
|
Fake Oddity Röportajı
Hala onları duymamış Reset! okurlarına küçük bir biyografi geçip röportajı iftiharla sunuyoruz: İşte Fake Oddity röportajı...
Fake Oddity 2002 yılında Fransa Lyon'da kurulmuş, basta Mathieu Destailleur, vokalde Faik Sardağ, davulda Fred Bassier ve gitarda Antoine Levallois ile Fransa’da oldukça tanınmış, İstanbul’da da Bronx, Pulp ve Peyote gibi mekânlardaki konserleriyle de hatırı sayılır bir dinleyicisi olan medarı iftiharımız; 2005’te Pinkstrasse adlı ilk albümlerinden sonra, ikinci albümleri Run Fast’i 1 Eylül 2008’de yayınladı. Grupla albüm sonrası Fransa turnelerinin göbeğinde, yeni albümlerinin heyecanı da taze iken güzel bir röportaj yaptık.
Grupla ilgili daha ayrıntılı bilgilere http://www.myspace.com/fakeoddity ‘den ulaşabilirsiniz fakat şimdi grubun sorularımıza cevaplarını okuma vakti...
Reset: İnternette sizinle ilgili okuduğum tüm blog yazıları, forumlar vs.’de herkes özellikle Faik’in sahne enerjisini, grubun seyirciyle olan ilişkisini çok övüyor. Haziran’da DDR ile Peyote’de izlediğim performansınız düşünülünce hak vermemek elde değil. O gün inanılmaz bir seyirci vardı ve kendi adıma çok şaşırdığımı hatırlıyorum. Siz kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Müziğinizde ve sahne performansınızda insanları etkileyen ne var sizce?
Fake Oddity: Öncelikle o akşam orada olduğunuzu şimdi öğrendim ve çok memnun oldum. Türkiye’de çalmak bizim için inanılmaz bir duyguydu ve ayrıca Peyote’de çalmak,
İnsanlarla böyle iç içe olmak gerçekten harikaydı. Seyirci için rock konserlerinde başı önüne düşmüş, gözleri kapalı, yerinden hareket etmeyen müzisyenler görmek haksizlik bence. Bizler müziğin gücünü %100 yaşayabildiğimiz zaman mutlu olabiliyoruz. Ayrıca tabi sahnede olmayı çok seviyoruz, seyirci de bunu görüyor ve etkileniyor. Sahne, her türlü derdi unutmamızı ve duygularımızı insanlarla paylaşabilmemizi sağlayan, vazgeçemeyeceğimiz bir mekân.
Reset: Şarkılarınızın oluşum aşamasından biraz bahsedebilir misiniz? Kendi kişisel tecrübeleriniz midir çıkış noktası?
Fake Oddity: Evet şarkılar hep hayatımdaki izlenimlerim, isyanlarım ve zor anlardan bahsediyor. Nedense mutlu olduğum, hayatın sorunsuz ve günlerin keyifli geçtiği zamanlarda pek yazacak bir şey bulamıyorum. Grubumuzda herkes beste çalışmalarına ortak derecede enerji veriyor. Bazen ben (Faik), akorlar, sözler ve vokal melodisiyle şarkının taslağını getiriyorum, başka seferler Antoine (gitarist), Mathieu (basist) ve Fred (baterist) enstrümantal olarak şarkıyı iyice şekillendirmiş oluyor ve benim yalnızca sözleri yazıp, vokali oturtmam gerekiyor. Ayrıca Fred de zaman zaman sözler yazıyor ve beste yapıyor.
Reset: Albüm’den biraz bahsedebilir misiniz? Ne kadar sürede tamamlandı, kimlerle çalışıldı vs.
Fake Oddity: 11 şarkılık albümümüz kayıt ve mix dâhil 11 günde tamamlandı. Aslında tabi bütün bunları yapmak için bu kısa bir süre ama önceden haberimiz olduğu için stüdyoya girmeden önce uzun süre çalıştık ve kendimizi şartlara hazırladık. Prodüksiyon Müzikotek'in %100 maddi desteğiyle ve ses teknisyenimiz Xavier Desprat'nin artistik olarak katkıları ve kaydı üstlenmesiyle gerçekleşti. Mekân olarak da İmaj Stüdyoları seçildi, bugüne kadar Fransa’da bu kadar iyi donanımlı bir yer hiç görmemiştik, gerçekten albümün kayıt kalitesinde stüdyonun çok büyük bir etkisi oldu.
Reset: Albümle ilgili şu ana kadar tepkiler nasıl? Bugüne kadar aldığınız sizi en mutlu eden yorum neydi?
Fake Oddity: Bir sürü pozitif tepki aldık albümün tamamı için, albümün farklı bölümlerini tercih eden insanlar da oldu çünkü albümümüzün ilk yarısı 4 dakika civarında olan melodik nakaratlar ve enerjinin baskın olduğu şarkılardan ibaret. İkinci bölümü ise daha uzun progresif bazen enerjik bazen ağır, daha karanlık şarkılara yer veriyor. En mutlu eden yorum derseniz, albümü baştan sona sıkılmadan, farklı duygular içerisinde dinledim diyen insanlar oldu. Buna çok sevindik çünkü albümle hedefimiz buydu.
Reset: Albümün çıkmasıyla birlikte sanırım artık konserlere hız vereceksiniz? Belli olan konser programınızı bizimle paylaşır mısınız? Peki, İstanbul’da sizi ne zaman göreceğiz?
Fake Oddity: Bu aralar Fransa’da yoğun bir tempodayız. Lyon’da ve Paris’te albüm çıkışı için 2 tane büyük konser yaptık. Onun dışında ülkenin dört bir yanında haftada 3 konser yapıyoruz, bu bütün sene boyunca sürecek. İstanbul'u çok özlüyoruz, bir kaç konser yapmak için 2009'un başında gelmeyi düşünüyoruz, bunun için çalışmalar ilerliyor.
Reset: Peki sizce yeterli kalite ve sayıda konser mekânı, festival var mı İstanbul’da? Fransa ile Türkiye’de konser vermenin arasında farklar var mı? Varsa nedir bunlar? Mekândan mı, seyirciden mi, teknik imkânlardan mı doğuyor bu farklılıklar?
Fake Oddity: İstanbul bu açıdan çok ileri bence, imkânlar üst düzeyde. Büyük konser salonları, iyi ses sistemleri, herşeyin en iyisi Türkiye’de var. Farkını sorarsanız, açıkçası tabi ki ilk başta duygu açısından çok farklı benim için. Bir İstanbullu olarak Fransa’dan grubumla gelip çalmak çok duygulandırıyor beni. Diğer açıdan fazla bir fark görmüyorum.
Reset: Size kimleri dinlemek ilham verir? Kendi tarzınıza çok uzak müzikler dinler misiniz?
Fake Oddity: Ben özellikle Jeff Buckley, Radiohead, The Doors ve Beatles gibi gruplardan etkilendim. Evet, farklı müzikler dinliyoruz hepimiz. Son zamanlarda yoğun şekilde soul ve funk dinliyorum.
Reset: Son zamanlarda sizi en çok heyecanlandıran grup / müzisyen?
Fake Oddity: Kings of Leon'un son albümüne hayran kaldım. Lyon'a konsere gelmelerini heyecanla bekliyorum. Hatta başka bir şehirde veya yakındaki bir ülkede de çalsalar da kesin konserlerine atlayıp giderim. Eski albümlerden ve yeni albümden şarkıları bir arada çalacaklarını düşünmek beni çok heyecanlandırıyor.
Reset: Müzik dışında neler yapıyorsunuz / yapmayı planlıyorsunuz?
Fake Oddity: Son 1 yıldır Lyon'daki bir barda konser organizatörlüğü, programlama yapıyorum. Gerçekten çok sevdiğim bir iş, müzisyenleri anlıyorum ve iyi vakit geçirmelerini, iyi ağırlanmalarını sağlamaya çalışıyorum. Antoine (gitarist) bu sene kendi label'ını kurdu. Mathieu ve Fred de yoğun bir şekilde Fransa’da Türkiye sezonu projesi için çalışıyorlar. Temmuz 2009 ile Mart 2010 arasında Fransa’ya bir sürü Turk rock grubunu getireceğiz. Proje IKSV ve Culture France'tan tam destek ve onay aldı, geriye bir tek organizasyonunu yapmak kaldı.
Reset: Albümü yeni çıkmış bir grup olarak sizin şu konudaki fikrinizi de merak ediyoruz: Mp3’ler yüzünden müzik sektörünün tüm dünyada evrim geçiriyor.
Bu durum yolun başındaki müzisyenler için heves kırıcı mı? Yoksa daha parlak bir dönem arifesinde miyiz?
Fake Oddity: Teknolojideki ilerlemeler her zaman sektörde değişimlere yol açtı. Su anda bu değişim döneminin tam içindeyiz. Bu durum tabi ki herkes için zor, aynen 11 Eylül’den sonra oluşan mali kriz gibi, müzik piyasasında büyük bir kriz var. Sektörün yeniliklere ayak uydurmak için biraz zamana ihtiyacı var ama yakı n zamanda her şey yoluna girecek. Bence aynen eskiden olduğu gibi müzisyenler gayretlerinin karşılığını alacaklar.
Reset: Çok iyi gruplar, müzisyenler konser verdi İstanbul’da. Gelmesi farz kim kaldı sizce? Biz de birlikte konser verseydik güzel olurdu dediğiniz isimler var mı?
Fake Oddity: Birlikte konser vermek isteyeceğim çok grup var, neler verirdik çok hayran olduğumuz bir grupla birlikte çalmak için. Kings of Leon, Strokes, Pearl Jam, Razorlight, Eighties Matchbox B-Line Disaster...etc.Onun dışında tam olarak kimler gelmedi Istanbul'a bilemiyorum. Ama mesela Radiohead'in artik gelmesi farz. Çok hayranları var Turkiye’de, 2000 yılında atlayıp Selanik’te konserine gitmiştik 2 otobüs dolusu insan. Umarım bir gün gelirler.
Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>
|