Sandra Backlund
Stockholm henüz adını moda dünyasına altın harflerle yazdıramamış olsa da, bir Paris veya Londra ile karşılaştırılması gerektiğini zaten düşünmüyorum. Oradan çıkan işler ve de dolayısıyla tasarımcılar bana apayrı bir heyecan ve tat veriyor. Kalıplaşmışlıktan uzak olduğunun bilmenin ve de İskandinav ekolüne olan sevginin verdiği tatlı bir heyecan.
Örgü ise tüm tekstil veyahut hazır giyim diyelim, bu sektörde çok az kişinin çalıştığı ya da çalışmak istediği, hayal sınırlarını fazla zorlamayacağı düşünülen bir tür olabilir. Ama öyle biri çıkar ki karşınıza böyle düşündüğünüz için kendinizden utanırsınız, “Tasarım gerçekten sonu olmayan bir şeydir.” cümlesi tokat gibi iner sonra yüzünüze. İşte benim bu tokadı yeme sebebim ise, Sandra Backlund’dur.
Diğer alanlardaki tasarımcılar neler yapıyorlarsa Backlund aynılarını örgü ile yapıyor. Korseler, sert kalıplar, kabarık formlar… Bu, “örgülerin gücü adına” der gibi çalışan 33 yaşındaki İsveçli tasarımcı Stockholm Beckmans College of Design’dan mezun. Bunun yanında, sanat tarihi eğitimi de var ve bunun etkisini ihtişamlı tasarımlarında görebiliyorsunuz zaten.
2004 yılında mezuniyetinin ardından sesini duyurması pek de uzun sürmemiş, aldığı kimi ödüller şansını daha bir arttırmış. Hatta Louis Vuitton için 07/08 sonbahar-kış koleksiyonuna birkaç parça örgü tasarımı ile katkıda bulunan Backlund böylece namına nam katmış.
Sert ile yumuşak tutumu bir arada tutmayı sevdiğini söyleyen tasarımcı, modeller üzerine değil de örmeye başladıktan sonra yapacağı tasarımın geliştiğini de ekliyor.
Örgüleri ile bizi daha çok bizden alacak Sandra Backlund’un 2009 yaz tasarımları da görmeye değer doğrusu. Daha çok kibar bir kızı andıran tarafıyla bu kış sezonundaki kışa yakışır kaba tutumlardan sonra kalbimi bir kez daha fethediyor.
Tasarımlarının sadece görülmesi değil artık giyilmesi gerektiğine kara veren tasarımcı, profesyonellerle çalışarak daha giyilebilir ürünleri ile mağazalarda yer alacağının sinyallerini veriyor. Tabi bunlara çanta ayakkabı gibi aksesuarlar da dahil…
Sıradanlıktan çok uzakta, renk seçimi ile sade, detayları ile ise yün gibi bir iplik türü ile nasıl eğlenildiğini bize kanıtlayan bu dâhiyane kadını bence ayakta alkışlamalıyız. 4 yıllık tasarım hayatında birçok başarıya adım atan Backlund’a övgüler sunuyor ve onu örgünün kraliçesi ilan ediyorum efendim.
Sizlerde bakınız, bu sevimsiz olmaya aday soğuk kış günlerinde içinizi ısıtınız.
İyi seyirler…


Anasayfa>>
Moda Bölümü>>
|