Dollhouse
Buffy ve Angel serileri ile çok geniş bir hayran kitlesi kazanan, ardından da Firefly sayesinde bunu iyice sağlamlaştıran Joss Whedon uzun bir aradan sonra bu sene Dollhouse dizisi ile televizyon ekranlarına dönüş yaptı. Oyuncu kadrosunda başta Eliza Dushku olmak üzere önceki dizilerinden aşina olduğumuz oyunculara da rastlıyoruz.
Bu hafta ABD’de 4. bölümü yayınlanacak olan dizi, sezon ilerledikçe daha bir yerine oturuyor ve kalitesini arttırıyor. Whedon’un projeleri Fox kanalında daha önce tamamlanmadan reytingler yüzünden iptal edilmiş olduğu için, hayranları Dollhouse’un aynı kaderi paylaşmasından korkuyorlar. Dizinin yayından kaldırılmayacağına emin olana kadar izlemeyi reddedenler ve iptal edilmesin diye şimdiden online kampanya başlatanlar bile var.
Dushku’nun canlandırdığı Echo, tüm karakteristik özellikleri ve hafızaları silinen aktifler veya bebekler olarak adlandırılan bir grubun en kilit üyesi. Kimlikleri silindikten sonra bir “boş levha” haline gelen aktiflere, farklı kişiliklerden alınan özellikler karışık bir şekilde yazılıyor ve bu sayede her türlü ihtiyacı karşılayacak ajanlar yükset fiyatlara müşterilere kiralanıyor.
Her bölüm Echo’nun o haftaki müşterisi ile yaşadığı maceraları izliyoruz ancak dizide sezon boyunca daha büyük bir gizem oluşturulacağı da sezdiriliyor. Öte yandan Dollhouse dosyasına adanmış bir FBI ajanı, meslektaşları arasında dalga konusu olup ciddiye alınmayan bu konuyu çözmeyi takıntılık haline getirerek, her bölüm Echo’yu bulmaya daha da yakınlaşıyor.
Whedon’un kariyerinin yetişkinlik dönemine ulaşması olarak değerlendirebileceğimiz Dollhouse, bilimkurgu severlerinin zevk alabileceği bir dizi. İzlerken biraz Alias tadı veren dizinin, ilerledikçe Joss Whedon’u en başta ünlü yapan hızlı ve komik diyaloglarını arttıracağını ve sürpriz senaryo gelişmeleriyle seyirciyi şaşırtacağını umuyorum.

Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>
|