!f İstanbul 2009 Dosyası

Her ne kadar !f İstanbul, derginin yayınlandığı tarih itibariyle yarılanmış olsa da geride kalan filmler için fikir vermesi açısından Burak üşenmedi, sizin için kapsamlı bir dosya hazırladı. Gelecek sayıya da yazarlarımızın izledikleri filmlerle ilgili fikirlerini paylaştıkları kapsamlı bir !f Dosyası hazırlamayı planlıyoruz. Kısmet artık…

Bölümler

Keş!f

!f İstanbul bu yıl uluslararası ve ödüllü yarışmasının ikinci yılına giriyor: Keş!f. Yarışma kapsamında uluslararası jüri “sinemada cesur hikaye anlatımı, teknik ve tarzda yenilik” kriterleriyle “İlham Veren Yönetmen”i seçecek. Farklı ülkelerden 8 sıra dışı film !f İstanbul’da dünyanın ilham veren genç yönetmenleri arasındaki yerlerini almak ve ödül için yarışacak. Yarışma ülkemizden genç yönetmenlerin teşvik edilmesi yönünde de önemli bir adım.

Bu bölümdeki filmlerin hepsi, kendini belli başlı festivallerde kanıtlamış yapımlar. Ama hiçbirinin de Türkiye Hakları alınmamış. Yani Türkiye'de vizyon şansını bulamayacaklar. Ufak bir ihtimal olarak internet ortamında (ki Türkçe altyazılı olarak hiç umut etmeyin. Şanslıysanız İngilizce altyazılı olarak) bulabileceğiniz bu kaliteli yapımlar kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Öyle bir durum ki, izlediniz izlediniz. Eğer kaçırırsanız bir daha bulup izleme şansınız oldukça düşük.

Bölümdeki 8 film ile ilgili pek bir haber veya eleştiri duymadıysak da katıldığı festival ve aldıkları ödüllerden yola çıkarak bir kaç tavsiyede bulunabiliriz. Cannes, Selanik Film Festivali gibi bir çok festivalde gösterimi yapılmış olan Tayvan yapımı Parking (Park Etmek) ve insanlar arasındaki sosyal ilişkiler çöktüğünde meydana gelebilecek durumların sert ama empatisi kuvvetli bir şekilde irdeleyen Norveç yapımı Cold Lunch (Soğuk Yemek) ilk başta gözümüze çarpan filmler.

Hit Filmler

Toronto ve Sundance gibi prestijli festivallerde gösterimleriyle büyük ses getiren, uluslararası platformda ve gösterildiği diğer ülkelerde çok beğenilen yeni yapımların yer aldığı bu bölüm içerisinde 'Tokyo!' hariç tüm filmlerin Türkiye Hakları alınmış durumda. Yani merak etmeyin, Türkiye'de bir şekilde vizyon şansı bulacaklar. Ama eğer, 'ben önceden izlemek istiyorum, param bol' gibi bir mazeretiniz varsa, size 'The Wackness' (Arıza) hariç tüm filmleri önerebilirim. The Wackness'i Antalya Film Festivali'nde izlemiş biri olarak oldukça gereksiz bir film olduğunu düşünüyorum. Seçiminizi program dahilinde olan nice güzel ve önemli filme kullanabilirsiniz. Philippe Petit isimli genç bir Fransız o zamanın en yüksek binaları olan New York şehrinin ikiz kuleleri arasında gerilmiş telin üzerindeki yürüyüşünü konu edinen, bol ödüllü belgesel Man on Wire (İpteki Adam), ünlü senarist Charlie Kaufman'ın ilk yönetmenlik denemesi olan Synecdoche, New York, bir başka önemli senaristlerden Guillermo Arriaga'nın ilk yönetmenlik denemsi olan The Burning Plain, Darren Aronofsky'nin Venedik'ten Altın Aslan ile döndüğü The Wrestler (Şampiyon) ve Tom Twyker'ın son filmi The International (Uluslararası) bu bölümde öne çıkan yapımlar. Ah bir de unutmadan tabii ki; Danny Boyle'nin dönüş filmi niteliğindeki Slumdog Millionaire!

Kuzey Işıkları

Kuzey Işıkları son iki yılın en iyi İskandinav filmlerini bir araya topluyor. Taze bir bakışa, keskin bir duruşa ve ilham veren bir farklılığa sahip filmler bunlar. !f'in bu seneki en önemli sürprizi bu bölüm. Eğer zamanınız el verir ise bu bölüm dahilindeki 5 filmi de izlemenizi öneriyorum. Sanırım Back Soon (Birazdan Dönerim) ve The Man Who Loved Yngve (Yngve’yi Seven Adam) bu bölümde biletleri önceden tükenecek filmler arasında. İskandinav filmlerini keşfetmek için oldukça iyi bir fırsat, kaçırılmamalı!

Karşı Sesler

Bu yıl !f’in müzik bölümünde sesleriyle, sözleriyle ve tavırlarıyla dünyada yeni alt kültürlere, siyasi duruşlara ve yaşam tarzlarına hayat vermiş müziklerin filmleri yer alıyor. Public Enemy: Welcome to Terrordome (Public Enemy: Terrordome’a Hoş Geldiniz) ve Turn It Loose (Kendini Serbest Bırak) Hiphop müziğinin takipçileri tarafından kaçırılmaması gerekilen belgeseller. Hayal kırıklığına uğratmayacağını garanti edebileceğim bu iki belgesel, eminim hitap ettiği müzik türünün dinleyicileri tarafından oldukça rağbet görecektir. Bunun dışında Sonic Youth grubunun grubun 4 Haziran 2006’da verdiği Reno konserini belgeleyen Sonic Youth: Sleeping Nights Awake (Sonic Youth: Uykusuz Geceler) ve Berlin'deki çılgın müzik dünyasına yoğunlaşan Berlin Calling (Berlin’in Sesi), bu bölümdeki diğer iddialı yapımlar.

Fantastik Filmler

Japon mangaları, en yeni CGI teknolojisini uygulamaları, uçuk hikayeler ve tabii klasik animasyon yapımları... Görmek istediğiniz yerleri sizler için kahramanca keşfeden yeni filmler... Fantastik Filmler bölümü sinemadaki animasyon sanatına ilgi duyan sinemaseverleri doyuracak bir program ile karşımızda. Öncelikle bu bölümdeki 5 yapımdan Franklyn ve The Good, The Bad, The Weird (İyi, Kötü ve Çılgın) filmlerinin Türkiye Hakları alınmış durumda. The Good, The Bad, The Weird, bu yıl merakla beklediğimiz filmlerin başında geliyordu, Türkiye Haklarının alınması oldukça iyi bir hamle olmuş. Bu iki filmin dışında geçen aylarda Pera Müzesi'nde düzenlenen 5. Animasyon Filmleri Festivali'nin programında yer alıp da daha sonrada bazı aksaklıklar yüzünden programdan çıkarılan Sita Sings the Blues (Sita Blues Söylüyor) adlı yapımda bu bölümde boy göstermekte. Yönetmen Nina Paley'in ilk uzun metrajlı animasyon çalışması ulan Sita Sings the Blues'ta, yönetmen farklı hikaye anlatım tarzları ve görsel stilleri birleştirerek, Ramayana destanının son derece eğlenceli, bir o kadar da dokunaklı bir versiyonunu yaratıyor. Finlandiya yapımı Sauna ve ilginç konusu ile dikkat çeken Kanada yapımı Edison & Leo filmleri bu bölümde yer alan diğer çalışmalar. Sanırım 'fantastik filmler' bölümü bu sene epey rağbet görecek.

Tek Planda Dünya

Dünyayı tek planda görebilmek ruhani olarak aydınlatıcı, politik olarak isyankar bir açılım sağlar. !f, ‘Tek Planda Dünya’ bölümünde birlikteliğimizi, politik, şiirsel ve bütünsel bir yaklaşımla ele alan iddialı filmleri bir araya getiriyor. Bu bölümde tek Türk yapımı film Close Up Kurds (Yakın Plan Kürtler).

Amerika’dan Yeniler

Amerika’da gelişen yeni dalga bağımsız film akımını alkışlıyoruz. Bu bölümde yer alan filmciler ortak bir “yapabiliriz” tavrıyla, kredi kartlarına borçlanarak, anne-babalarını filmlerinde oynatarak ve birbirlerinin filmlerinde rol alarak becerilerini ve samimiyetlerini sergiliyor ve kalıcı bir iz bırakıyor. 6 filmden oluşan bu bölümdeki yapımların hepsi en az 4-5 festival dolaşmış, bir yerde kendini kanıtlamış filmler. Daha önce hiçbirini izleme şansını yakalayamadığımdan veya haklarında bir haber duymadığımdan belli bir öneride bulunamayacağım. Ama bu filmlerin hiçbirinin Türkiye Hakları'nın alınmamış olduğunu belirtmeliyim. İçlerinden 20.000 dolara mal edilen Nights and Weekends (Geceler ve Haftasonları)'in yönetmeni Joe Swanberg ile Bakınız.com’un yapmış olduğu röportajı buradan okuyabilirsiniz. Nights and Weekends'in dışında 2008 Cannes Film Festivali: Directors’ Fortnight bölümünde gösterimi yapılmış olan The Pleasure of Being Robbed (Soyulmanın Hazzı) da yalnızlığın portresini çok ilginç bir şekilde sunuyor. Altyazı dergisinin Ocak 09 sayısında izlememizi salık verdiği Baghead (Kese Kağıtlı Katil) adlı filmin de bu bölümde yer aldığını hatırlatmakta fayda var.

Senden Başla ‘Yaptığınız işi, yapma süreci için yapın.’ - David Lynch 'Senden Başla' bölümü oldukça ilginç belgesellere ev sahipliği yapmakta. 2008 Oscar ödüllü Karanlığa Taksi ve 2006 Oscar adayı Enron: İş Dünyasının Açıkgözleri'nin yönetmeni Alex Gibney'in yeni belgeseli Gonzo: The Life and Work of Dr. Hunter Thompson (Gonzo: Hunter Thompson’ın Hayatı ve İşleri). Yönetmen bu kez Gonzo adı verilen gazetecilik akımının yaratıcısı, efsane yazar Hunter S. Thompson’ın alışılmadık hayatını sinemaya aktarıyor. Bölümde yer alan bir başka belgesel Lynch: Behind the Curtain (Lynch: Perdenin Arkasında) ise ünlü yönetmen David Lynch'ın düşünce dünyasına bizi samimi bir yolculuğa çıkarıyor. İşin ilginç tarafı, belgeselin yönetmeni kısmındaki isim şu: blackANDwhite!. !f'in sitesinde yönetmen hakkında şöyle bir yazı var: 1970 doğumlu olan ve gerçek kimliğini açıklamak istemeyen blackANDwhite, Colorado Üniversitesi’nin psikoloji bölümünden mezun oldu. Sonrasında Los Angeles'a taşındı ve bir süre sonra, 1997'de, David Lynch'in asistanı olarak çalışmaya başladı. Seneler boyunca farklı takma isimler kullanan yönetmen, her proje için farklı bir ismin uygun olduğuna inanıyor. BlackANDwhite şu an gizli tuttuğu bir proje üzerinde çalışıyor ve kısa zaman içinde Lynch üçlemesinin ikinci ve üçüncü bölümleri üzerine yoğunlaşacak. Bu belgeselin bizzat David Lynch tarafından yönetildiğini düşünenler bile var!

Bu bölümde dikkat çeken diğer yapımlar ise Filistin Hiphop hareketini konu alan ilk uzun metrajlı belgesel olan Slingshot Hip Hop (Sapan ve Hip Hop) ve Beautiful Losers (Güzel Kaybedenler). Sanırım festivale film seçen kurul bu sene hiphop müziğine bolca yer ayırmış. İyi ki de ayırmış!

Gökkuşağı


Gökkuşağının tüm renklerine !f bakışı. Farklılıklarımız ve farkındalıklarımız üzerine etkileyici ve ödüllü filmler bu bölümde. İlk göze batan filmler arasında Bugün İran’da cinsiyet değiştirme operasyonlarına yoğunlaşan, Berlin Film Festivali: Teddy ve Selanik Belgesel Festivali: Fipresci Ödüllü yapım Be Like Others (Herkes Gibi Ol) başta geliyor. Bunun dışında 'insanın dünyada kendini ait hissedeceği bir yere sahip olması üzerine duygusal bir film' olarak nitelendirilen 2008 Torino GLBT Film Festivali: Özel Jüri Ödüllü film Nothing Else Matters (Başka Bir şeyin Önemi Yok) da bu bölümde boy göstermekte. Belgesel ve kurmaca arasında gidip gelen, Cebu şehrinin sokaklarından kaçıp Paris’te peri masalı gibi bir hayat yaşamak ve gerçek aşkı bulmak isteyen Filipinli bir transseksüelli anlatan bol ödüllü The Amazing Truth About Queen Raquela (Kraliçe Raquela’nın Harikulade Gerçekliği) de bu bölümün takipçilerini heyecanlandıran filmler arasında...

!f Kült

!f yeni bir geleneğe imza atıyor. !f Kült. !f Kült kapsamında her yıl, Altyazı işbirliği ile dünyanın bugünkü hallerine söyleyecek sözü olan özel bir film arşivlerden seçilerek sunuluyor. Bu yeni eklenen bölüm sayesinde, korku sinemasının İtalyan üstadı Dario Argento'nun 1975 yapımı Deep Red (Derin Kırmızı) ve Lindsay Anderson'un 1973 yapımı O Lucky Man! (Ah Şanslı Adam!) filmlerini beyazperdede izleme şansına erişeceğiz. Ufak bir not olarak, filmin festivaldeki ikinci gösteriminin ardından Altyazı dergisi ekibiyle birlikte film üzerine bir tartışma gerçekleştirileceğini eklemekte fayda var.

Nöbetçi Sinema

Sizi huzursuz edecek, ve kesinlikle uyanık tutacak bir bölüm. Bugünden yarının kült klasikleri…

Bu bölümdeki filmler genelde gece 12 civarında gösterilmekte ve konu - tarz bakımından insanı dehşete düşerek yapımlar bu bölümde gösterilmekte. Bu sene de oldukça kanlı filmler izleyeceğiz gibi! Martyrs (İşkence Tarikatı), bir kızın maruz kaldığı tecavüzün intikamı alışını konu ediniyor. All The Boys Love Mandy Lane (Herkes Mandy Lane’in Peşinde) ise erkeklik hormonlarının fazlaca salgılandığı ergenlik yıllarındaki erkeklerin, bir kızın bekaretini sahip olma çabasını anlatıyor. Bu iki filminde Türkiye Hakları alınmış durumda. Fakat salonlarımızda artık filmin kaç dakikası kesilir, nasıl mundar edilir bilmiyorum, düşünmek dahi istemiyorum. Bu yüzden tüm dehşeti ile, tüm içeriği ile izlemek istiyorsanız sizi gecenin köründe festivalin koltuklarına davet ediyorum. Bölümde yer alan üçüncü film ise 'gore' türüne yakın duran Tokyo Gore Police. Gore nedir? Gore, kopan bacakların havada uçuştuğu, artık kanın bir korku öğesinden çok normal bir filmin parçası şeklinde kullanıldığı filmlere verilen ad. Bitmeyen bir aksiyon ve delice görsel efektlerle bezenmiş bu film, bilek kesen ‘şirin’ bıçaklar gibi uçuk aksesuarların reklamlarıyla kurnaz sosyal eleştirilere de yer vermekteymiş. Sanırım filmin yüzde sekseni salonlarımızda sansüre uğrayacağını bildikleri için Türkiye Haklarını almamışlar. Gidin, izleyin, eğlenin... !f İstanbul'un gerçek tadı 'Nöbetçi Sinema' bölümünde çıkıyor, benden söylemesi!

Umalım ki !f İstanbul 2009, herkesin beklentisini en iyi şekilde karşılamayı başarır. İyi filmler izlemeniz dileğiyle...




Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010