığı etkilerle başa çıkmaya çalışırken, takımda yerine geçen deneyimsiz Matt Saracen üzerine yıkılan bu büyük görevin ağırlığını diğer sorumluluklarıyla dengelemeye çalışıyor. Örnek öğrenci, sevgili ve ailesinin biricik kızı gibi gözüken Lyla aksini gösterecek pek çok hata yapıp onları telafi etmek için her türlü yolu denerken, kendini Dillon’da kıstırılmış hisseden Tyra annesi ve ablasının kaderinden kurtulmak ve üniversiteye gidebilmek için çaba sarf ediyor. Tüm bu zıt ama bir o kadar da benzer karakterlerin yolları çakıştıkça seyirci onları daha iyi tanıyor, onlarla beraber üzülüyor ve seviniyor. Hepsi birbirinden gerçek ve sıradan bu insanlar ile dizi Dillon kasabasının halkını ve futbola yükledikleri tüm anlamları en güzel şekilde ortaya koyuyor. Her Cuma gecesi stadın ışıklarının yandığı ve maçın yaklaştığının belli olduğu o an biz de onların duyduğu heyecanı hisseder hale geliyoruz.
Maçlardan önce beraber çömelip dua eden futbolcular, her Pazar kiliseye giden aileler, siyahi karakter Smash ile beyaz bir kızın çıktığını gören halkın verdiği tepkiler ile Teksas’da insanların yaşamının büyük bir parçası olan din ve geleneklerin sahip olduğu güç çekinilmeden ekrana yansıtılıyor. Amerika’daki yaşamı özendirip mükemmelleştiren, genç izleyicilerine Amerikan rüyası sunan bir dizi olmak yerine Teksas’taki hayat iyi ve kötü tüm yönleriyle ortaya konuluyor. Kimsenin sıradışı ve lüks bir hayatı yok, her karakter kendi yaşamlarının getirdiği inandırıcı iniş çıkışlarla yüzleşiyor ve çoğu futbolu kafalarını dağıttıkları bir kaçış noktası olarak kullanıyor.
Reytinglerinin düşüklüğü nedeniyle tek başına masrafları NBC kanalı karşılayamayınca kablolu televizyon kanalı Direct Tv’nin yardımıyla Friday Night Lights bu sene üçüncü sezonuyla, iki kanalda da gösterilerek sadık hayran kitlesine dönebildi. Diziye TNT’de rastlayıp izlemeye hala başlamadıysanız indirip derhal yetişmenizi tavsiye ederim. Kalitesini hep belirli bir çizgi üzerinde tutan, reyting ve para için tarzından ödün vermeyen Friday Night Lights spor meraklısı olsanız da olmasanız da ve yaşınız ne olursa olsun zevk alabileceğiniz; her izleyiciyle bir noktada iletişim kurabilecek bir dizi.

Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>
|