Groove Armada - Andy Cato
Yaz aylarında ülkemizi ziyaret ederek muhteşem bir performansla siftah yapan Groove Armada’yı bu kez "Carlsberg: Part of the Night" gecesi kapsamında Indigo’da, plaklarının başında yakaladık. Kulaklığını geçirip etrafın tozunu attırmaya başlamadan önce sohbet etme imkânı bulduğumuz grubun yarısı Andy Cato, tüm sorularımızı samimiyetle cevapladı. Kendisine her açıdan beş yıldız veriyor ve sizleri de bu keyifli sohbete davet ediyoruz.
Türkiye'ye yeniden hoşgeldiniz. Bir önceki İstanbul konseriniz nasıl geçmişti?
Andy Cato: Bugün dj setinin başındayım, ancak o gün canlı bir performansımız olmuştu ve açıkçası çok keyif almıştım. Yalnız bu bizim ilk festival konserimizdi; daha önce herhangi bir festivalde bulunmamıştık, bu açıdan tuhaf bir gece yaşadığımızı da eklemem lazım. Yalnız bizi asıl şaşırtan hadise, yüzlerce insanı bilgisayar başında e-maillerini kontrol ederken görmekti; sahilde çıt çıkmazken bilgisayarların olduğu alan tamamen doluydu. Genelde İngiltere'de bu tarz festivaller fena halde gürültülü geçer.
Ancak konser başladığında iş değişti; herkes çılgınlar gibi dans etmeye başladı. Belki de Türkiye'de yeniden çalmak istememin nedeni budur.
Canlı performanslarınızda birçok farklı ülkeden sanatçılara da yer veriyorsunuz. Bu isimleri neye dayanarak seçiyorsunuz?
Biz elektronik müziğin ruhsuz olmasını tercih eden insanlardan değiliz; bu yüzden de müziğimize farklı bir tat kazandırmaya uğraşıyoruz. Örneğin son albümümüzde Sugababes'ten Mutya'yla çalıştık. Bir önceki albümde de 1966 yılında Woodstock'ın açılışını yapmış olan efsanevi isim Richie Havens'la çalışmıştık. Şu an konserlerimizde üç vokalist sahne alıyor; Superstylin' şarkısında vokalleri üstlenen ve tüm Groove Armada albümlerinde yer almış olan Mike Daniel bunlardan biri. Ancak beraber çalıştığımız birçok şarkıcı konserlerimize katılamıyor çünkü diğer projeleri nedeniyle zaman bulamıyorlar. Mesela Richie Havens'ı konserimize davet etsek gelemez ki, vakti yok neticede. O yüzden şarkılarımızı baştan yorumlayacak değişik isimlerle turneye çıkıyoruz.
Mutya'dan bahsetmiştik, başka genç isimlere de destek vermeyi düşünüyor musunuz?
Elbette, örneğin bu yıl İngiltere'de ve dünyanın birçok yerinde hit olmuş şarkımız Get Down'ın vokalini yapan Stush'tan bahsedeyim. Kendisi Güney Londralı genç bir kız ve daha önce albüm yapmak isteyip bütün parasını bu işe yatırıyor, ancak daha sonra prodüktörü tarafından dolandırılıyor. Müzik âleminin klişelerinden işte... Fakat ne mutlu ki Stush bizimle çalıştıktan sonra yeniden ün kazandı ve yoluna devam etmeye başladı. Bu tarz sorunlarla karşılaşan iyi seslere fırsat buldukça yardım etmeye çalışıyoruz.
Biz de böyle olaylar sadece bizim ülkemizde oluyor zannediyorduk.
Hayır, maalesef müzik endüstrisinin genel olarak kötü bir şöhreti var.
Peki, 2008 yılına dair planlarınız nedir, yeni albüm düşüncesi var mı?
Müzik endüstrisi çok değişti, insanlar artık para verip müzik satın almıyorlar. Bunun yerine konserler ve dj setleri ön plana çıktı. Bu yıl yeni bir albüm çıkarmayı düşünmüyoruz, ancak yakın zamanda muazzam büyüklükteki Londra O2 Arena'da gerçekleştireceğimiz konsere ait kayıtlardan oluşan bir albüm yayınlayacağız. Bu yaz sayısız konserimiz de kapıda, buradan müjdesini vereyim.
Kylie Minogue'un yeni albümüne de katkıda bulundunuz. Bu hikâyeyi anlatır mısınız?
Aslında tam bir katkıda bulunduğumuzu söyleyemem. Kylie'nin albüm sürecinde stüdyoya girerek birkaç şarkı yaptık ve bunlardan biri gerçekten kayda değerdi. Kylie'nin plak şirketi de uzun zamandır harika bir şarkıyla piyasa çıkmak istediklerini, aradıkları kanın bu olduğunu söyleyip duruyordu. Ama nasıl olduysa birden zamanları tükendi, çünkü Noel zamanı gelmişti ve albümlerin en çok sattığı dönemlerden biri budur. Elbette onlar da bu fırsatı kaçırmak istemeyip albümü hızla piyasaya süreceklerini açıkladılar. Bu sırada şarkıyı hala tamamlamamıştım ve bu durumda ne kadarını bitirdiysem o kadarını yayınlamaktan başka çareleri olmadığını söyledim; olay budur. Şarkının bitmiş hali şu an elimde duruyor ve bunu ileride bir şekilde yayınlayacağımızı düşünüyorum.
Sizce bugüne dek çıkardığınız en büyük hit şarkınız hangisi?
Bazı ülkelerde I See You Baby deniyor; bazılarına göre de slow şarkılarımızdan Inside The River... Ama mesela Superstylin' çalarken dans pistinde ortalığın karışmasına bayılıyorum. Onlarca ülkeden gelen insanlar hep beraber ter atıyor!
Peki, popüler olmasına çok şaşırdığınız bir şarkınız var mı?
Kesinlikle I See You Baby. Çünkü bir yandan herkesin dilinde dolaşırken öte yandan alakasız, saçma sapan sözlere sahip... Ancak galiba seksi sözler kullanmak işe yarıyor. Şarkıyı ilk dinleyişimizde garipsemiştik ama bakın nasıl da tuttu!
I See You Baby'den söz etmişken, videosunu da hatırlamamak elde değil. Aslında birçok videonuz oldukça provokatif; bunların planlanma aşamasında fikir kimden çıkıyor?
Biz hiçbir eserimizi uzaktan kumandayla yönetmekten hoşlanmıyoruz, örneğin Get Down videosunun kurgusu tamamen bize aitti. Etrafta koşuşturan tavşanları hatırlarsınız... Bazen de işe müdahale etmek zorlaşıyor; aklımıza gelen her şeyi yapamıyoruz çünkü maddiyat da önemli. Aslında geçmişe bakacak olursak berbat videolarımızın da olduğunu söylemem mümkün. Elbette çok iyi olanlar da yok değil, My Friend gibi. Dürüst olmak gerekirse görebileceğiniz en kötü videolardan biri I See You Baby'nin orijinal versiyonuydu, tabii piyasada yayınlanmadı.
I See You Baby'nin günümüzde birçok videoya da ilham verdiğini söylemek mümkün, Satisfaction gibi.
Tam bir kopyası değil mi? Emin ol bahsettiğim video ondan bile kötüydü.
Hangisi sizi daha çok heyecanlandırıyor; dj seti mi canlı performans mı?
1989'dan beri dj'lik yapıyorum ve mükemmel anılara sahip olduğumu söyleyebilirim. Fakat son zamanlarda konserlerin ön plana çıkmasıyla zihnime yenilerini kazıma fırsatım oluyor; 60.000 dinleyicinin karşısında çalmak gibi mesela...
Setlerinizde Love Will Tear Us Apart gibi kült şarkılar çalıyorsunuz; bu tarz büyük underground parçalara ilgi duyuyor musunuz?.
Setlerimizin bir karnaval havasında geçmesinden hoşlanıyoruz. Sıkıcı elektronikten yana olduğumuzu söyleyemem. Zaten bunu yalnızca setlerde değil konserlerde de açıkça görmek mümkün.
Biraz da yakın geçmişe dönelim, 2007 yılında sizi en fazla etkileyen albüm ne oldu?
Aslında bir bütün olarak albüm ismi veremem, daha çok şarkılara takıldım. Ama Peter, Björn and John'u çok beğendiğimi söyleyebilirim. Özellikle Chills, Young Folk ve Up Against The Wall favorilerim. Galiba 2007 boyunca en çok çaldığım şarkılar da bunlardı.
Peki, bu gece bahsettiğiniz şarkıları dinleme fırsatımız olacak mı?
House ağırlıklı bir dj setiyle çıkacağım için pek sanmıyorum, ama cd'leri yanımda. Her an bir sürpriz yapabilirim.
Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.
En kısa zamanda yeniden görüşmek üzere...

Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>
|