Aseton Röportajı

Aylar önce Tripart röportajı ile Türk amatör gruplarına da kapılarımızı açarken, grupların bizlere ulaşabileceklerini de belirtiyorduk. Bu sayımızda misafirimiz olma hakkını kazanan gruplardan birisi de bizlere ulaşan bir grup; Aseton. Bakalım, Melis, Selin, Pelin adlı 3 bayandan oluşan bir kız grubu olarak lanse edilen Aseton, ülkemizde en bilinir örneği Pin-Up’tan (her ne kadar iki grubun tarzları bir olmasa da...) beri bir türlü çoğalamayan kız gruplarından biri olarak anılabilecek mi? Grupla, şu ana kadar yaptıkları ve yapmak istediklerine dair sohbet ettik.



Reset!: Bizleri davet ettiğiniz konserinizde ilgimizi çekenlerin başında sahne kıyafetleriniz vardı. Kıyafet tercihlerinizi merak ettik? Bir de, Hayal Kahvesi konserinize kuaförden geldiği için geç kalan bazı arkadaşlar vardı aranızdan...

Melis: O gün, kuaför saçlarımı yaktı! Kuaför kazasını da bilirsiniz zaten. O gün saçlarımı kuaför yakınca düzeltmeye kalkıştı... O yüzden vakit kaybettim orada. Pelin de yanımdaydı, ona sen git seyircileri oyala dedim.

Selin: Kıyafetlere gelince; Q Fashion’la anlaşmamız var. Bizim kıyafet sponsorumuz onlar. Müzikotek’le iletişime geçerek oluşan bir sponsorluk bu da. O anlaşmadan sonra, artık biraz daha bize göre şeyler tasarlayacaklar... Aslında yurtdışına çalışıyorlar ama İstanbul’da Merter’de bir yerleri var ama asıl merkezleri İzmir’de.

Reset!: Peki şu sıralar bir yerlerde çıkmıyorsunuz değil mi? Daha önce çalmış olduğunuz mekanlar nelerdir? Bunlar arasından en memnun kaldıklarınız hangisi? Bu arada bazen aksaklıklar da olabiliyor mekanlarda... Mesela geçtiğimiz günlerde The Lips’in Dogzstar konserinde gitar ve vokalinden ses alamama gibi bir problemi oldu.

Melis: Eskiden Gitar’da sürekli çalıyorduk ama... Bir ara Çarşambaları, bir arada Cumartesi günleri... Ne bileyim mekanda çalınca kendi bestelerine o kadar kanalize olamıyorsun... Çalmış olduğumuz yerlere gelince; Gitar, Kemancı, Pulp Live, Arka Sokak, Klub Karaoke, Bachus, Gölge, Bronx, JokerLive, VooDoo, Dogzstar Live, Galatasaraylılar Cemiyeti, Casablanca Concert Hall, LifeRoof. Aksaklıklara gelince; Hayal Kahvesi’nin de mesela yüksek bir platformu var. Ve yüksek platformu olan yerler nedense akustik açıdan çok zayıf oluyor. Alçak olanlardan, mesela Pulp gibi aşağıda olunca daha iyi oluyor. Dogzstar iyiydi bayağı. Orada çıktığımız gece inanılmaz bir kar fırtınası vardı ve içerisi doluydu yani. Üst kat filan full idi. Hatta; orayı sevmeyeceğimizi düşünürken Hayal Kahvesi’nden daha iyi bulduk. Bronx mesela gayet iyiydi. Mekan dar olduğu için seyirci çok gözüküyor ama akustik yandan problemleri var. Özellikle, Joker ve Bronx’un bayağı samimi bir seyirci kitlesi var. Peçeteye şarkı ismi yazıp verirmiş gibi onu çalın, bunu çalın diyen insanlar. Şu sıralar ayda bir filan sahne aldığımız yerler oluyor. Biz Gitar’da zaten kendimizi geliştirdiğimizi düşünüyoruz. Sahne alacağımız yerlerde seçici davranmaya çalışıyoruz. Mekanlar çok fazla tommeister değiştiriyorlar. Mesela, Galatasaraylılar Cemiyeti’nde çaldığımızda başarılı tommeister bir çocuk vardı. The Lips’e olanla ilgiliyse, biz biraz şanslıydık o konuda. O gün çaldığımızda tommeister’imizi götürmüştük. Çok farkediyor haliyle...

Reset!: Grubun adını da sormadan geçmeyelim bu arada? Bir kız grubuna “cuk” diye oturan, gayet dişi ve dikkat çekici bir isim.

Melis: Biz isim arama olaylarına pek takılmadık aslında... Kendi aramızda oturup konuştuğumuzda dahi inanılmaz geyik isimler çıkmıştı. Aralarından ‘Aseton’u seçtik, çok da özel bir anlamı yok... Gruba isim olarak ‘Aseton’ ise, Melis’ten çıktı.

Pelin: Sesleri kaydedeceğiniz birşeyler var mı yanınızda?

Reset!: Haha! Çekiyor zaten... Açık!

Melis: Allah kahretsin, çekiyormuş.

Pelin: Durun, durun, durdurun, tekrar başlasın.

Reset!: Yok yok, gerek yok. Gayet iyi gitti buraya kadar. Hiç durmadan devam edelim... Aseton uzun süredir tanışıklığı olan, hatta ta ortaokula dayanan arkadaşlıkları olan bir grup değil mi? Ama birleşmeniz 2005’i bularak biraz gecikmiş gibi. Neden bu kadar beklediniz? Birşeyler yapmanız için size illa 2005’te aranıza katılan Pelin mi gerekliydi?

Pelin: Evet, gerekliydi.

Melis: “Evet, gerekliydi?” (gülüşmeler) Aslında şöyle oldu; biz öncesinden birşeyler yaptık, yaptık ve bıraktık. Beste falan denememiştik. Pelin ve davulcusuyla ise beraber çalmaya başlamıştım ben. Baktık ki, olacak gibi. İyi, Selin de gelsin dedik. Pelin şöyle gerekli; kendi kendimize kaldığımız zaman tamam yetiyoruz ama bunu hayata, pratiğe geçirecek disipline, donanıma, analitik şeye sahip değiliz. Yani, havada kalıyor. Pelin o havadakileri toplayıp, diziyor arka arkaya. Bize kalsa her akşam aynı şeyleri çalarız mesela. Hedefe yönelik analitik bir toplama gücü var. Hedefler koyuyor. O hep bizim düşünemediğimiz şeyleri düşünür. Prova planlarını çıkarır mesela, playlistleri o hazırlar... Grubun düşünen kısmı o.

Reset!: Her grupta bir ya da iki kişi müziğe yön verir. Sen şunu yap, sen de şunu yap der. En azından müzikle daha çok ilgili biri vardır. Bir de sadece tamam çalayım ben akşam, gideyimciler vardır.

Melis: Bizde öyle birşey yok. Koyar ve tartışırız. Şunu koyalım, burası şöyle olacağına böyle olsun. Olmazsa baştan söz yazıyoruz, vokal şöyle olsun gibi... İçimizden biri içine sinmediği birşey olduğu zaman o kısmı eklemiyoruz... Kısacası, demokrasi hakim grubumuzda.

Reset!: Bu arada ben şahsen gitar davulla dolu sert bir rock parçasından çok işin içine keman veya saksafonla hem farklı bir iş hem de farklı bir sound yaratılması taraftarıyım. Bu bağlamda “Ayna” adlı parçanızın favorim olduğunu da söyleyebilrim. Hatta; sizin akustik ve daha sert rock besteleriniz arasından sıyrılmış bir parça. Ve Dibini Gör ile birlikte en beğendiğim de o diyebilirim. Biraz melankolik ve depresif bir havası da var. Kim yazdı bu parçayı? Jazzy davullarıyla, saksafon ve kemanla (sanırım?) filan en ilginç işiniz bu bence, neler kullanıldı bu parçada, keman? Piyano?

Melis: Bütün şarkılarımızı dinlemediniz o zaman?

Reset!: Yo, dinledik.

Melis: Ayna, mümkün değil ya!

Reset!: Bizim en beğendiğimiz o oldu yani... O şarkıda keman mı var, bize mi öyle geldi?

Melis: O şarkının alt yapısında canlı birşey yok aslında. Sadece varolan sample’ları birleştirdik ve ‘Ayna’ ortaya çıktı. O şarkımızın dikkat çekici olmasının sebebi de o sampleların dikkat çekici olması biraz da... Bizi sırf o şarkının yüzden “Acid Jazz” zannediyorlar zaten. Alakası yok. O biraz tarz dışı ama bizim tarzımız da tarz dışı zaten. Deneysel yapılmış birşey aslında. Ama biz de beğendik, sağa sola koyduk... İlerleyen zamanlarda daha da değişebilir, o tarzın üstüne biz de gitmeyi düşünüyoruz zaten. Birazcık daha böyle elektronik, deneysel şeyler yapacağız.

Reset!: Belki de, biz biraz da farklı şeyler aradığımızdan dolayı da beğenimizi kazanmış olabilir. Ya da diğer parçaların tarzı bize göre değil... Yani, diğer şarkılarınız bildiğimiz rock tabanlı çünkü. Dibini Gör biraz daha akustik bu arada, onu ayrı tutabiliriz. Ama Ayna, diğerlerine göre bariz bir şekilde farklı bir şarkı olduğu için biz onu beğenmiş de olabiliriz...

Melis: Ama farklı olanı beğenen çok fazla insan var. Bu yüzden biz de onun üstüne gideceğiz.

Reset!: Mtv’deki ‘Sen’ adlı parçanızın beste ve klibiyle ödülü aldığınız klibinizi izledik. Bu birinciliğinizden bahsedebilir misiniz biraz? Farkedebildiğimiz kadarıyla stüdyo görüntülerinizden oluşan bir video olmuş o... Benim de birkaç kez televizyon karşısındayken denk geldiğim bu yarışmaya katılma fikri nereden geldi aklınıza? Ayrıca en merak ettiğimiz şey de şu; kazananlara hediye edilen motorsikleti hanginiz aldı? Aranızda motorsiklet için kapışmalar çıkmadı mı?

Melis: Bizim bir arkadaşımızın bitirme ödevi için bir şarkımıza çektiği bir video vardı, sıfır bütçeyle çektik ve iki gün sürdü... Bir günde de montajladı ve hepsi bir ricalaydı. Sonrasında ise, tesadüf eseri MTV’nin bir yarışmasına denk geldik ve o yarışmanın müzik grupları kategorisinde açtığı yarışmaya aynı video’yu yolladık. Motorsikleti de zaten kapışmayalım diye sattık, parasını da yedik!

Pelin: Sonra MTV yarışmanın devamını açtı, ona da Muzikotek ve MTVnin de desteğiyle yeni bir klip çektik, Emre Akay çekti klibi o da bize çok destek oldu. Bu etabın birincisine de araba veriyorlar, sonuçlar sonbaharda belli olacakmış, bakalım.

Reset!: Size destek çıkan müzikotek var bir de. Onlarla nasıl anlaştınız ve ne gibi yardımları oluyor sizlere?

Melis: Bize iyi plak şirketlerinden teklifler de geldi, kötü plak şirketlerinden de... Ama biz öyle kısa yoldan “haydi, albüm çıkaralım” deyip, böyle bir hata yapmak istemiyoruz. Yani, öncelikle kişisel gelişimimizi, grubun emülsiyonunu biraz tamamlamasını istiyoruz. Ve bu noktada da Müzikotek ile buluştuk. Onlar psikolog gibi, terapist gibi geldiler bize. Biz sıkışınca gittik. Kandırılıyormuş gibi hissedince, onlara koşup, bizi kandırıyorlar diyerek, bir nevi ağlayarak gittik... Bu bağlamda çok dürüst ve babacan bir tavırları var. Koruyucu ve kollayıcı şeklinde. Müzikotek bizim bestelerimizin yayıncısı şu anda. Zaten hala Barış Manço’nun falan haklarını koruyan bir şirket. Bildiğiniz üzere “Nem” ile çalışıyorlar. Hatta, yeni albüm kayıtlarıyla uğraşmaktalar... Bunun dışında, menejerlik anlaşmamız da var. Yani, doğru bir prodüktör bulup, albüm yolunda ilerlemek üzere Müzikotek ile ortağız aslında.

Reset!: Başka yarışmalara katılmayı düşünüyor musunuz ? Miller Music Fact. gibi Roxy Müzik Günleri gibi...

Melis: Yok, düşünmüyoruz.

Selin: Çok ilgilenmiyoruz yani o işlerle... Miller Music Factory’e katılmıştık zaten.

Melis: Bir sürü teklif geliyor, arkadaşlarımız söylüyorlar; şuna katılın, buna katılın diye ama katılsak katılırız da, o yarışmalar genellikle amatör müzik gruplarının çıkış noktası olarak görülüyor. Ve biz öyle “bilmem ne”nin yıldızı olmak istemiyoruz.

Reset!: Peki bu yarışmalarda alınan iyi sonuçların yadırganamaz bir başarı getirdiğini kabul ediyor musunuz?

Melis: Elbette ama ona çok ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Biz bu işi uzun soluklu düşünüyoruz.

Selin: Evet! Hemen patlayalım da albüm yapalım istemedik. Çok uzun süreli düşündük. İnsanlar grubun geçmişine baktıklarında, bayağı bir gelişme olduğunu görsünler istiyoruz.

Melis: Önce o birikimi yapalım da... Ondan sonra zaten albüm filan.

Reset!: Geleceğe dair ne düşünüyorsunuz peki, umutlu musunuz?

Melis: Umutluyum tabii.

Selin: Çok çabuk gelişiyoruz. Her sahne performansımızda daha iyiolduğumuzu düşünüyorum. Herhalde bayağı iyi yerlere geleceğiz.

Melis: Yani. İyi yerler her şekilde olabilir. Belki, hiç ünlü olamayadabiliriz ama sonuç olarak hep birlikte çalıyor olacağız. Birlikte müzik yapmayı, birlikte vakit geçirmeyi seviyoruz biz.

Reset!: Ünlü olmasanız bile, ileride benim şöyle bir grubum vardı. Şurada, burada çalardık diyebilmek bile hoş hatıralar olabilir de... Belki sırf o bile hepsine değer...

Melis: Yani, bir kişi bile gelse, şaşırıyorsun ve seviniyorsun. Senin bu şarkın çok güzel denmesi bile çok güzel!

Reset!: Yaşlarınız kaç bu arada?

Pelin: 1984, 1985, 1983 doğumluyuz.

Reset!: Sen neler yapıyorsun Selin?

Selin: Görsel İletişim okudum Bahçeşehir Üniversitesi’nde. Bir dönem Club Karaoke’de flyerları ve posterleri filan yapıyordum. Çalışma hayatına adapte olamadım ve bıraktım. Şimdiyse, freelance çalışıyorum.

Reset!: Grup üyelerinin müzik tercihleri ne durumda? Şu aralar neler dinliyorsunuz?

Melis: Bizim kişisel zevklerimiz çok değişti zamanla... Kendi içimizde de değişti ve bu yüzden de hepimiz farklıyız müzik zevki konusunda.

Pelin: Ben de bu aralar Yasmin Levy dinliyorum. Sonra oynuyorum böyle.

Melis: Ben de Bregovic’i bir ayrı severim bu arada. Tool, Perfect Circle gibi grupları çok seviyorum. Ama en ayrı tuttuğum; nedense küçüklüğümden beri onun o ham gitarlarını ve onlarla birlikte hayranlık duyduğum gürültüsünün sahibi; PJ Harvey vardır.

Pelin: Dinlediğin herşeyden etkilenirsin. Kültüründen etkilenirsin. Büyüyene kadar yan komşun Türk Sanat Müziği dinliyorsa ondan etkilenirsin. Düğün salonunda çalıştıysan, arabik filan...

Melis: Sen nerde pis metalci oldun, onu söyle.

Pelin: Benim yan komşum pis bir metalciydi.

Reset!: Yakın zamanda nerelerde çıkacaksınız , duyuralım burdan.

Pelin: Şu an için kesinleşen birşey yok.

Selin: Bizim genelde bir ay öncesinden filan belli oluyor.

Reset!: Florida Türk Radyosu -Çatı Katı Sohbetleri ve New York Break Thru Radio – Spotlight On The City by DJ Lottie’nin İstanbul’dan Müzikler programında “Dibini Gör” ve “Sen”adlı parçalarınızla konuk olmayı başardınız , bunlar nasıl oldu bahseder misiniz ?

Melis: Bir yerlerden duyup, gören tanışan çevreden insanlar sayesinde oluyor biraz da. Milliyet gazetesinin blogunda, Pazar eklerinde... Bizi bir yerden duyup, gören, tanışan insanlar birşekilde yardımcı olmak istiyorlar. Çünkü; zaten underground kültür öyledir.

Pelin: New York Break Thru Radio bize mesaj atmıştı mesela. Onların Spotlight On The City by DJ Lottie adlı programlarında bizi beğendiklerinden ötürü çalmak istediler. “Dibini Gör” ve “Sen” çalındı orada.

Melis: Bu arada ilginçtir ki; Uşak’tan, Adapazarı’ndan filan teklifler geliyor, gelin burada çalın diye. Kimin hoşuna giderse... Herkes de organizatör biliyorsun... Önüne geleni organizatör yapıyorlar.

Selin: Ankara’dan da davet var şimdi...

Reset!: Melis de dedi şimdi, Milliyet gazetesi diye. Televizyon’da da yer almışsınız birkaç kez, nerelerdi bunlar? Hatta yazılı, görsel hepsini sıralayın...

Pelin: KralTv’de Gençrock’ta “Sen”i çaldık. Konuşarock programında canlı performans olarak "Alev"i çaldık. Dream Tv’deki Yüxexes Amatör Küme’de yine “Alev”i çaldık. Diğerleri de; Kanal24’te Yeraltı, Türkmax’te Herşey Dahil var. Açık Radyo’daki Açık Şemsiye programında tüm kayıtlarla birlikte canlı söyleşimiz olmuştu. MTV News’te söyleşimiz filan yayınlanmıştı. Florida Türk Radyosu’nun Çatı Katı Sohbetleri programına güncel kayıtlar ve söyleşimizle katılmıştık.

Melis: Cumhuriyet Gazetesi Pazar Eki, Yüxexes Rapor, Milliyet Blog...

Selin: Yazılı olarak; Aktüel var, Volume Dergisi ve Billboard var... Bir sürü olmuş ve yazılı basın görsele göre biraz daha fazla.

Reset!: İnternet sayfalarınızı da paylaşır mısınız?

Melis: Tabii, bunlar bize ulaşabileceğiniz adresler;
http://www.aseton.com ,
http://www.myspace.com/asetontr ,
http://www.aseton.dinozoruz.com






Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>

 

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010