Modern ve ‘pastel’ kadının ‘Çay Partisi’: Eternal Child Sonbahar/Kış Koleksiyonu

Moda kavramı Türkler için çok da tanıdık bir kavram değil, bu bir gerçek… Modanın bazı ‘high street’ (ki bu kavram bile çok yeni) markaların sezon ürünleri olduğu, ‘moda dünyası(!)’nın ise Pazar sabahı magazin programlarından takip edildiği ülkemde doğmuş, büyümüş, ufkunu açmış, yetenekli tasarımcılar görmek; üstelik bunlara ilk rastladığım yerlerin yabancı kaynaklı web siteleri vs. olması beni kaleme kağıda sarılıp ‘memleketim’ temalı şiirler yazmaya itiyor, bir o kadar da gururlandırıyor. Girizgahtan da anlaşılacağı gibi, evet bir Türk tasarımcı ve yine büyüdüğü ve tanıdığı her şeyden ilhamını alan koleksiyonunu konuk ediyoruz.



Gül Gürdamar’ın ‘knit couture’ markası Eternal Child yeni koleksiyonuyla yine bizleri modern ama ‘bizden’ bir yerlere götürüyor. Tea Party Koleksiyonu 18.yüzyıl portrelerinin bir bileşiminden ve Karen Klimnik eserlerinden etkilenmiş. Gürdamar, Eski Galata’da büyümüş ve etkilendiği hatta parçası olan şeyin başında geldiğini söylüyor hem kozmopolit hem tarhi olan bu muhitin.



Eternal Child koleksiyonlarındaki sıra dışılık, ‘büyü(ye)memişlik’, ironi, tasarımcısının yapısından geliyor. Zaten Gül Gürdamar da her tasarımcının ruhunu markaya bir şekilde kattığına inanıyor. Her kadının iç dünyası gibi kompleks duygular içeriyor tasarımları… Çünkü o kendi deyimiyle “kusurları, buruk şeyleri, oyunbazlığı, pervasızlığı ve çelişkileri” seviyor. Eşittir günümüz kadını diyebiliriz sanırım…



Gül Gürdamar’ın koleksiyonlarında grafik tasarımcı kimliğini öne çıkaran öğeler ‘Tea Party’de de kendini gösteriyor. Tabii ki ‘Topshopvari’ dökümlü (chunky) triko ağırlıklı olan bu koleksiyonda, tamamlayıcı kumaşlar şifon ve sezonun ‘hit’lerinden biri olan dantel… Favori renk kombinasyonlarımdan biri olan uçuk pembe, gri ve siyah’ın ağırlıklı olması sözü geçen kadınsılığı perçinlercesine karşımızda duruyor. Bir nevi pastel birer kadına dönüşüyoruz… 80’lere gönderme ise kendi annemin bile işe giderken giydiğini hatırladığım tarzdaki hırkalarda, elbiselerde; kollardaki hacimle dikkat çeken parçalarda gizleniyor. İki tonlu hırkalar, ille de uçuk pembe parçalar… Hepsi üzerinize giydiğinizde kendinizi bir nebze daha feminen hissettirecek gibi duruyor.



‘Bunlara nereden ulaşacağım?’ derseniz işte size adres: Beymen… Yolunuz Tokyo, Dubai, New York, Rusya veya Londra’ya da düşerse gitmeden önce markanın aşağıdaki web sitesine bir göz atın ve diğer satış noktalarını da öğren derim. Ama Eternal Child günümüz kadınına hitap ettiğine göre sizlere bir arama motoru ve ‘shop Eternal Child Fall Collection’ anahtar sözcüklerini de verebilirim…



Son olarak, her ne kadar her blogda vs.de alıntılanmış olsa da, Gül Gürdamar’dan yaz ve kış koleksiyonlarındaki farklılığı açıkladığı bir alıntı yapmak ve bu sözün size anlattıklarını size bırakmak, neden Sonbahar/ Kış Koleksiyonlarına daha düşkün/müptela, aşık/vurgun hale geldiğimi sorgulamayı da kendime bırakmak (ki anladım) istiyorum:

“If summer was a lighthearted St.Tropez lovechild, the winter woman is a brooding Victorian problem child”*

Görüşmek dileğiyle…

http://www.eternal-child.com

*Üzgünüm, çevirmeye çalıştım. Ancak böyle daha anlamlı olduğuna karar verdim, zira terimler terimler…





Anasayfa>>
Moda Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010