Hüseyin Çağlayan S/S 2009-Paris

Söz konusu Hüseyin Çağlayan olunca, fazla söze de hacet kalmıyor haliyle. 1993 yılında ‘Central Saint Martins mezunları’ güruhuna katılmasının ardından, her sene ortaya çıkardığı enfes koleksiyonlarla adını ünlü moda haftalarının tasarımcı kadrolarına yazdırmayı başaran Çağlayan, Paris Moda Haftası’nda sergilediği 2009 ilkbahar-yaz koleksiyonuyla da gönüllerimizi bir kere daha fethetmiş bulunuyor. Hemen herkesin bir şekilde haberdar olduğu ya da bizzat takip ettiği; gururumuz, medar-i iftiharımız Çağlayan’ın, ilginç etkileşimler aksettirdiği bu ilginç ve ‘taptaze’ koleksiyonunu elimizden geldiğince çözümlemeye çalışacağız efendim…



Hüseyin Çağlayan’ın en önemli özelliği, hiçbir zaman kolaya kaçmaması. Koleksiyonlarını her zaman algı sınırlarımızı zorlayacak ilginç formlar ve enstalasyonlarla zenginleştiren tasarımcı, 2009 bahar koleksiyonunda da yine bizi şaşırtacak ilginç bir konuyu tasarımlarına işlemiş. Hazırlık aşamasında araba kazalarından bir hayli etkilenen tasarımcı, ‘hayatımızdaki hız’ adını taşıyan ve oldukça renkli plaj kıyafetleri içeren bir koleksiyon hazırlamış. Araba mezarlarında çekilmiş fotoğrafları el baskısıyla kıyafetlere işleyen Çağlayan, tasarımlarını ‘Hayatımızdaki hız bir kazayla sonuçlandığında ortaya neler çıkabileceği’ düşüncesinden yola çıkarak hazırladığını belirtmiş. Tasarımcının kullandığı sıra dışı öğeler, giyilebilir bir koleksiyon hazırlamasına engel olmamış. Kıyafetlere işlenen fotoğraflar, Çağlayan’ın üstün form verme becerisi ve dikiş teknikleriyle birleşince ortaya ciddi anlamda başarılı bir koleksiyon çıkmış. Şifon kumaşların üzerine işlenen koyu gri desenli (muhtemelen kaza sonrası oluşan toz duman kargaşası düşünülerek hazırlanmış) tasarımlar ise iç karartıcı renkler ve desenlerin kullanılmasına rağmen kesinlikle çok güzeller.



Gelelim mavi-beyaz desenli incecik plaj elbiselerine… Yer yer kullandığı geometrik kesimlerle, yer yer de yakalara verdiği güçlü formlarla yaz aylarının vazgeçilmezi püfür püfür plaj elbiselerine genç, dinamik bir bakış getirmiş Çağlayan. Öte yandan sade renkler kullanarak hazırladığı, tabiri caizse ‘super chic’ elbiseleri de kesimleri, formları ve tabii ki sadelikleri itibariyle gönlümüzü fethedenler arasında. Defilede kullanılan aksesuarlar da bu eğlenceli koleksiyonun hareketine hareket katmış. Özellikle şapkalar görülmeli diyorum.



Sonuç olarak, Hüseyin Çağlayan, (yine) moda otoritelerinden ve eleştirmenlerden tam not alarak, sıra dışı tasarımları vasıtası ile moda alanında sıra dışı bir yeteneğe sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Çağlayan’ın tasarımları, önümüzdeki yaz Paris sokaklarında genç bayanların üzerinde sık sık görüleceğe benziyor. Daha nicelerimizin, moda dünyasında Çağlayan gibi adını duyurup, yaratıcı fikirlerle sağlam yerler edinmeleri dileğiyle...








Anasayfa>>
Moda Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010