

|
Toykult - Sow Loco
Aylardır yazacağım, yazacağım dediğim Toykult sonunda sizlerle. 2007 Top 10’imde de on numarada yer verdiğim Toykult’ın Sow Loco albümünü edinmek bir hayli zor. Bir buçuk yıl önce myspace sayesinde tanıştığım Toykult’ın Sow Loco’yu çıkarması da tam bir yılı aldı. Albüm çıktığından beri ulaşmak, indirebilmek ise hayalden öteye gitmemekteydi. Ta ki, bir gece ansızın soulseek wishlist’imin beni uyarmasına kadar. Oracıkta yanıp sönen kuşu gördüğüm gibi tıkladım. Karşımda Toykult’ı görür görmez çok şaşırdım ve o şaşkınlığı atar atmaz da indirmeye başladım Sow Loco’yu. İlginçtir, ondan sonra Toykult’a Soulseek’te bir kez daha rastlamadım bile. Bir yıldır ‘wishlist’imde ekli olan bir ismi bir anda karşımda görünce şaşırmıştım zaten. Neyse, bugün o albümü upload edip, blogumdan hepinize sunacağım. Zaten grup da albümü, kendi sitelerinden nete salmış diye duydum. Ben aylardan beri Toykult’ın bayağı bir tanıtımını yaptığımı düşünüyorum. Şimdi bir de albümlerini de yayarsam, korkarım gönüllü bir Toykult seven olarak yanlarına alacaklar beni. He, Toykult için –bugün- ne yaptım ben? Last.fm sayfalarını düzenledim, yakın çevreme övgülerle birlikte albümlerini dağıttım, Sober 2007 Top 10’ime aldım. Ki, kendileriyle de bunları paylaşıp, konuşuyorum sürekli, röportajı da okuduğunuzda anlayacaksınız, onlar da hep belirtiyorlar, bu durumdan pek memnun kalmaktalar.
Toykult, Kanada çıkışlı bir grup. Montreal’de StudioLoco adlı bir kayıt stüdyosunda tanışan üçlü, albümlerinin adı olan Sow Loco’da da bu stüdyoya sevimli bir gönderme yapmışlar diye düşünüyorum. Şöyle ki; grubun kurucusu, lideri, vokali, söz yazarı ve eğitimini de yansıttığını düşündüğüm ‘album art’ olaylarıyla da ilgilenen “Tom Hamlyn” , Londra ve Midlands’da büyümüş ama daha sonra İngiltere’den Kanada’ya göç eden bir ailenin çocuğu. Martin desek, hem İskoç, hem de bir o kadar da Kanadalı. Grubun bir diğer elemanı Franck ise, -biraz alakasız olacak ama- Fransız ve İtalyan kırması. Üç kişilik çekirdek kadrosundan, ikisinin İngiliz kökenli olduklarını sonradan öğrendik ama kendilerinin de tasdiklediği, düşüncemiz konusunda yanılmayışımız da önemli burada. Geçtiğimiz günlerde röportaj için sorduğum sorulardan birisinde de bundan bahsetmiştim ve eğer ‘ada’da olsaydınız daha kolay isim yapardınız daha çabuk tanınırdınız dedim. Tom’dan aldığım cevap ise, gülücükle başlıyordu. Ve tam da Toykult’ı tanıtmak amacıyla İngiltere’ye geçtiğini söylüyordu Tom. Şarkılarının UK radyolarında çalınması ve ‘gig’lerde boy gösterebilmeleri için , Toykult’ı Brit dinleyicileriyle buluşturabilmek için girişimlerde bulunduklarını söyledi. Öyle ki, bir UK turu ayarlayan Tom’u takdir etmemek elde değil. Girişken çocuk vesselam. Bu arada, Myspace’lerinde lokasyon bölümünde UK kullanmaya başlamışlar bile.
Şu an pek de girmek istemiyorum bu konulara, çünkü; röportajı da okumanızı çok istiyorum. Kendime engel olamayıp –ki, sürekli ellerime ve çeneme engel olmaya çalışıyorum- , tüm röportajı burada paylaşırsam eğer bir anlamı kalmaz değil mi? O yüzden albüme değinmek istiyorum biraz da.
Bana kalırsa da sınıflandırması çok çok zor bir ‘janra’ sahipler. Ciddi anlamda birçok şeyi harmanlayabilen bir grup ve albüm olmuş. Ama zaman zaman experimental’a da çok fena saran ama aslında daha fazlaca indie rock diyerek sınıflandırmam en mantıklısı olacaktır diye düşünüyorum. Bir de, bilirsiniz biz Türkler, Kanadalı grupları çok severiz. Ama Toykult bilindik Kanada edalarına sahip bir grup değil, tam aksine çok İngilizler. Yani, kendilerinin de dediği gibi; Toykult’ın kendine has İngiliz senteziyle birlikte Avrupa ve Kuzey Amerika indiesinin karışımıyla oluşan bir soundları var. Dinleyince de hak vereceğinize inanıyorum. Bu konu üzerinde Tom’un da kafası biraz karışmış sanırım. Mesaj trafiğimiz arasında bundan bahsederken, Tom, farklı farklı ‘reviewer’lardan gelen janr açıklamalarından en iyisi olduğunu düşündüğü janrı bizlerle paylaştı; “Psychedelic Shoe Gazing Turtleneck Techno Indie Rock From The Future”. Grubun da sloganı olan, “gelecekten gelen” burada da kullanılmış. Tom’un da hep dediği gibi, gelecekten gelen birşeyler var gibi, evet bu inkar edilemez! Bunun üstüne, “Form & the Future of Sunshine”ı Tom’a yolluyorum. Şu gelecek olayına fazla sarmadan bu sıfata yakışabilecek parçaları özellikle, “Enfantin” olabilir. Yani benim kanımca en çok ona yakışır, eğer içlerinden böyle bir sıfatlandırmaya gerçekten yakışacak bir parça varsa tabi. Eğer varsa, Enfantin için bunu kullanmak farzdır benim için. Ya da yukarıda da dediğim; “Form & the Future of Sunshine” da olabilir. Gelecekten gelen derken, en az “Enfantin” kadar önemli birkaç parça daha var; “Chinwaggin Shit” , “Rant Reelin” ve “The Greatest Smile”. Bunların hepsi albümün en sürükleyici şarkıları ve albümden sizin beğeninize sunacağım en dikkat çekici, en iddialıları. Benim tabirimle; en bombaları! Çok yakında Enfantin videosuyla da karşılaşabileceğinizi eklerken yine albümden “Rotate Our Way” , “Little Warning” , “Stroumboulopoulos” , “Sow Loco” da sevilmeyecek parçalar değiller diye eklemek istiyorum. Sonuç olarak; bana kalırsa süper bir albüm! Dinlenebilitesi yüksek. Bir o kadar ilginç de bir albüm, ilginç de bir sound. İlginizi çekeceğine inanmaktayım. Zaten inanmasam 2007 Top 10’imde yer vermezdim değil mi?
Röportaja da bekleriz.
Resmi internet sayfası için: www.toykult.com/

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|