The Maine
Çok uzun zamandır ilgimi çekmeyen bir janr olan pop-punk adına geçtiğimiz günlerde listelerde görüp de, dikkatimi çeken bir gruptan bahsedeceğim; The Maine. Aslında myspace’lerinde indie-pop ve rock yazıyor olsa bile, Amerikan sahnesinden çıkan bir grubun sound’unu daha şimdiden tahmin edebilmektesinizdir. Sonuçta pop-punk demeyi tercih ediyorum ben. Hatta fazlasıyla pop.
Neyse, eğer biraz olsun sıkkınsanız ve azıcık da olsa eğlenceli şeyler dinlemek isterseniz bu ufaklıkları dinlemenizi öneririm. –ama şiddetle değil.- Bu veletler "The Way We Talk" adlı EP’leriyle gurur duyabilecekleri bir çıkış yaptılar. “The Way We Talk” ile Billboard’un Top Heatseekers’ında 10. , Bağımsız albümler listesinde de 45. sırada kendine yer bulan grup üyeleri böyle bir başarıyı hayal bile edemediklerini söylerken, grubun vokali John O'Callaghan bunu çok çalışmalarına bağlamış. –Kim buna bağlamaz ki zaten sevgili John?- John bununla da durmamış güzel bir noktaya da değinmiş; turlamanın önemi. Geçtiğimiz yaz, tam 30 gün boyunca durmadan performans sergileyerek isim yapan, öte yandan tabi ki, myspace’in de etkisiyle insanlara çabucak ve kolayca ulaşmayı başaranlardan. Bana kalırsa pek de çalışmamışlar. Myspace’in faideleri diyelim.
Bu arada grup, ünlü rap şarkıcısı “Akon”un “I Wanna Love You” adlı parçasını da coverlamış. Şu geçenlerde “Rihanna”nın “Umbrella”sını coverlayan çocukları anımsadım bir an... Zira o grubun adını hatırlayamamaktayım şu an. Neyse, Maine’in “Akon” cover’ı iş yapar mı derseniz; orijinalini bilmiyor olsam da, hiç sanmam derim. –Nerede o eski punk-ska coverları?-
Çocukluklarından beri arkadaş olan ve birlikte müzik icra eden grup üyeleri –ki, zaten hala çocuklar- yakın bir zaman önce Fearless Records ile sözleşme imzalayarak profesyonelliğe de ilk adımlarını attılar. Fearless ise bildiğiniz gibi, “Portugal the Man”, “A Static Lullaby”, “Plain White T’s” , “Sugarcult” gibi gruplara da sahip. The Maine şu sıralarda ise, bu yıl içinde çıkaracakları uzun süreli, albüm gibi albüm –man like man gibi- üzerinde çalışmaktalar. Bu beş velet bana göre gelecek için pek de ümit vaat etmeseler de, ileri de çok çok büyük olacakları kesin! Belki bir MCR, bir FOB olamayacaklar, olamayabilirler ama bildiğiniz gibi Amerikan pop-punk kültürünün, sahnesinin hiç belli olmayan bir popülarite olayı var. Amerikan piyasası her an birilerinin yerine, bir isim yaratma kapasitesi olan bir piyasa. Blink gider, Good Charlotte gelir. Good Charlotte gider, MCR gelir, Fall Out Boy gelir gibi... Sürekli yer dolduran bir özellik. Gerçi, ben bu konuda da pek şans tanımıyorum Maine’e ama bir anda çıkıp, isim yapmak, hemen ardından Fearless ile sözleşme imzalamak... 2007 tam anlamıyla onları mutlu eden bir yıl oldu. 2008’de ise, bir debut albümle daha da ünlenip, bir isim olacakları büyük bir kesinlik içeriyor. Bir de Warped Tour’a da katıldılar mı.. Oh, oh!
Son olarak da eğer, merak ettiyseniz, aranızda varsa öyle birileri ve bir yandan da farklı bir şeyler de arıyorsanız, şöyle bir dinleyip, üstünde pek durmadan geçebilirsiniz diyorum.
Sevgiler.


Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|