Quantum Of Solace
Bir şeyler değişti değil mi? Peki bir şeyler gelişti mi? Bunu niye soruyorum hemen söylemeliyim; iyi bir şey değiştirildiğinde, onun aynı zamanda gelişmesini de bekleriz. Çünkü zaten iyi olan bir şey ileriye gitmezse bir anlamı kalmaz. Bir dakika ya James Bond filmlerinden bahsetmiyor muyduk? Evet, daha önceden 21 adet çekilen bir film serisi hakkında konuşuyoruz. Yani çok başarılı aktörleri, hatta neredeyse sinema tarihini içine alan bir seri. Ne oldu bu seriye diye haykırmak geçiyor içimden…
En son görünmez otomobile karşı tavrımı anlatmıştım. “Kalk, kalk ağabeycim gidelim” söylemine sarılmama neden olan o içler acısı sahne, yeni Bond Daniel Craig ile değişik bir hal aldı. Orijinal Bond çapkınlığından, kurnaz görünüşünden uzak, adam öldürmekten insanlıktan çıkmış bir Bond izliyoruz. Aslında çok yadırgamadım hatta onca insanı öldüren bir ajanın bu tarz birisi haline gelmesi çok normal.
Hiç vakit kaybetmeden filme saldırıyorum ve eksi yanlarını yazıyorum. Korkmayın artılarına da geçeceğiz. Öncelikle James Bond filmlerinde alıştığımız bir takım şeyler eksik. Mesela o ne yapacağı belli olmayan ama işe yarar icatlar yok, Bond’umuz eski çapkınlığını yitirmiş durumda, “Benim adım Bond, James Bond” diyalogu yok. Tuhaf geldi değil mi? Okumaya devam edin biraz daha tuhaflaşacak.
Sinema salonunda filmi izlemeye karar verdiyseniz ilk sıralardan kesinlikle bilet almayın. Hatta mümkünse en arkaya oturun. Bourne filmlerine benzer, takibi zor, el kameraları ile yakından çekilmiş hareketli sahneler bazı seyircileri deniz tutmasına sebep olabilir. Bu görüntüleri takip edebilmek başarı istiyor. “Aha ne yaptı ya göremedim, şimdi nasıl oldu bu anlamadım” düşünceleri içinde geçiyor aksiyon sahneleri. Bunun yegâne sebebi filmin aksiyon sahnelerini Bourne filmlerini çeken takımın üstlenmiş.
Hızlı seyreden bir filme hazır olun. Bir bölgeden bir diğerine geçecek, adı sanı bilinmeyen gizli bir örgütün dünya üzerindeki en önemli kaynağı ele geçirmeye çalışmasını izleyeceksiniz. Ama tahmin edersiniz ki bu denkleme Bond’u eklediklerinde senaryo farklı bir hal alacak. Quantum of Solace; bir önceki filmin kaldığı yerden devam ediyor. Önceki filmi izlememiş olmanız fark etmeyecek çünkü onun neyin peşinde olduğunu anlamak zor olmuyor.
Artı yanlarına gelirsek bu filmi arka sıralardan dikkatlice izlediğiniz sürece bir problem yaşamayacak aksine güzel dakikalar geçireceksiniz. Olga Kurylenko’nun da önemli bir rol üstlendiğini düşününce film biraz daha iyi bir hal alıyor. Sonuç olarak kötü yanları olan güzel bir film çekilmiş. Ama insan “ah nerede o eski James Bond’lar” diye iç geçirmekten kendisini alamıyor. Bence sinemada siz de benim gibi yapın ve bir “Dilek” tutun da Bond filmleri eski haline dönsün.

Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>
|