sANa

Margarinci gençlik buraya!
 
Binbir çeşit margarin reklâmı ile büyüyen gençlerden biri olarak bunu da görecekmişiz diye konuya giriyorum. İtiraf ediyorum; önceleri Rama’nın sevimli kızına tercih ettiğimiz, ‘Sana’ margarinleri şu an piyasada da bir numara. Nasıl da tokatladı ama Sana, Rama’yı da, Aymar’ı da, reklâmlarıyla kalp krizi derken, hepimizi yusuf yusuf  ettiren Becel’i de… ‘Hani, nerede şimdi o Rama kızı?’ gibi geyiklerinden ziyade, bu genç bayan adının bir margarin markası olduğunu bilseydi, sanırım ciddi anlamda bir isim değişikliği gereği hissedebilirdi.


Velhasıl, bizim “a”sı ve “n”si büyük sANa’ya gelince, kendisiyle myspace sörflerimden birinin esnasında ister istemez bünyede merak uyandıran adı sayesinde tanışıverdim. sANa adlı ablamız insana yemeklerde kullanılan yağ sınırlarını unutturan çekiciliğiyle birlikte Fransa, Paris’ten yarışmamıza katlıyor. Sesinin yakınlığı, oturması ve gayet de iyi olmasından ötürü soul ve R&B tarzları altında bir hayli iş yapabilme kapasitesine sahip olduğunu düşünüyorum. Myspace sayfasında yazan trip hop kısmıyla pek ilgisi yok bu arada. Yani ara sıra tınıları var ama pek alttan… Daha çok R&B, rap camiasının kalemi gibi electronic müzikle yer yer ufak ufak (bir hayli ufak) trip hop nameleriyle beslenmiş soul hatta ondan da öte pop vokaller ön planda. Pussycat Dolls veya onların ateşli vokali Nicole Scherzinger ya da ‘Timbalandlanmış’ Nelly Furtado türevi vokaller demem tarzını belli etmekte çok daha fazla yardımcı olacaktır sanırım. Bana kalsa; R&B bile diyebilir daha çok pop’a da kaçan bir sound işte der geçerim ama dinlediğinizde sizler de fark edeceksiniz daha çok Timbaland elinde çıkma gibi bazı parçaları. Timbaland işlerinin bir kopyası ya da ciddi anlamda onunla çalışmaya yakışan bir iş bu bahsi geçen sANa kişisi. Aslında bunu vereceksin Timbaland’ın eline… Bakın kalıyor mu bir eksiği diğer benzettiğim isimlerden. Nerelere geliyor…
 
Bana kalırsa pek cacık yok sANa’da ama kendi dalında bu haliyle bile bayağı da iyi iş yapabilir diye düşündüğümü de eklemek isterim.

Bu durumda bize de ne demek düşer; “işin sırrı olin’de, iki kere rafine.”




Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010