Gitmek: My Marlon and Brando

"... çekmecemdeki son sigaram, beni sarmalayan o koca kadife yeşil ceketsin. Bir kuş misali uçarak gitmek istediğim adamsın. İran'sın. Suriye'sin. Habur'da nöbet tutan askercik, Mezopotamya'daki en vahşi kıpkırmızı gelincik ... Üzerine yattığım uçsuz bucaksız boz bir vadisin ... Marlon ve Brando'msun ... "

Genç yönetmen Hüseyin Karabey'in çıkış yapmasını sağlayan 'Gitmek', iki farklı dil ve sınır arasında Kürt bir erkek ile Türk bir kadının aşkını anlatıyor. Bunu da, siyasi olarak sorunlu bu iki tarafında damarına basmadan ve bu sorunlardan beslenmeden başarıyor.

İstanbul’da yaşayan tiyatrocu Ayça ile Kuzey Irak’lı tiyatrocu Kürt Hama Ali, Türkiye’de çekilen bir film setinde tanışır ve âşık olurlar. Film çekimleri bittikten sonra Hama Ali Irak’a Ayça ise İstanbul’daki rutin yaşamına geri döner. Irak’ta savaşın patlamasıyla birbirlerine ulaşmaları adeta mucize halini alır. Ailesiyle, tiyatro çevresi ve kendisiyle mücadele eden Ayça, herkes Irak’tan kaçmaya çalışırken Hama Ali’ye ulaşmak için adeta tersine bir yolculuğa çıkar. İki sevgili savaşın acımasız şartlarında buluşabilecek midir?

Film, zorlu bir yapım sürecinin sonucunda meydana gelmiş. Çekimler üç ülke sınırlarında çok uluslu bir ekip ile gerçekleştirilmiş ve çekim sürecinde 6 bin kilometre yol kat edilmiş. İstanbul’da başlayan çekimler, sırasıyla Diyarbakır, Mardin, Silopi, Van, İran’ın Urmiye, Kuzey Irak’ın Erbil ve Süleymaniye kentlerinde yapılmış. Filmin kurgusunu da ünlü Fransız yönetmen Eric Rohmer'in son 20 yıldır tüm filmlerinin kurgusunu yapan Mary Stephen üstlenmiş. Bütün bu aşamalar sonucunda 'Gitmek', vizyona girebildi. Fakat Kültür Bakanlığı tarafından uygulanmaya çalışılan garip bir sansür ile filmin hem reklamı yapıldı hem de devletimizin kararsızlığını da gözler önüne koymuş oldu. Devletimiz oldukça kararsız bir tablo çizmekte çünkü aynı filme, yapım öncesinde maddi olarak yardım eden de aynı kuruluş. Ardından bu filmin İsviçre'de, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın maddi desteğiyle düzenlenen ve Türkiye'nin konuk olduğu "Culturescapes-Türkei" festivalinde gösterilmesini engelleyen de! Bu tuhaf ve anlaşılması güç sansür ile ilgili daha ayrıntılı ve bilgilendirici bir yazıyı Altyazı'nın bu ayki sayısında okuyabilirsiniz.

Biraz da filmin yapısal özelliklerinden bahsetmem gerekirse, senaryo bu kadar hassas bir dönemde çok narin bir şekilde kotarılmış. Bu yüzden ki filmin en büyük başarısı senaryodan gelmekte. Bunun yanında göze batmayan ve filmi belgesel havasına sokan yönetmenlikte oldukça iyi. Hüseyin Karabey, karakterleri takip ederek sanki o an gerçekten gerçeklemiş bir hikayeyi seyirciye aktarıyor. Bu doğallıkta parmağı bulunan tabii ki sanat yönetimi ve Ayşe Damgacı. Damgacı, bu film ile aldığı bir çok ödül sayesinde hem kendi hemde filmin adını sık sık uluslararası alana duyurdu.

Bir eleştirmen film ile ilgili 'Şirin'in hikayesi' demiş. Evet! Gitmek, dağı delen Süpermen(!) Ferhat'ına ulaşmaya çalışan Şirin'in hikayesi. Her zaman duymaya & izlemeye alışık olduğumuz Ferhat ile Şirin'in hikayesine farklı bir yaklaşım söz konusu. Bunun yanında seyircinin filmdeki kurgu ile gerçeği ayırt etmesi oldukça zor. Tüm bunların sonucunda Gitmek'i, Hüseyin Karabey'in sınır tanımayan aşklar üzerine başarılı bir denemesi olarak özetleyebiliriz.



Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010