He was a Quiet Man – Sıradan Bir Gündü

Constantine'in senaristi Frank A. Cappello'nun 2007 yapımı filmi He Was a Quiet Man, iş hayatının insanlar üzerindeki olumsuz etkilerini, iletişim kopukluklarını ve kişilerin modernizm karşındaki çaresizliğini değişik anlatımıyla beyazperdeye aktarmış bir kara komedi filmi.

‘Kara komedi’ adlı alt türü resmen sinemaya kazandıran filmin Coen Kardeşler imzalı “Kansız” (“Blood Simple”) olduğu söylenebilir. Frank A. Cappello’nun filmin ilk bölümünde Coen'lerden etkilendiği çok açık ancak film, kara komedi öğelerini içinde barındırsa da tamamen bu tarz bir film olduğunu söyleyemeyiz.

Christian Slater, Bob Maconel rolünde gerçekten de çok iyi bir iş çıkarmış, zaten film de bu karakter üzerine kurulu. Bob Maconel mutsuz, içine kapanık, balıklarından başka kimseyle sohbet etmeyen, ofisin en sessiz ve ezilen tipi. Ofis hayatı pek de iyi gitmeyen Maconel çevresindeki herkesten o kadar çok nefret ediyor ki, her gün işyerine getirdiği silahlıyla onları öldürme hayali kurarak bir gününü geçiriyor. Cesaretini toplayan Maconel tam istediğini yapmak üzereyken ofisten başka biri herkesi vuruyor ve Maconel’a kahramanlık yolunu açıyor. Maconel elindeki silahıyla katili vuruyor, ofiste hoşlandığı kızı kurtarıyor, iş hayatında yükseliyor, ilk kez her şey istediği gibi gidiyor ama bu pek de uzun sürmüyor.

Film senaryo açısından çok başarılı, belli klişelere saplanmış olsa da zaman zaman o kadar farlılıklar gösteriyor ki bu klişeleri görmezden gelebiliyoruz. Constantine gibi bir filmin senaristliğini yapan Frank A. Cappello’dan bu kadar iyi bir performans bekler miydim? Açıkçası beklemezdim. Senaryo hakkındaki tek eleştirim kadınlara bakış açısı olabilir. Filmde iki kadın karakter var ve ikisi de bir yerlere gelebilmek için önüne gelenle yatabilecek, kendisinden başka kimseye önem vermeyen karakterler. Açıkçası bu çok ilginç ama filmin baştan sona kadın karakterlerine bakış açısı hep kötü yönde.

Hollywood’ta ara sıra çekilen özgün filmlerden bir tanesi olan He Was a Quiet Man aslında 2007 yapımı bir film, neden bu kadar geç vizyona girdi ya da bu kadar güzel filmler üst üste vizyona girerken neden vizyona girdi, anlamak pek mümkün değil. Çok büyük kitleleri arkasından sürükleyecek bir filmmiş gibi bu tarihte vizyona sokmaları ayrıca “Sıradan Bir Gündü” şeklinde bir çeviri harikasıyla vizyona sokulması gerçekten şaşırtıcı ve manasız.

He Was a Quiet Man, günümüz dünyasında insanların ne hale geldiğini, saygınlığın, statünün hangi yollardan kazanıldığını bizlere acımasız şekilde sunan, yalnızlığın en büyük nefrete dönüşebileceğini gösteren güzel bir kara komedi.

 



Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010