The Stoichkovs



1994 Dünya Kupası, ilk kez Amerika’da düzenleniyor. Tüm turnuvayı izleyen 3 milyon 500 bin insandan birisi de benim. O zaman daha 9 yaşındayım ve kupada büyük bir Brezilya taraftarıyım. Bana şu an aynı yaşta olan kuzenimi hatırlatıyor... O yaşlarda ufak ufak futbola ilgi duymaya başlamış, tazecik bir beyin. Ne bulsa kapıyor... Panini’nin Dünya Kupası kitapçıklarında, etiketlerle kafayı yemiş, tüm kitapçığı doldurmak için elinde ne var, ne yok stickerlara yatıran... Elde olanların aynılarından çıktıkça deliye dönüp odasının her tarafını o fazla stickerlar ile dolduran...

O dönemin kupada boy gösteren en ünlü oyuncularından saymak gerekirse; Romario, Bebeto, Dunga, Taffarel, Aldair, Lothar Matthäus, Rudi Völler, Jurgen Klinsmann, Stefan Effenberg, Omam Bıyık, Amokachi, George Finidi, Amuneke, Ikpeba, Hierro, Luis Enrique, Guardiola, Goikoetxea, kaleci Campos, Batistuta, Maradona, Caniggia, Abel Balbo, Dennis Bergkamp, Aron Winter, Wim Jonk, Hagi, Dan Petrescu, Lupescu, Belodedici, Răducioiu, Tomas Brolin, Martin Dahlin, Hakan Mild, Klas Ingesson, Kennet Andersson, Henrik Larsson, Oleg Salenko, Chapuisat, Alain Sutter, Knup, Roberto ve Dino Baggio, Maldini, Baresi, Albertini, Gianluca Pagliuca gibileri o dönemden ilk akla gelen isimler.

Ve Bulgarlar... Onların en güvendiği, efsanevi isim; Hristo Stoichkov idi. O yıla kadar ülkesi katıldığı her dünya kupasından bir maç bile kazanamadan evinin yolunu tutan Bulgarlar, 1994’te Stoichkov liderliğinde yarı finale kadar ilerlemişlerdi. Turnuva boyunca 6 gol atan Stoichkov, takımını sırtlanıp yarı finale kadar taşırken bir yandan da gol kralı olarak, Altın Ayakkabı kazanmıştı. Stoichkov ve saz arkadaşları; Borimirov, Balakov, Kostadinov ve bir dönem Beşiktaş forması da giyen Yordan Letchkov gibi oyuncular Bulgaristan’ın futbolda önem kazanmasını sağlayan unutulmaz kadronun başarısında pay sahibi olan yıldızlardan birkaçıydılar. ‘Bildiğimiz kadarıyla’ Türk düşmanı olan Stoichkov’a sırf bu yüzden oldum olası sempati duymamışımdır. Zaten bunu da bu bahsettiğim ‘94 Dünya Kupası’ndaki sunucu söylemişti de öğrenmiştim. Bundan ziyade, formasını uzun süre giydiği Barcelona takımında da dönemin futbol ilahlarından biriydi. Barcelona'da forma giydiği dönemlerde yaptıklarıyla, taraftarların da sevgisini kazanan Stoichkov’a Barçalı taraftarlar tarafından gangster, silah kullanan kişi manasına gelen 'El Pistolero' lakabı takılmıştı. Çünkü agresif futboluyla ve kişiliğiyle, özellikle de serbest vuruşların ustasıyla ve de kuvvetli sol ayağıyla manyak bir futbolcuydu işte... Her ne kadar kendisini sevmesem de, saygıyı da hakettiğini düşündüğüm bir oyuncudur.

Velhasıl, Stoichkov hem İspanya’da bulunduğu sürede, hem de dünya futbolunda büyük bir isim olmuştur. Bıraktığı izlerle İspanya’da hala unutulamadığına en büyük örnek de asıl konumuz olan bir grup İspanyol gencin Hristo Stoichkov’dan etkilenerek kurdukları müzik gruplarına onun adını vermeleriyle de belli olabiliyor. The Stoichkovs adlı grup, Albacete çıkışlı olmasına rağmen Barcelona’da yıllarca top koşturan Stoichkov’un adını isimlerinde kullanmaları gerçekten ilginç. Bizim ülkemizden örnek vermek gerekirse; Sakarya’dan çıkan bir grubun adını ‘The Hagis’ gibi birşey yapması sanırım. Ya da, The Filipescus, The Jardels, The Amokachis, The Kompelas, The Yattaras, The Atkinsons gibi örneklerle çoğaltılabilir de... : ) İlk aklıma gelen şey şu oldu; İspanya’da top peşinde koşan Türk futbolcumuz Nihat Kahveci de gelecekte bir gruba isim kaynağı olursa hiç şaşırmamak lazım. Değil mi ama?

The Stoichkovs ile tanışmam ise, Reset! yazarlarından Mura’nın tavsiyesi ile oldu. Onlar için ayrıca; kendisinin Stoichkovs hakkında nasıl bir yazı yazacağımı da çokca merak ettiği grup da diyebilirim. Öncelikle, grubun adının verdiği minik şoku atlattıktan sonra, İspanya’dan çıkmasını hiç beklemediğim bir sound ile karşılaştığım grubun icra ettiği müzik Garage Punk olarak adlandırabilirim. Aslında İspanya’yı da yabana attığıma bakmayın, orada işler tahmin ettiğimizden de ileride... Hele ki, bize göre çok daha üstünler. Bir de birkaç ay önce yine bu sayfalarda yazdığım, Belçika çıkışlı ‘The Experimental Tropic Blues Band’i hatırlayınca, Belçika’da benzeri işler var İspanya’nın neyi eksik ki diyorum ve neden İspanyol olduklarını öğrendiğimde şaşırdığıma şaşıyorum! Benzeri birçok grubun olduğunun da altını çizerken sahnelerinin de gayet iyi durumda olduğunu ekliyorum. Bu arada, yer yer o garage punk’lık yerini garage rock’a da bıraksa da punk kısmı hep daha fazla.

Molusco Discos adlı bir İspanyol bağımsız label ile anlaşarak yakın bir zamanda ilk cd’leri “Vulgarian Varieties”i de çıkartmışlar. Garage soundu içeren punk alt yapılı müziklerinin yanında bir o kadar da roll halleri var. Evet, RocknRoll da yapıyorlar. Hatta vokalleri sayesinde en kolay verebileceğim örnek olan Hives’dan biraz daha belirgin bir şekilde kendini gösteriyor bu roll kısmı... ‘I’m Your Man’ ve ‘Rock And Roll Invaders’ adlı parçaları en kolayca sizlere söyleyebileceklerimdir. Geçenlerde yine Reset! yazarlarından Murat Ekşi ile sohbet ederken de, The Hives örneğini vererek benzeri bir konu üzerine konuşmuştuk. Tahminimce kendisi de zaten bu satırları okurken anımsayacaktır konuşulanları. İspanyol grubumuzun garage, punk ve roll içeren en başarılı örneği olan Hives’ın başarısına tabii ki erişmesi zor. Hatta imkansız. Zaten ufak tefek benzeri özelliklere sahip olmalarına rağmen aralarında dağlar kadar fark olan özellikler de daha ağır basar. En başta Hives çok daha fazla oynak ve çok daha sert ama The Stoichkovs da çok sevimli, çok başarılı minik bir İspanyol grup. Sonuçta çok aranan, bir o kadar da zor rastlanan bir sound. En kral şarkıları; bir filmin soundtrack’inden çıkmış gibi kokan harika bir parça; ‘Rock And Roll Invaders’. Ona ek olarak; en roll parçaları; ‘I’m Your Man’i ve punk gitarların, vokallerin, davulların baskın olduğu parçaları; ‘Civilization’ı ve ‘My Addiction’ı sıralarım.

Buyrun myspace’lerine de bir göz atıp, dinleyin, dinletin :

http://www.myspace.com/thestoichkovs



Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010