Hammock - Maybe They Will Sing for Us Tomorrow

Amerika'nın güneyinde doğup büyümüş şu sıralarda Nashville'de ikamet etmekte olan Marc Byrd ve Andrew Thompson adlı iki yetenekli müzisyenin 2004'ten beri arada sırada boş vakitlerinde üzerine çalıştıkları bir proje Hammock. Lütfen bu giriş cümlesindeki "arada sırada" ve "boş vakit" sözcüklerini hafife almayınız zira ortaya çıkardıkları müzik, insanı boş vakitlerinde yaptıkları konusunda düşüncelere itiyor ve hatta insana kendisini sanki hayatta hiçbir şey yapamayacakmış gibi hissettiriyor.

Biz biliyoruz ki İzlanda veya türevi İskandinav ülkelerinden çıkan müzikler, insanda rüzgârın buzulların üzerinden süzülüp fısıltılarla seslendirilmiş ve hatta bazen de Aurora Borealis'lerle renklendirilmiş bir etki bırakıyor. Hatta bazen sıcak yaz günlerinde, en büyük kurtarıcımız uçsuz bucaksız soğuk mavi tonlarıyla kodladığımız bu müzikler oluyor. Fakat tüm bu dediklerime inat Marc ve Andrew öyle güzel sesleri bir araya getiriyorlar ki, güneyli olmalarına bakmadan insanın içinde ürpermelere sebep oluyorlar. Üçüncü ve son albümleri Maybe They Will Sing For Us Tomorrow ile 2008'de kendileri için beklenmedik bir çıkış yapan grup aslında 2005'teki ilk albümleri Kenotic ile yine beklenmedik başarılara imza atmışlar. Beklenmedik diyorum ama aslında müziklerini dinleyince, şaşırmıyor insan bu başarılara. Kenotic, NBC'nin 2006 Olimpiyatları üzerine yapılan belgeselinde müzikleri fonda kullanılıyor. Bu arada Kasım 2006'da grubun ikinci albümü Raising Your Voice... Trying to Stop an Echo My Morning Jacket'ın da plak şirketi olan Darla Records'tan çıkmaya başlıyor ve şirketin en başarılı satış grafiğine sahip olan albümlerinden biri haline geliyor.

Bu yazının konusu Maybe They Will Sing For Us Tomorrow öyle kolay hazmedilebilecek bir albüm değil bir çok yönden. Kendinizi kocaman bomboş bir alanda yalnız başınıza dururken hayal edememenize sebep olabilecek fobilere sahipseniz bu albümden kesinlikle uzak durunuz zira Marc ve Andrew'ın yaptıkları en iyi şey sizi yalnız başınıza koca bir tarlanın, bazen de buz gibi bir mekanın orta yerine bırakmak ve şarkılarını kar, yağmur ve bazen de güneş ışığı formatında üzerinize yağdırmak. Her şarkı daha ilk dinlemeden anlaşılacağı gibi üzerinde büyük duygu yoğunlukları barındırıyor ama boş vakitlerde yapıldığından mıdır nedir bilinmez, insanı kocaman ses dalgalarının içinde boğmadan post-rock'ın nimetlerinden faydalanır hale getiriyor. Bazen Rachel's benzeri akıp giden kemanlar ve bazen de A Silver Mt. Zion benzeri ne idüğü belirsiz sesler, uzayıp giden notaların yarattığı atmosferik fona ustalıkla yayılmış halde müziğe zenginlik katmakta. Çok fazla delay ve yankı efektleri barındıran şarkıların kaynağı ise Marc Byrd gibi görünmekte zira arkadaşları eskiden beri bu efektleri kullanma takıntısından dolayı ona "Marc Marc Marc" mahlasını uygun görmüşler.

Tür olarak Post-rock'tan Shoegaze geçişler gösteren ve bol bol ambient'ın tarifsiz enginliğini da devreye sokan bir yapıya sahipler ve fakat kendilerine sorulduğunda türleri için Stargaze diyorlar. Bana sorsalar Star'dan daha çok Soundgaze derdim fütursuzca, zira sınırlarını olabildiğince geniş tutabilip de bu yetkinlikte içinde kaybolmadan bu denli büyük ses tarlaları yaratabilmeleri onları ayırdedilebilir kılan şey. Albümü dinlerken insanın gözünün önünde, dokunup içinden geçebileceği sonsuza yayılmış ses tabakaları oluşuyor. Albümün kapağındaki hoş artwork de bu albümün oluşumunu tetikleyen ve ansızın yaratılmasına ön ayak olan Sigur Ròs'un Jonsi Birgisson'ı ve Parachutes'un Andy Sommers'ına ait aslında. Onların Riceboy Sleeps adlı sanatsal oluşumunun sergi açılışında Marc ve Andrew'ın ilk canlı performanslarını sergilemeleri için Amerika'ya çağrılmaları ikilimizi epeyce yüreklendirmiş olmalı ki, o sırada bir süredir savsakladıkları Hammock için yeni şarkılar yaratmaya başlamışlar ve bu albüm oluşuvermiş.

Velhasıl, Hammock, dinlenmesi güzel deneyimler yaşatabilecek bir grup olarak, güzel albüm kapakları ve tüketilirken sürekli derin nefes alma isteği uyandıracak kadar bol oksijenli, tertemiz bir havayı andıran duru albümleri Maybe they Will Sing For Us Tomorrow ile uzun süredir eksikliğinizi çektiğiniz herhangi bir şeyin yerini alabiliyor. Tüketim çılgını şehir insanları olarak içe çektikçe daha çok istiyoruz ama dikkatli olmak gerekiyor zira bizi temiz hava bile çarpıyor. Ama bu gerçeği Hammock ve bu albüm için göz ardı etmeliyiz sanırım.





Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010