Erkeksi, modern ve kentli bir dişi: Kate Lanphear

Çoğu kadının (hadi ekleyelim, erkeğin) rüyasıdır sanırım belli bir ortamda farklı olabilmek. Her fırsatta bangır bangır ifade etmeye çalıştığım, ‘moda’ olanı giymiş ‘trendy’ olmakla bu işin olmayacağı da kesin. Peki, nedir sizi siz yapan? Cevap: Stil sahibi olmak, bununla diğerlerinden farklı olmak, kıyafetlerle oynamak…

Bu sayıdaki konuğumuz ilk bakışta platin sarısı kısa saçlarıyla dikkat çekebilir. Ancak stilinin yalnızca bir parçası olan saçları, bir süre sonra gözünüzde tamamlayıcı öğe olmaktan başka bir şey olamıyor. Çünkü erkeksi kıyafetleri, saçı ama ille de ‘fetiş’ ayakkabılarıyla bambaşka bir stil bu söz konusu stil… Kate Lanphear ve erkeksi figürünün arkasındaki ‘sıradan ve sade’ kadınla tanışın:

Amerikan Elle dergisinin ‘Senior’ Moda ve Stil Editörü Kate, ‘boyish’ denilince ilk akla gelen isim belki de. Bir tişört ve jean’le mucizeler yaratabilen sayılı insanlardan. ‘Sıkıcı olduğunu kabul ediyorum evet’ diyor ama tişörtler ve yüksek bel jeanlerden vazgeçemeyeceğini ve bunları mutlaka bir blazer ceket ve topuklu bir ayakkabıyla tamamlamayı sevdiğini de ekliyor. Vazgeçemedikleri arasında taşlı tasarımcı ayakkabıları fetiş unsurlar olarak yer alıyor. Hatta yaz boyu ayağından neredeyse hiç çıkarmadığı Balenciaga gladyatör sandaletlerin her renginden aldığı için kirasını ödeyemediğini söylüyor. Her zaman için ne alsak yeri olur diye sorulduğunda ise Kate’in yanıtı kısa ‘Gri kaşmir kazak, kaliteli salaş tişörtler, jean…’. Oldukça özet aslında… Stilinden etkilendiklerinin başında ise bu erkeksi stili anlamlı hale getiren bir isim var zaten: Johnny Cash.

Aslında bu kadar basit ama bir o kadar da değil Kate’in stili. Bu yüzden ‘street style’ bloglarının da (özellikle de The Sartorialist’in) gediklisi kendisi çünkü her zaman farklı. Kendisi ise stilini ‘Kuru temizleyiciden ne geldiyse onu giyiyorum’ diyor ‘Yani stilim aslında ‘Elde Ne Varsa’ olarak tanımlanabilir.’

Kate Lanphear kendine özgü ve farklı biri olmayı başarmış, yaşadığı şaşalı dünyanın içinde ama bir o kadar uzakta olan, stilini anlatan şarkı sorulduğunda The Smiths’den “Please, please, please, let me get what i want” diyebilenn ve bizleri gülümseten sizin benim gibi sırdan, çekici bir kentli kadın… Seviyor, takdir ediyor ve gözlerimi alamıyorum ve buyurun siz de yaşayın diyorum efendim.

Sevgiler

Not: Bir kırıntı da Elif’in yazısında bulacaksınız:)

Fotoğraflar: Jak&Jil, I like her style, Moda Cadısı vs.dendir efendim…



Anasayfa>>
Moda Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010