The Durutti Column – Idiot Savant
Müzik hakkında yazmak, yorum yapmak…Çoğu zaman “ne haddime!, o kadar kolaysa sen yapsaydın” diye geçiyor albümün kötü olduğunu düşünsem bile. Sonra diyorum ki bunca yıllık bir dinleyici olarak bende bir iki düşüncemi fırsatım varken paylaşabilirim.
Bu sefer de başka bir sorun çıkıyor karşıma. Mesela sevdiğim bir grup hakkında ne kadar objektif olabilirim? İnsan sevdiği bir şeyi nasıl kötüler ki? Mükemmel olduğunu düşündüğü birşeyin kötüye gittiğini gördüğünde insan kendinde iki çift laf etme hakkı bulabilir sanırım. Peki ben neden böyle bir giriş yaptım? Hakkında yazmayı planladığım grubu ya da albümü kötülemeyi mi düşünüyorum yoksa? Kesinlikle hayır! Kimseyi ya da hiçbirşeyi beni çok ama çok hayal kırıklığına uğratmadıkları sürece eleştirmeye niyetim yok. Hele “The Durutti Column” ve son albümleri “Idiot Savant”ı!
Grubun tarihçesi ile ilgili bir özet geçmek gerekirse; Tony Wilson ve Alan Erasmus tarafından kurulu Factory imalatı olan bu grup. Manchester post-punk’ ının küllerinden doğmuş. Bir süre Factory Club’da çalan ve ilk albümlerini de Factory’den çıkartan bu grubun en esaslı ve kalıcı üyesi ise Vini Reilley olmuş. Bu kısa bilgiden sonra neredeyse 30 yıllık bir geçmişe sahip bu grup 2006 yılında yayınladıkları albümleri “Keep Breathing” den bir yıl sonra “Idiot Savant” ile geri döndü.
Yeni albümde Vini Reilley’e Bruce Mitchell ve Poppy Roberts eşlik ediyor. Idiot Savant’ta yine folk melodileri ve indie tınılarıyla beraber gitar melodileri ve derinden gelen vokaller yer almakta.
Aslında The Durutti Column’la ilgili informatif bilgiler dışında söyleyecek hem çok şey olabilir hem de hiçbir şey. Zaten 30 yıllık kendini kanıtlamış ve hala varolan bir grup hakkında ne denilebilir ki? Bir gün bir arkadaşımla “The Durutti Column” dinlerken ağzından“ya adamlar ne güzel takılıyorlar” gibi bir cümle çıkıvermişti. Bu cümle beni baya bir güldürmüştü, zira The Durutti Column müziğini yaparken gerçekten de sanki o an içlerinden gelmiş de çalıyorlarmış gibi doğal, saf ve akıcı tınılar bırakıyorlar. Bu doğal, akıcı ve derinden gelen tınılar insana bu müziği iyi günde, kötü günde, yağmurlu ya da güneşli bir havada ağlamak ya da huzur bulmak adına her daim dinlenilebilir bir müzik olduğu hissiyatını veriyor.
Bu hissiyat Idiot Savant’ta da yüreklere dokunan ilk parçası “Better Must Come” ile insanı yakalıyor ve albümün son şarkısına kadar sizi bırakmıyor. Bu soğuk kış gününde kahveniz, belki sigaranızla birlikte The Durutti Column, kendinizi bulmanıza ve dinlenmenize yardım eder diyor ve şiddetle yeni albümleri “Idiot Savant”ı tavsiye ediyorum.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|