Justice – A Cross The Universe


Daha önce Reset içinde olmasa da sağda solda orda burda yaptığım bir tanım vardı. A Cross the Universe Tour, aynı adı taşıyan DVD ve sonradan yumurtladıkları Live albüm hakkında: -Her ne kadar albümde (Cross) olmasa da- Simian'la yaptıkları ve çıkışları olan Never Be Alone'dan yani 2003'ten bu yana devam etmekte olan bir dönemin sona erişini kutluyordu Justice. Bu elimizdeki materyal de bu beş sene içinde yaşanan her şeyin görsel ve sesli bir özeti gibi sanki: etkileyici.

Her ne kadar DVD çok daha önce çıkmış olsa da bu tür fanboy'ları hedef aldığına inandığım materyallerle aram bugüne kadar pek iyi olmadığı için ilk önce CD'yi dinledim. Cross'tan sonraki, yani Dj-set yapmayı bırakıp kendi canlı performanslarını yapmaya başladıktan sonra her konserde ve yine Cross'ta da olduğu gibi Genesis'le açılıyor albüm (yaklaşık 2 dakikalık bir çığlık seansının ardından). Çok yakından takip edenler bilir, Justice'in bana göre o kült dinleyicisini yakaladığı en önemli nokta canlı performans setlerini sürekli değiştirmeleri. Şöyle bi hafızamı yoklayıp izlediğim 4 farklı Justice şovundaki set-list'leri (ve bunu da sayarsak 5) hatırlamam gerekirse hepsinde müziklerinin üzerine bir şeyler koyduklarını söylemem gerekiyor. Dinlerken ilk dikkatimi çeken nokta da bu oldu. "Is Justice faking their live shows?" dedikodularını bloglarda döndürenlere de selam ediyorum.

Albüm hakkında en merak ettiğim, arayıp da bulamadığım tek nokta ise seyirci sesleri ve setlerin sonradan remaster edilip edilmediği ki büyük ihtimalle %95'inizin cevabı da "Herhalde" olur ancak işte DVD bu noktada devreye giriyor ve Never Be Alone'da (NBA) sadece Me You ve Come On'larla salonu inleten kalabalığı görünce ikinci kere düşünüyorsunuz. DVD'ye hazır girmişken devam edelim. Detroit'ti yanlış hatırlamıyorsam. NŞA faunası gansta rap olan dayının söylediği "This shit is the new rock'n roll !!" üzerine inşa edilmiş bu film demek hiç de yanlış olmaz. Belgesel İncil'in ilk suresi Genesis'in ilk üç cümlesiyle açılıyor ve ardından o meşhur haç ve şarkı olan Genesis. Şımarık ve burunları kalkık adamlar vesselam, eğer söylemeye çalıştıkları "Genesis bize hayatın nasıl başladığını anlatıyor ve işte bu DVD'de izleyecekleriniz de gerçek hayat!" mesajıysa, gerçekten okkalı küfürler yediler o bir saat boyunca!! Çok fazla spoiler vermek istemiyorum izlemek isteyenler için ama şunu söylemeyelim ki tur menajerleri olan eleman her ne kadar baştan sinirlerinize dokunsa da kapanışta yaptığı hareketle bir numaralı adamınız olacak, Gaspard' ın mail kutusuna attığınız sneak peak'de groupie meselesinin ciddiyetini anlayacaksınız. Xavier'in tersinin ne kadar bok olduğunu da izleyince görürsünüz. Her şeyin en sonunda da aklınıza yukarda bahsettiğim siyahî arkadaş gelicek. Tabii olayın özü Sex-Drugs-Rock'n Roll olunca Muse'den ayar niteliğinde bir cevap beklemiyor değilim. 11 hatunlu tourbus duşu maceraları efsaneden ibaret olamamalı!

Her şeyi toparlamak gerekirse: CD'de özellikle Let There Be Light'taki Skitzo Dancer ile, NBA'daki -ki başlı başına bi şaheser bu- Gravity's Rainbow ile yapılan mash-up ve yine NBA'daki seyirci etkileşimi benim için damgasını vuranlar oldu. Bütün olarak ele aldığımız da hiperaktif ve her daim hareket halinde olan bi adam olmamın da etkisiyledir muhtemelen amma ve lakin sabah 09.15 sularında afyonum patlamadan yollarda dans ettirme yetisine de sahip. DVD ise evden dışarı çıkmadan önce keyfinizi gıcırdatmalık 1 saatlik bir eğlencelik ve kesinlikle izlenmeli! Bu A Cross the Universe'ün Justice için açtıkları bir dönemi kapama partisi olduğunu söylemiştim. NME'nin The Strokes hakkında, belki biraz fazlaca iddialı bir kapağı vardı: "How did The Strokes changed the music?" diye. Sanırım bu soruyu Justice için sayfalar dolusu yazarak açıklayamam ama "They just did it." şeklinde cevap verip müziğin sesini biraz daha açarım.




Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010