Saw V


4 yıl önce iki senaristin kafa kafaya verip senaryosunu yazdığı, düşük bütçeli, dehşet bir korku-gerilim filmi olan 'Saw' (Testere) ile başlayan seri, her sene ekim ayında, Cadılar Bayramı'nda devam etti. Tıpkı Friday the 13th (13. Cuma) ve A Nightmare on Elm Street (Elm Sokağı Kabusu) serilerinin yolunda ilerleyen bu yeni jenerasyon korku serisi, eskilerden daha kanlı, bol twist (seyirciyi şaşırtan sürpriz) sonlarla çok daha iddialı. Tabii ki de sonuç olarak daha çok izleyici çekmekte. Tüyler ürpertici kuklası ve müziği ile bir nevi popüler kültürün bir parçası haline gelen Saw'ın, 5.'si de salonlarımıza nihayet uğradı. 6. ise yolda... Peki seri daha ne kadar uzayacak? Serinin yapımcısının söylediğine göre, 6. film son film olacak. Sanırım bunu söylerken içleri kan ağlıyordur çünkü serinin her filmi, yapımcılarına çok büyük paralar kazandırıyor. Saw, ilk filmiyle 2000'li yılların en önemli kült filmi haline geldi. Kulaktan kulağa yayılan bu ucuz ama kaliteli yapım, kısa süre sonra ikinci filmiyle, bol bol reklam yaparak da olsa gişede rekorlara koştu, yapımcılarına büyük paralar kazandırdı. Peki bu serinin özelliği ne? Bu kadar tutulmasının nedeni ne? Sanırım serinin en önemli özelliği, bol kanlı şiddet sahnelerini cüretkarca göstermesi ve sonlara sakladığı, zekice planlanmış kan dondurucu twistler ile her seferinde seyirciyi ters köşeye yatırması.

Seri, içerdiği şiddet sahneleri yüzünden bolca eleştirildi. Ama bu eleştirilere kulak asmayan yapımcılar, her yeni filmde daha da kanlı sahneler ile filmi desteklemekten çekinmedi. İlk filmde, testere ile 'katur kutur' kesilen bacak, ikinci filmde iğne havuzunun içine düşmek, üçüncü filmde açık beyin ameliyatı ve dördüncü filmde otopsi. Sanırım 5. filmi merak ettiniz değil mi?

İşler gittikçe dozundan çıkmış gibi görünse de ve her yeni film, her bakımdan önceki filmi aratsa da 'Saw V', bu sefer seyirciye vaat ettiğini veremiyor. Rahatsız edici şiddet sahneleri önceki filmlerden daha 'light' şekilde kendine yer bulmuş. Serinin en önemli özelliğinden olan 'sürpriz son', önceden tahmin edilebilir ve oldukça basit. Bütün bunları topladığınızda, serinin en iyi filmi olarak lanse yapılan 'Saw V', serinin en kötü filmi oluveriyor. Aslında beşinci film, bir nevi dört ile altıncı film arasında köprü görevi görmekte. Altıncı filme bırakılmış bir sürü soru işaretleri ile salonu terk ediyorsunuz. Beşinci filmi izlemek, size bir zorunluluk getiriyor: Seneye tekrar aynı tarihlerde serinin son filmini izlemek. Bu haliyle film, amacına ulaşmış gibi. Başarı ile köprü görevini yerine getirmiş olmasına rağmen bağımsız, kendi içinde tek başına değerlendirilirse son yılların en kötü korku filmi. Ne serinin eski filmlerindeki 'zeka pırıltısı' ne de vaat ettiği 'kan banyosu' ile karşılaşıyorsunuz. Karşılaştığınız tek şey, yapımcının sizi yeni filme hazırladığı bir geçiş filmi. Bu haliyle de kandırıldığınızı hissetmeniz ve seriye küsmeniz çok doğal. Şahsen ben küstüm. Ama yine de yapımcı istediğini elde edecek. Ben seneye yine aynı tarihlerde, 18 yaş sınırı getirilen filmi 16 yaş grubu ile birlikte izleyeceğim.

Ama yiğidi öldür, hakkını yeme! Dördüncü film, üçüncü filme bağlanmıştı. Beşinci film ise serinin ikinci filmi ile ilgili çok önemli bilgiler veriyor. Hatta senaryoda kalan boşluklar bu film ile bir bir dolduruluyor. Bu özelliği ile seriye tam anlamıyla hakim olmak isteyenlerin bu filmi izlemesi bir zorunluluk halini alıyor.

Benim tavsiyem, kendini ciddiye alan ve kanlı sahneleri ile 'gore' türüne yaklaşan filmlerden çok, Cadılar Bayramı'nda, şiddeti ve kendini ciddiye almayan, gerçek b-film havasında olan yapımların salonlarda yer alması. Belki böylelikle Amerika'dakiler özünde eğlenmek olan Cadılar Bayramı'nın keyfini doyasıya çıkarabilir ve biz de fırsat bu fırsat uzun zamandan sonra izleyip de eğlenebileceğimiz bir b-film ile karşılaşmış oluruz.



Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010