




|
Her soundtrack kendine has acayip bir karışık kasettir. Bazısı gider fiyakalı gruplara yaptırır bütün albümü, bazısı porno müziği gibi kişiliksiz öyle boş boş efekt koyar, bazıları da ayıptır söylemesi taş gibi soundtrack yapar. Benim yazım ise o soundtrack’ in mükemmel olması değil, güzel yerlerde kullanılması ve o şarkının o filmin o sahnesiyle anılıyor olması ile ilgili. Abimle evde dvd izlerken öyle bir sahne olunca Fatih Terim’ in Müfit Erkasap’ ı tokatladığı gibi sevinç anları yaşıyor, ertesi gün işte, evde, dolmuşta, arabada çok afedersiniz uçakta dinleyip o sahneyi canlandırasımız geliyor.
Bazı ismini vermek istemediğim kişiler belki bu 20 sahneyi gereksiz eğlenceli ve şarkıları da bayağı bulabilir. Amma ve lakin kanımca bu 20 sahneyi izlediğinizde evde coşup tek kale maç oynayasınız gelir. Komik ve eğlencelikli sahneler beşikten gol atmaya tekabül ediyorsa, üzüntülü ve romantik sahneler de hani ayağımızın küçük parmağını top yerine sehpaya vururuz ya, onun yerine geçiyor.
Buyrun, 20 oldu...
20) Gegen Die Wand : Depeche Mode - I Feel You
Depeche Mode’ a her ne kadar şu anda kıl da olsam, forumlarda kıl olduğum gruplar alt başlığına da alsam, bu şarkıyı duyunca insanin hakikaten bir kasa bira içip eski sevgilileri hatırlayası; yeri geliyorsa filmdeki gibi arabayla duvara giresi geliyor. Gelmiyor mu ?
19) Shaun Of The Dead : Grandmaster Flash - White Lines
İçip içip zaten zombi olmuş en sevdiğimiz iki İngiliz aktörün en şahane old school hip hop şarkılarından White Lines’ ı zombilerle sokakta söyleyişi, nara atması. Eve iki üç turntable mı alsak ne yapsak?
18) Gulyabani : Gulyabani Müziği
Mabel’ den sonra en sevdiğimiz zenci hatun Arap Bacı’ nın camdan gulyabaniyi görüp cinnet geçirmesinden sonra çalan müzik. Eğer gitarınız varsa yukarıdaki tellerden aşağı doğru şöyle gitar çalmayı bilmiyormuş gibi yavaşça vurun, yüzünüzdeki gülümsemeyi görüyorum efenim.
17) Full Monty : Hot Chocolate - You Sexy Thing
Hey seksi şey, 6 adet delikanlının parasızlıktan, asgari ücretin düşüklüğünden, geçim sıkıntısından dolayı striptiz camiasında iş aramaları ve maalesef bulmaları. Ne kadar homofobik bir toplum olsak da evde erkek arkadaşlarımızla hey hey hey seksi şey diyerek halay çektiğimiz soundtrack.
16) Napoleon Dynamite : Jamiroquai - Canned Heat
Fötr şapka, mukavvadan yapılmış sendika yürüyüş şapkası demeden her şapkayı takarak dikkat çekmeye çalışan Cemarik ( halk arasında Jamiroquai ), bu sahneyle belki de kariyerinin en güzel işini yapmış oluyor. Napoleon’ un evde çalışma sahneleri de gayet yarıyor adamı ama müzik ile bir koordinasyon olmadığından kendimizi bu sahneye saklıyoruz. Hadi canim biz biliyoruz da mi dans ediyoruz. (Bknz: Crazy Dance In Kayseri)
15) The Long Weekend : The Libertines - Don’t Look Back Into The Sun
Gayet vasat bir Amerikan gençlik komedisi olsa dahi Libertines şahsımca bütün filmi kurtarmaya yetiyor. Tam sıkılıp DVD’ yi durduracakken giren klasik ‘vooheyayay’ Pete Doherty açılış sesi motivasyonu bir beden eğitimi öğretmeni gibi sağlıyor. Kültür fizik hareketleri, şınav-mekik, ters takla derken film bitiyor vallahi.
14) Anchorman : Starland Vocal Band - Afternoon Delight
Aşkın tanımını süpermarkette tanışıp tuvalette ön sevişme yaptığı isimsiz bir Brezilyali bayan ile tanımlayan Brian Fantana’ ya nispeten aşkı anlatan nağmeler. Anchorman’ in dünyaya bedel dörtlüsünün koro şeklinde söylediği şarkıdan sonra hiçbir şey olmamış gibi sağa sola dağılmaları tabi daha komik.
13) Wedding Singer : Culture Club - Do You Really Want To Hurt Me ?
Cinsiyet değiştiren insanlar cinsiyet değiştirmesinler. Değiştiriyorlarsa şarki söylemesinler. Hele söylüyorlarsa Boy George’ un yazdığı bir şarkıyı hiç söylemesinler. Love / Hate tanımına en çok uyabilecek şarkılardan biri. Şarkının girişinde duyduğumuz synthesizer’dan sonra ya bir okul basıp katliam üstüne intihar, ya da alemlere akasımız geliyor. Prozac gibi sahne.
12) Top Gun : Take My Breath Away - Berlin
Hani eczanelerde satılan, genelde varoştaki insanlarımızın kullandığı Gripin diye bir ilaç vardır. Yutulmaz, yutulsa bir dert; kırılmaz öyle acayip bir şeydir. Bu şarki da öyle. Ne kadar iğrenç bir şarkı da olsa dinlediğimizde gözümüzde yaş belirir, bir motosiklet edinip sağa sola kendimizi vermek, zeplin pilotu olmak falan isteriz.
11) A Night At The Roxbury : Haddaway - What is Love?
Kardeş, Bodrum’a gidelim bu yaz, bir sürü turiz vardır, hem sende bu İngilizce bende bu yakışıklılıkla iyi kaçak et keseriz diyen arkadaşlarınız yok ise bu sahne size birebir. Benim var öyle arkadaşlarım, hatta ben de öyle bir insanim ama gene de izleyip moda giresim geliyor arada. Hemen iki üç abaza arkadaş edinin, kaçak et kesin, fındık kırın, güreşin hatta bilek güreşin.
10) O Brother Where Art Thou : J. Carter & Prisoners - Po Lazarus
Mapustan kaçan 3 arkadaşımızın yerinde olsam geri döner o güzelim şarkıyı bitirir öyle kaçarım mapustan. Böyle güzel şarkıyı yazanı öpmek lazım arkadaşım. İnsanın hapiste kalıp, taş kırası geliyor. Sevgili KRAL’ cılar sıradaki şarkımız kader mahkumları için geliyor, hareketli çalışmasıyla: Po Lazarus.
9) Vanilla Sky : Radiohead - Everything in its Right Place
New York’ un Taksim meydanını düşünün, bomboş. Simitçi yok, tacizci yok, ıslak hamburger desen hak getire; bir de üstüne Radiohead’ in yaptığı en güzel elektronik şarkı çalıyor. İnsanın aklını kaçırası, peynir ekmek gibi yiyesi geliyor.
8) Old School : Snoog Dogg - Papered Up
Kafamızı hangimiz taşlara vurmadık, Amerika’da üniversiteye gitseydik, o ev partilerinde olurduk, alkol su gibi akar, müzik ses duvarını aşardı falan filan değil mi? Ev partisi budur işte. Will Ferrell AKA Frank the Tank’ ın Edirne peyniri gibi beyaz vücuduyla çırılçıplak kaldığı an ve ‘Snoop, Snoop a Loop, bring your green hat. We’re streakin!’ demesi.
7) Little Miss Sunshine : Rick James - Superfreak
Bizim dedelerimiz birinci marka sigara, hacı yağı, tütün kolonyası, arap sabunu kokadursun; ecnebi dedeler torunlarına boru dansı öğretiyor. Ünlü Amerikan zanaatçi MC Hammer’ ın sample olarak kullandığı old school babalarından Rick James’ in bu şarkısıyla herkesi dans pistine, boru dansına bekliyoruz efendim.
6) I Want You : Elvis Costello - I Want You
UEFA Kupası’nı kazanmış Popescu kadar sevindiğiniz bir anda bile dinleseniz bir anda intihar ettirecek güzide şarkı. Müslüm Gürses’ e sormuşlar ‘ Efendim arabeskin yeni peygamberi Hakan Taşıyan, görüşleriniz nelerdir?’. Cevabı: ‘ Ben öyle bir peygamber göndermedim’. Üstüne de ‘Elvis Costello’ dur peygamberim’ demiş ama o son cümlesini yazmamışlar işte gazetelere.
5) Dreamers : The Doors - Spy
Çok sevmediğim grup The Doors’ un ve çok sevmediğim yönetmen Bertolucci’ nin dünya güzeli şaheserleri bir araya gelince, Kurban Bayramı’ nda Milli Takım’ ın da kazanmasıyla yaşanan çifte bayram sevinci geliyor akıllara. Akıllara zarar sahneler.
4) High Fidelity : Queen - We Are The Champions
Eski sevgilinin senden sonra hala kimseyle sevişmemiş olduğunu öğrenmek gibi bir duygu var mıdır dünyada? Kendinizi tanrı zannetmek; din öğretmenlerimizin dediği gibi ‘en büyük günah Allah’a şirk koşmaktır’ olsa dahi, bu şarkıyla daha da iyi hissettiriyor. Eski sevgiliniz geri dönmüş yatakta bekliyor, sen salonda Şampiyonlar Ligi özetleri izliyorsun; şarkı arka planda çalıyor. Filmdeki sahne aklına gelmiyorsa yalancının yalancısısın.
3) Lock Stock And Two Smoking Barrels : Iggy - I Wanna Be Your Dog
Pişpirik masasında bütün malbuşları kaybettikten sonra çalan sarkı. Bu şarkıyı Türk kahvelerinde çalsalar akşam kahvede yatarım, yeri gelirse kahvenin tombalacısı olurum. KRAL top 20’ de zirvenin adayı Iggy Pop. Mazhar Alanson’ la kavga etti gözümüzden düştü ama hala gönlümüzde delikanlı, şekilli bir abimiz.
2) Death Proof : April March - Chick Habit
Tarantino’ nun adı sanı duyulmamış acayip güzel şarkılar silsilesine yenisini eklemesi. 3 adet güzel mi güzel, bakımlı mı bakımlı, çekici mi çekici bağyan arkadaşımızın Stuntman Mike’ ı ıslak sopayla, oklavayla dövdüklerinden sonra çalan şarkı. Buradan Stuntman Mike’ a geçmiş olsun diyor, en yakın zamanda Prestij Aile’ sindeki yerini almasını diliyoruz.
1) Irreversible : Thomas Bangalter - Spinal Scratch
Afedersiniz sevgili okurlar, Daft Punk yellense dinlerim diyenler için, o güzel ev partisinde çalan Spinal Scratch şarkısı tam babalarımızın ‘oynak’ diye tabir ettiği halay şarkısıdır. Apalo (Hoparlör değil sayın okuyucu, bu apalo değişik bir hoparlör)‘ lerden şarkı çaldığı anda; kendini Norveç’ i Norveç’ te yenmiş gibi hissettiren, hatta ortaokulda ‘Kalkınma Zamanı Osmanlı İmparatorluğu’ okuyormuşçasına coşturan elektro güfte.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|