"Moda Kostümdür, Stil ise Kimlik...(Vol.2)"


Gittiğiniz yerde tamamen yabancı, garip hissettiğiniz mutlaka olmuştur sanırım. Oraya ayak uydurma fikri ise eğreti durmakla sonuçlanan anlamsız bir çabadır hep. Mesela, yakın bir arkadaşım geçenlerde Amsterdam’da kendini çok garip hissettiğini, fazla renkli giyindiğini düşündüğünü anlattı. Oranın havasına, oradaki insanların ruh haline, yaşama bakışlarına göre bunun normal olduğuyla ilgili kısa bir geyikle geçiştirdik bunu. Ancak şurası doğru ki, her şehrin uzaktan bakıldığında bir stili, yani (ne demiştik) kimliği olduğunu sanıyorum az çok herkes fark etmiştir. İskandinavlar örneğin iklim gereği diye düşünüyorum, genelde “layering” dediğimiz tarzda üst üste giyinirler ve “scarf” başlığı altında her şeyi boyunlarına dolarlar. Bunlar şehre ait bir görüntü yaratıyor ve bunları fotoğraflayanlar da bundan beslendikleri için hepsi şıklıkta favori olarak gösterdikleri şehirlere kendi şehirlerinden başlıyorlar. (bkz. Face Hunter, geçen sayı)

Face Hunter’la birlikte bunlardan bir diğer öncü, başta kendi yaşadığı yer olan New York’u ve diğer şehirleri fotoğraflayan The Sartorialist yani Scott Schuman. Marie Claire’den tutun da Elle’e kadar birçok ünlü dergiyle çalışan The Sartorialist’in sitesinde genelde New York’ta Paris’te Milano’da çekim aralarında rastlanmış veya ünlü defilelerde izleyici olarak orada bulunan insanların fotoğraflarına rastlanıyor. Dolayısıyla daha çok “celebrity style”a yaklaşan bir çizgisi var. Scott da tabi ki en stil sahibi şehir olarak New York’u görüyor.

Helsinki’den kareler içinse doğru adres Hel-Looks. Finlandiya’lı Liisa ve Sampo (ki soyadlarını yazamıyorum, çok zor) ikilisinin hobi olarak başladığı proje 2005’ten beri devam ediyor ve inanılmaz derecede yaratıcı insanları sayfada ağırlıyor. Zürih’te neler oluyor merak edenlere Playlust, i-D magazine etkisiyle hazırlanmış, gezinmekten zevk alınan bir sayfayla örnekler sunuyor. Amsterdam için DamStyle, Oslo için The Way Farrers, Liverpool için Hoy Fashion ve diğerleri. Bir bloga girdiğinizde zaten onlarca şehre ait link’leri bulabiliyorsunuz. İstanbul’a da ait bir tane olduğunu zaten söylemiştim. Hiç gitmediğimiz, belki gidemeyeceğimiz yer hakkında, özellikle oradaki genç kesimlerin neden etkilendiğini bize fotoğraf yoluyla iletiyor bu siteler. (Örnek: Manchester = indie boyz & indie girlz)

Peki, gerçekten hangisi en stil sahibi şehir? Blogger’lar kendi şehirlerini favori gösterme eğilimindeyse bunun cevabı ne olmalı? Bunun için Street Clash adı altında bir yarışmadan önceki sayıda bahsetmiştim. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçilerin oylarıyla kazanan belirleniyor ve nispeten adil bir dövüş ortaya çıkıyor. 2007 için zorlu bir mücadeleyi bir nebze de olsa takip ettim. Finale iki şehir kaldı: Tel Aviv’den i-Looks ve Kopenhag’dan CopenhagenStreeetStyle. Kazanan: Tel Aviv -ki katılmadığımı belirtmek isterim, çünkü Kopenhag benim favorilerimdendir.- (Sarp’a saygılar)

Kim ne derse desin her şehrin ruhunu yansıtan bir “görünüş” ü, bir stili var. Ve bunlar yegâne yani birbiriyle kıyaslaması çok zor şeyler bence. Bunları fotoğraflayanlara da bahsettiğim şeyi aksettirmek anlamında büyük görev düşüyor açıkçası. Bunu başarıyla yürüten yukarıda sözü geçen isimlerse hak ettikleri övgüleri topluyorlar zaten. Biz de onları ve modanın profesyoneller, editörler dizisi elinden geçmiş halini değil, fotoğrafta gördüğümüz insanla kendimizi kolayca bağdaştırabileceğimiz boyutunu takip ediyoruz. Modanın şehir sokaklarında yaşadığına inanan bizler, “Street Style” fenomenine moda hakkında zihinlerde yarattığı görsel değişim için teşekkürü bir borç biliyoruz.

Ve işte dip not mahiyetinde İstanbul’dan naçizane 3 kare benden.

 



Anasayfa>>
Moda Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010