Elif Cığızoğlu Röportajı

Elif Cığızoğlu, aileden miras sanatçı ruhunu muhteşem bir eda ile kullanıp, ipekleri, krepleri muhteşem şekillere dönüştüren, sihirli bir değneğe sahip hissi uyandıran bir tasarım perisi sanki… Pembeler, yeşiller, sert ama romantik kesimler onun işi. Hem başarılı hem öylesine mütevazı ve samimi; bu ülkede pek de alışık olunmayan tarzdan yani…

Genç tasarımcı, Marmara Güzel Sanatlar Fakültesinde tekstil tasarımı eğitiminin hemen ardından, sayılı tasarım okullarından biri olan ve Amerika’da bulunan FIT’deki kısa süreli eğitimin ardından Donna Karan’a stajyer olarak girer fakat kısa zaman zarfı içerisinde erkek departmanında tasarımcı olarak bulur kendini. 2 yıl sonra ise yuvaya dönüp HakanYıldırım’la çalışır ve de sonrasında bir zor olanı daha başarıp kendi adını taşıyan markasını yaratır. (E ne de olsa zoru başarmak Elif’lerin işi : )). Bu yıl ise GalataModa’da genç tasarımcılar köşesinde yer bulur kendisine. Ama 40 yıllıkların eline su dökecek cinsten tasarımları ile birlikte.

Benim de şöyle bir uğramak için gittiğim GalataModa’dan, Türkiye’nin böylesine farklı bir tasarım çizgisine sahip moda tasarımcısı olduğunu öğrenerek dönmek günlerce içimde hakim olamadığım mutluluk kıpırtılarına sebep oldu. Evet, bu ülke de artık değişiyor. Yeni bir şeyler oluyor. Ve işte bu yenilenmenin moda tasarım adına başını çeken, hiç olmaması gereken kadar mütevazı tasarımcısı Elif Cığızoğlu ile yaptığım kısa söyleşi… Umarım bir taraftan onu tanıtırken diğer yandan da onun la aynı emelleri taşıyanlara ilham kaynağı olur.

Reset!:Öncelikle merhaba. En can alıcı yerden başlayalım sizinle. Marmara Güzel Sanatlar’dan , Donna Karan’a varan bir başarı hikayesi sizinki ama elbette ki henüz tamamlanmamış : ) Böylesine uzun ve zorlu bir yol kat etmiş birisinden hemen şunu öğrenelim: Elif Cığızoğlu şanslı mıdır yoksa kendi şansını kendi yaratanlardan mı?

-Ben çok şansa inanmıyorum galiba ya da şöyle söyleyeyim inanıyorum aslında ama daha çok insanın kendi şansını kendi yarattığına inanıyorum. Ben elbette ki çok çalıştım yani bunun için ya da şanslarımı tepmedim ve karşıma çıkan ilk şansları iyi değerlendirdim diyelim.

Reset!: Sizce FIT ve Paris Fashion Academy’ de eğitim görmüş olmak, kısa bir zaman dilimi içerisinde böylesine iyi bir noktaya gelmenizde büyük rol oynadı mı?

-Bence evet büyük bir rol oynuyor. Çünkü bir kere çok farklı dengeleri görüyorsunuz bu şekilde. Ben Marmara Güzel Sanatlar’ da okuduğum sırada Paris Fashion Academy’deki kursları 2 sene üst üste aldım. Ve bunun üzerine Amerika’ya gittiğimde FIT ‘den kimi dersleri aldım. Bunlar tabiî ki de insana fazlasıyla bir şeyler katan durumlar ama tabi bu ne kadar açık olduğunuzla ve ne kadar almak istediğiniz ile alakalı. Birçok insan var tabi ellerine geçen şansı çok iyi değerlendirememişlerdir. Ama ben işimi gerçekten çok seviyorum, bu sebepten de aldığım her bilgi benim için çok önemli.

Reset!: Ne istediğini bilmek olsa gerek anahtar kelime öyleyse?

- Evet elbette biraz da ne istediğini bilmek ile alakalı.

Reset!: Bu sorumuz benim gibi moda tasarım eğitimi gören ya da görecek olanlar için aslında: Sizce daha büyük isimlerle çalışmak veya bireyi istediği noktaya ulaştıracak yolu biraz kısaltmak adına, burada eğitim gördükten sonra veya önce yurtdışında illaki eğitim görmek önemli bir kriter mi? En azından birkaç adım öne geçmek için.

- Yaptığınız işle öne geçiyorsunuz elbette ama öncesinde birazcık daha etkileyen ve artı getiren bir şey yurtdışında bir şeyler yapmış olmak. Gerek staj olsun gerek eğitim veya çalışma olsun bence bir adım daha öne atıyor. Fakat bunun dışında çok yaratıcısınızdır, eliniz çok iyidir çok başarılısınızdır ve yurtdışı gibi bir şans elde edememişsinizdir, tabiî ki herkesin önüne geçebilirsiniz.

Reset!:Siz Donna Karan’da 2 yıl boyunca erkek tasarımlardan sorumluydunuz. Şu anda yaptığınız tasarımlara bunun etkisi yansıyor mu? Çünkü oldukça feminen bir tasarım çizgisine sahipsiniz aslında.

-Benimkiler feminen tasarımlar elbette ama bir yerde o sert çizgisi olduğu için evet o erkeksi hava var aslında biraz. Bir defa biraz daha net çizgilerim var benim. Bu biraz erkeksilik ile ilgili evet. Ben hep eskiden beri tasarım dergilerinde ve L’Officiel’lerin kadın tasarımlarının yanında erkekler için olanını da alırım mesela. Çünkü o erkek formunu çok seviyorum esasında.

Reset!: Özellikle Türkiye’de erkek giyim tasarımı adına büyük bir eksiklik olduğu bir gerçek… Peki ya siz bu boşluğu bayan tasarımı yanında günün birinde erkek tarafına da el atarak doldurmak ister misiniz hiç böyle bir hayaliniz oldu mu acaba?

- Evet, elbette ki çok isterim. Bir kere erkek tasarımı yapmak kadın için tasarım yapmaktan çok çok daha zor. Öncelikle bunu söylemeliyim. Çünkü çok dar bir alan ve çok küçük detaylarla akıllıca oyunlar yapmanız gerekiyor. O sebeple aslında çok eğlenceli hatta bulmaca gibi bir şey erkek tasarımı yapmak.

Reset!: Tasarımlarınız oldukça sofistike, romantik ama bir o kadar da futuristik. Siz de eski sevenlerdensiniz belki de bir vintage tutkunu. Peki, eski ve yeniyi böylesine rahat bir biçimde ele alıp böylesine doğal bir hale sokmanın tüyosu dersek size?

- Ben yıllardır bir vintage hayranıyım. Bulduğum her şeyi toplarım. Ben bir çöpçüyüm diyebilirim esasında : ) Yani hayatımda beğendiğim tüm detayları toplarım. Bu iğneden tutun bir gözlüğe kadar her şey olabilir yani illaki tasarımla ilgisi olması gerekmiyor. Ve bütün bunları daha sonra böyle bir sihirli kutum var diyelim, zaman zaman da onları çıkartıp üzerinde oynamaya başlarım ve onları kumaşlarla beraber düşünürüm. Esasında hiç olmayacak bir şeyi moda ile birleştirmeyi çok seviyorum ben.

Reset!: Mix and match kavramını benimsediğinizi söyleyebilir miyiz öyleyse? Yani en azından kendi stiliniz olarak.

- Yani evet aslında kendi stilim için böyle söyleyebilirim.

Reset!: Özelikle tercih ettiğiniz kumaşlar ve kesimler nelerdir?

- Doğal kumaşları seviyorum ben; saf ipek, saf yün , krepler.. Ama genel olarak en çok ipek kumaşını seviyorum.

Reset!: Küçük bir ekibiniz olduğunu biliyorum. Tasarım ve karar aşaması sizde başlayıp sizde mi biter yoksa her türlü karara birlikte mi varırsınız?

- Herkes tarafından yönlendiriliyor esasında çünkü yaptığımız iş kesin çizgisi olan bir iş olmadığı için ve de ben deneme-yanılma ile daha fazla bulmayı sevdiğim için, provalı çalışmayı tercih ettiğim için, bu oynayarak ve üst üste koyarak yarattığınız bir şey. Kendi oyununuz esasında. Bunun içerisinde birbirinizi iyi tanıdığınız bir ekibiniz varsa bir süre sonra beraber oynamaya başlıyorsunuz.

Reset!: Peki ya siz nasıl bir ekipsiniz? Kaç kişisiniz, kaç usta var mesela size yardımcı olan?

- Biz iyi bir ekibiz fakat şu anda çok küçük bir ekibiz aslıda. 2 tane ustam var. Bir tanesi el ustam olan Sevgi Mican, inanılmaz iyi bir el ustası, o daha ağır haute coutre olan modellerimizi yapıyor. Bir de yine bir o kadar iyi olan Süleyman Usta’mız var. Biz üçümüz kararlaştırırız ama bunu dışında zaman zaman bize yardım için gelen çok değerli asistanlarımız var. Ve böylece hep beraber bir bilgi paylaşımı içerisindeyiz.

Reset!:Siz en büyük hayaliniz olan kendi markanızı yaratmak şerefine erişmişsiniz : ) Bu her moda tasarımcısının hayali olsa gerek… Peki ya Elif Cığızoğlu’nun yeni tutkusu nedir?

- Yeni tutkum? : ) Yeni tutkum esasında bu yani, henüz çok yeni olduğu için şu anda sıkılmadım yani. Ama her gün yeni bir tutku gelecektir belki ama bir şeyi bulduğumda aslında a bu geçti şimdi yeni bir şey bulmalıyım diyenlerden değilim. Ben yaptığım ve de yaşadığım şeylere çok bağlı bir insanım. O sebepten de bu tutku halen devam ediyor.

Reset!: Siz iyi bir modacısınız. Kesimlerinize, renklerinize biz hayran kaldık. Ama ya sizin kesimi olsun, detayları, kumaşı olsun en beğendiğiniz isim?

- Ben en çok Yves Saint Lauren severim. Sonra Balenciaga çok severim. Yine aynı şekilde formları sert ve kesimleri nettir.

Reset!: Ben şu anda açık ve net bir şekilde görüyorum ama okurlarımız için soralım. Tasarımlarınızı fazlasıyla etkileyen dönem hangisidir acaba?

- Bu aslında değişebiliyor ama ben 30’lar, 40’lar ve 50’leri çok seviyorum. Audrey Hepburn zamanları yani daha çok.

Reset!: 2009 sonbahar/kış için ne diyoruz öyleyse?


- Burada daha çok 50’ler diyebilirim size aslında. Ama 30’lar da var esasında yani fakat onları buraya henüz getirmedik.

Reset!:Öyleyse son olarak moda tasarım meraklılarına, öğrenci ve adaylarına sizden birkaç tavsiye alalım ve sizi de yoğunlaşmaya başlayan çadırınızda müşterilerinizden daha fazla alıkoymamış olalım. : )

- Benim tavsiyem, sevdikleri şeyin peşimden gitsinler. Asla ‘acaba? ‘ diyebilecekleri bir şey kalmasın akıllarında. Her şeyi denesinler ve gerçekten kendilerini anlatan şeyi buldukları gün zaten onun alıcısını da bulacaklardır. Orada dursunlar ve hiçbir zaman tarzlarını değiştirmesinler.

Reset!: Çok teşekkür ediyoruz Elif Hanım bu keyifli sohbet için sizlere.

- Ben teşekkür ederim. Çok mersi...





Anasayfa>>
Moda Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010