Franz Ferdinand - Tonight : Franz Ferdinand
Gitar müziğiyle dans etmeyi seven bir insanım. Elektronik müzik ile dans etmekten, kıvırmaktan, düzenli ritmik haraketler yapmaktan ve dans ederken illa bir eşim olması gerekiyomuş gibi gelmesinden hele ki o insanın yüzüne bakmak zorundaymışım gibi hissetmekten zerre haz etmiyorum. Eğlenceli gitar melodileri, sadece hi-hat ve trampetin kullanıldığı davullar ve inişli çıkışlı melodilere uyumlu vokaller dans pistlerini eskitmeme daha çok yardımcı olurlar her zaman. Daniel Kessler’ın ayaklarını, Ian Curtis’in kollarını ve Tom Woodhead’in enerji patlaması yaşayan bedeni tek vücutta toplasalar benim için dünyanın en iyi dans eden insanı çıkar ortaya. Ve kesinlikle bu insanın dans etmesi için bir Justice şarkısı değil iyi bir Franz Ferdinand şarkısı gerekmektedir.
2004 yılında Mercury ödülünü alan grupla aynı ismi taşıyan debutları dance-rock’ı daha bir pop havasına sokup bir kaç adım ileri taşıyan bir albümdü.”Take Me Out”, “Matinee”, “This Fire” ve “Darts of Pleasure” gibi gerçekten çok büyük hitler 2004 senesinin vazgeçilmez şarkıları oldular.”Auf Achse” gibi parçalar, grubun ismi, tavrı ve özellikle giyim tarzı post-punk dönemine saygı duruşu niteliğindeydi. Bu 80’lerden kalma cool havayı lirikleriyle, klipleriyle ve üzerlerindeki pop havasıyla kusursuz bir şekilde modernize ederek günümüze taşıyan Franz Ferdinand 2004 yılına damgasını vurup yılın grubu olmayı fazlasıyla hak etmişti. Ardından gelen 2. albüm beklentilerin altında olmuş olsa da grubun ismini ve popülerliğini kesinlikle lekelemedi. Franz Ferdinand hala birçok derginin kapağındaydı ve isimleri büyük festivallerin afişlerinin en tepesinde yer alıyordu. Bu dönemde ülkemize de uğrayan Franz Ferdinand çok da iyi olmayan bir konser vermişti ama yine de isimleri festival alanını doldurmaya yetmişti. 2. albümün ardından geçen 3 ylı aşkın bir süre sonrasında ise grubun 3. stüdyo albümü “Tonight: Franz Ferdinand” raflardaki yerini almış bulunmakta.
Yaz aylarında internet ortamlarına usulca salınan “Lucid Dreams” isimli kayıtta Alex Kapranos “I'm flyin' to Istanbul” diyordu ve bu yüzden şarkı dünya genelinde öncelikle bizi çok heyecanlandırmıştı. Herhangi bir Franz Ferdinand şarkısından daha farklı yapıda olan Lucid Dreams gruptan minimal oynak parçalar bekleyen bizleri ise biraz üzmüştü. Ardından albüm kayıtları devam etti ve albümün açılış parçası olan ilk single “Ulysses” geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Klavyelerin müthiş kullanıldığı, hit olma potansiyeli yüksek bu şarkıyla ve çektikleri kliple gördük ki onlar artık biraz bildiğimiz biraz da bilmediğimiz Franz Ferdinand’dı.
Alex’in hoş vokalleri ve bir Franz Ferdinand şarkısına yakışmayacak niteliksizlikteki vasat nakaratı ile dikkat çeken “Turn It On” ve ardından gelen muhtemel ikinci single “No You Girls” Franz fanlarını afallatacak cinsten farklılıklar barındırıyor. Ama asıl tokatı 4. parça “Twilight Omens” atıyor. Ben inanıyorum ki stüdyonun boş olduğu bir gün oradan şansa geçen Of Montreal muzurluk olsun diye girip bu şarkıyı kaydetmiş ve ardından sadece nakaratları Franz Ferdinand yazmış. Kesinlikle kötü bir parça değil hatta albümün en güzel parçalarından biri fakat Franz Ferdinand için farklı bir deneme olmuş. “Send Him Away” ise Ada’da yeni Beatles olmak isteyen grupların bugünlerde yaptıkları tarzda bir çalışma olmuş. The Last Shadow of Puppets albümünde fazlaca görmüştük bunları. Albümün kapanışından bir önce yer alan “Dream Again” de şimdiden söyleyeyim, aynı tavır içinde kaydedilmiş bir parça gibi.
Benim için albümün gerçek başlangıç şarkısı olan harika parça “Live Alone” bu albümün “Auf Achse”si olarak göze çarpıyor. Şu an için albümde en sevdiğim şarkı olmuş durumda. Alex’in vokallerde kendini aştığı tam bir Franz Ferdinand hazinesi. Yılsonunda 2009’un en güzel kayıtlarından biri olacaktır benim için. Ardından gelen “Bite Hard” ise muhtemel bir single niteliğinde. Klavyenin ve gitarın müthiş uyumuyla bedenenizi harakete geçirme potansiyeli yüksek bir parça.”What She Came For” ve “Can’t Stop Feeling” ile birlikte albümün en güzel kısmı olan tam ortası bitmiş oluyor.”What She Came For”un son 40 saniyesinde yer alan keskin gitar melodisi albümün en parlak noktalarından biri. Ardından aylar önce dinlediğimiz ve benim açıkçası pek beğenmediğim “Lucid Dreams” geliyor ama tamamen yeni bir kayıt olarak. Bazı lirikler yer değiştirmiş durumda yanlış hatırlamıyorsam ve şarkı tam 8 dakika sürüyor.4. dakikadan sonra gerçekten acayip şeyler olmaya başlıyor şarkıda. Nasıl yani, bunlar kim, araya başka şarkı mı karışmış vb. düşünceler eşliğinde Franz Ferdinand’dan duyacağınız en elektronik işi de ardımızda bırakmış oluyoruz. Az öncede bahsettiğim yavan şarkı “Dream Again”in ardından 2. albümden sonra biraz alıştığımız ağır başlı Franz Ferdinand ortaya çıkıyor ve “Katherina Kiss Me” ile albüm kapanıyor.
Bazı gruplar vardır onlardan her zaman yeni bir şeyler yapmalarını beklersiniz. Merak etmek hoşunuza gider. Ufkunuzu açarlar. Örnek: Bloc Party. Bazı gruplardan ise sadece yapabildiği en iyi şeyi yapmasını beklersiniz Daha önce bunu yapmışsa bile tekrar etmesini temenni edersiniz. Çünkü o gruptan almak istedikleriniz zaten sınırlıdır, bellidir ve herhangi bir yenilik beklemezsiniz. Franz Ferdinand bu ikinci tür gruplara dâhildir kanımca. Bu albümle birlikte biraz bildiğimiz biraz da bilmediğimiz bir Franz Ferdinand var karşımızda. Ama asıl sorun da burda başlıyor işte. Bildiğimiz Franz Ferdinand zaten yeteri kadar muhteşemken bilmediğimiz yönlerinin bildiklerimiz kadar muhteşem olmadığını görmek bizi biraz hayal kırıklığına uğratıyor açıkçası. Alex’in sesiyle çok oynaması, artık her şarkıda nerdeyse gitarların önüne geçmiş klavyeler, komplike davullar, derin olmaya çalışan lirikler; pop tınıları ile beslenmiş minimal dans melodileri ve marş havasında lirikleri dans pistlerinde hazır olda bekleyen Franz Ferdinand fanlarını oldukça üzecek. Ben kendilerinin artık hiç bir zaman bir “Take Me Out” ya da “This Boy” yapabilecek potansiyele sahip olduklarını görmüyorum. Hele ki Dance-Rock tarihinin belkide en iyi albümü olan debut albümlerinin yanından bile geçemeyecekler bence hiç bir zaman.
Albüm kötü mü? Kesinlikle değil. Ama önümüzde sanki yeni bir grup var ve vasatın üstünde iyi bir albüme imza atmışlar. Ama onların Franz Ferdinand olduğunu biliyoruz ve hiç bir zaman yeni bir “Take Me Out” alamayacak olmanın üzüntüsü ile eleştireceğiz bu albümü ve grubu. 10 üzerinden 10 vermek isteyeceğim bir albüm bekliyordum Franz Ferdinand’dan ama sanırım ancak ilk albümlerini tekrar yayınlarlarsa o puanı alabilirler.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|