 |
| |
 |
Bir Uyarlama Olarak Watchmen
Watchmen’i henüz okuma şansı elde edememiş, Türkçesi’nin çıkmasını beklemekten bıkmış ya da okumaya üşenmişler için rehber niteliğinde bir yazı yazayım, hem Watchmen evrenine yabancı olan sinema izleyicisine bir faydam dokunsun hem de film uyarlamasıyla arasında ne gibi farklılıklar var, Snyder ne denli sadık kalmış gözler önüne sereyim de adamcağıza hak geçmesin dedim.
Devam >>
|
|
|
|
 |
 |
| |
 |
LOST
Reset! ahalisi olaraktan Lost’un 5. sezon gidişatı hakkındaki düşüncelerimizi ‘kısaca’ yazmaya çalışacağız bu dosyada.
Dikkat, bu spoiler içeren bir yazıdır.
Devam >> |
 |
|
|
|
 |
 |
| |
 |
Watchmen
Alan Moore’un, grafik romanlarının film uyarlamalarına bu kadar şiddetle karşı çıkmasının nedeni, hikayelerini çizgi romanın görselliği içinde anlam kazanabilecek şekilde dizayn etmiş olmasıdır. Ona göre romanlarının sinemaya adapte edilmesi imkansıza yakındır, edilse bile aynı etkiyi bırakmaktan çok çok uzak olacaktır; çünkü çizgi romanın her bir karesi ancak okuyucunun tekrar tekrar incelemesiyle farkına varabileceği pek çok detay ve referans barındırmaktadır.
Devam >>
|
 |
 |
Slumdog Millionaire - Milyoner
Aylardır her ödül töreninde aldığı dünya kadar ödül ile adından söz ettiren, Batı’lı eleştirmenlerin ve seyircinin pek bir sevip bağrına bastığı ama Hintli’lerden oldukça tepki çeken ve sert eleştirilere maruz kalan Slumdog Millionaire, nihayet ülkemiz sınırlarına giriş yaptı.
Devam >>
|
 |
 |
Revolutionary Road - Hayallerin Peşinde
“Kitabımı yazarken ben bir iddiada bulundum ve 1950’lerde yalnızca banliyöde değil, tüm ülkede konformizmin genel bir ihtirasa dönüştüğünü söyledim…
….Bu ülkede 1776 yılında açılan gelişme yolunun 50’li yıllardaki konformizm tutkusuyla çıkmaz yola saplandığını düşünüyorum.”
Devam >> |
 |
Gran Torino
Yaşlılar ve gençler... Eastwood sineması özellikle doksanlı yıllarda iyiden iyiye bu konuya eğilmeye başladı. Yaşlanıp da bir köşeye itelenen, atılan eski kurtun gençlere “ölmedim daha ben” diye kendini göstermesi şeklinde özetlenebilecek hikaye ağı, klasik bir sinema anlatısı içinde gayet de güzel, zevkli bir sinema eserine dönüşebiliyor.
Devam >> |
 |
 |
İki Çizgi
İki Çizgi vizyona girmeden önce belli başlı birçok festivali gezdi. Dünya prömiyerini 65. Venedik Uluslar arası Film Festivali’nde, Türkiye prömiyerini de 45. Altın Portakal Film Festivali’nde yaptı. Gezdiği ülkeler de Norveç, Yunanistan, Brezilya, Tayland, İtalya, Mısır, Rusya, İngiltere, Hollanda, Almanya, Güney Afrika ve Avusturya… İnsan ister istemez film buralarda vizyona girmeden geri dönüşleri merak ediyor(du).
Devam >> |
 |
He was a Quiet Man – Sıradan Bir Gündü
Constantine'in senaristi Frank A. Cappello'nun 2007 yapımı filmi He Was a Quiet Man, iş hayatının insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini, iletişim kopukluklarını ve kişilerin modernizm karşındaki çaresizliğini değişik anlatımıyla beyazperdeye aktarmış bir kara komedi filmi.
Devam >> |
|
|
|
 |
|
|