Asobi Seksu - Hush
Asobi Seksu'yu nasıl bilirsiniz?
Ben bu soruya gitar perdelerinin ardına gizlenen naif hisler bütünü şeklinde özet bir cevap verebilirim sanırım. Kırılgan bir sesle, insanı havalara uçuran, rüzgârla havalanan bir tülün içinden şarkıları seslendiren Yuki Chikudate, gitarda ve arada vokalde James Hanna, basta William Pavone ve davulda Larry Gorman'ın bir araya gelişiyle kulaklarımızla pırıltılar görebilmemizi sağlayan bu grup New York'tan sesleniyor birkaç senedir. Grubun adı "playful sex" anlamına geliyor ve dilimizde türlü söz oyunlarına maruz kalıyor aslında. İsmine uygun olarak spontan ve düşünülmeden yapılan seks gibi fütursuz ve eğlenceli; diğer yandan geçici ve uçucu gibi görünüp içimizde büyüyüp gelişen tohumların sahibi gruptur Asobi Seksu olsa olsa.
Grubun geçmişine bakmak gerekirse 2001'den bu yana beraber olan dörtlümüz 2004'te kendi isimleriyle bir albüm çıkarıyorlar. Bu albümün shoegaze adına yaptıkları göz ardı edilemeyecek ölçüde olmakla beraber bazen Japonca bazen İngilizce şarkı sözlerine sahip eğlenceli bir grup özelliği gösteriyorlar. Albümden Asobi Masho ve Umi De No Jisatsu Asobi Seksu'nun dayandığı müzikal temelleri kısaca anlatacaktır diye düşünmekteyim. Daha sonra grubun bana göre şu zamana dek yaptıkları ve eğer şu anda kritiğini yapıyor olsaydım gönlümden kocaman bir 10'un kopacağı en iyi albümleri olan, 2006 tarihli Citrus, shoegaze ve dream pop'un ne kadar uyumlu kimyalara sahip olduğunun adeta bir kanıtı aslında. Albümün başındaki Everything Is On'dan sonundaki All Through The Day'e kadar olan on üç şarkı ile sırtlarını dayadıkları müzik anlayışını pop olarak adlandırılabilecek "catchy" melodilerini yarı Japonca yarı İngilizce sözleri ve olabildiğince gürültülü çaldıkları gitarlarla bozup yepyeni bir sound yaratacakları konusunda bize garanti vermişlerdi. Özellikle telaşla başlayan, heyecanlı bir duruma ilk adımı atıştaki kalp çarpıntılarına benzer bir girişe sahip olan Red Sea'nin görkemli son dört dakikasını dinleyen birinin bu gruba aşık olamadığı bir durumu tahayyül etmek anlayışımın sınırlarını zorlamakta.
Şubat ayında çıkacak olan söz konusu albüme gelindiğinde ise ilginç bir farklılık göze çarpmakta zira bu zamana dek kullandıkları bol distortionlı gitar perdelerini biraz fazlaca aralamışlar ve artık içeriye, geride gizlenen melodileri daha iyi görmemiz için yeterince güneş girmekte. Bu yumuşama için sorulan bir soruya sevgili Yuki "İlginç aslında ama grubun tam dağılacağını düşündüğümüz bir zamanda kaydettiğimiz bir albüm bu. Belki ondandır" gibi bir açıklamayla cevap veriyor. Müziğin ağızda bıraktığı tat hep olduğu gibi tam olarak Woody Allen'ın Annie Hall'unun bıraktığı acı-tatlı tat sanırım. Geçtiğimiz Kasım ayında yayınladıkları Me & Mary EP'iyle bizim gibi meraklı dinleyicilerine iki şarkılık bir ön dinleme olanağı sunan Asobi Seksu had safhada sevimli ve akılda kalan melodilerine bir yenisini ekledi diye sevinmiştik. Bu Şubat'ta çıkıyor olan söz konusu albüm Hush ise klibini de geçtiğimiz hafta çekip yayınladıkları ilk single Me & Mary'den biraz daha farklı bir ses bütünlüğüne sahip. Bu anlamda shoegaze delisi, müzik dinlerken ayakkabılarını seyredip dream-pop etkisiyle havalara uçan kesim için çok da tatmin edici bir albüm olmadığı kesin. Yine yankılanarak çığ gibi büyüyen sesler var, gitarlar yine bozuk ama arkadaki melodiler kulaklar tarafından daha rahat duyuluyor. Buradan Yuki'nin açıklamasına dayanarak önceki albümde tüm agresyonlarını şarkılarına akıttıklarını ve fakat bu albümün kaydı esnasında artık aynı agresyonu birbirlerine gösterdiklerini düşünebiliriz. Bu nedenle Hush'taki on iki şarkının yumuşaklık ve sertlik gibi çeşitli ambiyanslardan oluşan o araf havasından biraz daha arınmış olduğu açıklaması da bu duruma ışık tutacak bir açıklama sayılabilir. Diğer taraftan gitarların nispeten eksikliğini birkaç şarkıda keyboard'un dolduruyor ve arka planda bu şekilde yaratılan ambiyansın bazen hakikaten de bu eksikliği pırıltılı bir şekilde kapatabiliyor olduğu da şüphesiz.
Son değerlendirmede, iki harika albüm üzerine yeteri kadar yenilik ekleyememiş olsalar da yine akla takılan, bir yerde hiç bilmiyorken dinlendiğinde "bu Asobi Seksu" dedirtebilecek on iki şarkı ile, Asobi Seksu seven shoegaze ve dream-pop'çulara armağan edilen bir albüm olarak Hush var elimizde. Bize tek düşen dinlerken gülümsemek ve tam da Yuki'nin Me & Mary klibinde yaptığı gibi anlamsızca salınmak kalıyor; daha ne?

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|