Şenol Küçükyıldırım İle WAYS Üzerine Bir Söyleşi
Reset!: Nasıl başladı WAYS projesi?
Ş. K: 2007 nisanda gitarda Şevket Akıncı, trompette canım Ömer Uygan ile çalmaya başladık. Genelde yurtdışından müzisyenlerle birlikte festival bazında çalışırken Şevket Akıncı ile konuştuk ve grubun nasıl olmasını istediğimizi kafamızda oluşturduktan sonra sonra Can’ı davet ettik. Bugün yolumuza 7 kişi devam ediyoruz vokalde var bazı parçalarda keman da saksofon da. Misafir müzisyenlerle besliyoruz grubu zaman zaman.
Reset!: Yazılı parçalarımı çalıyor sadece WAYS?
Ş. K: Şu anda yazılı parçalar çalıyoruz. Yazılı olmanın ötesinde sololarda tamamen emprovize devam aden bir yaklaşım var WAYS ‘te. Parçanın head’inin tınısı uzerinde kişilerin kollektif ve bireysel yorumları olarak özetlenebilir. Kollektif emprovizasyon kavramından söz ediyoruz ve interplay ‘den de bahsediyoruz aynı zamanda.
Reset!: WAYS’in müziği insanın algısını bir anlamda tetiklemekten öte dönüştüren bir enerjiye sahip, bunu hangi müzikal bağlamda okumak gerekir?
Ş.K: İşte bu noktada interplay meselesi geçerli.Bizim müziği çalarken imgelediğimiz ve dışavurduğumuz ile dinleyen farklı bir imgelem dünyası yaratabiliyor kendinde, işin ana hattı burada oluşuyor. Müzik ile kurduğumuz ve bizim çaldığımızla kurulan ilişki kişi nasıl düşünüyorsa öyle. Çaldığımız süreçte müzik bizden çıkıyor. Nasıl yorumlandığı dinleyene kalıyor.
Sonuç olarak bu soyut dışavurumun oluşturduğu bir iletişim aramızda dinleyen ile kurduğumuz. Bu anlamda geçerli olan önemli bir şey var ki o da bir tek “şey “ in
anlatılması kaygısı ama illede aynı zamanda gerçekten o anda çalarken kafamın içinde ne olduğunu kimsenin anlama şansı varmı onu bilemiyorum. Biz o an’ı çalarken dinleyici ne algılar hiç bir fikrim yok.
Reset!: “Müziğimi etkileyen önemli unsurlar “diyebileceğin yerel öğeler mutlaka vardır
Bir şekilde protest bir tavrı geliştirtiyor mu sana ülke şartları, mantalite?
Ş.K: Yoo... her yerde durum aynı. Provokatiflik zaten hep var müzikte, bölge fark etmez...
Reset!:Bir düşünceden mi hareket ediyorsun yoksa düşünce hortumundan birşeyi çekip alarak onumu işliyorsun?
Ş.K: Gerçek anlamda hortumun kendisi var hep, bir çekip alma süreci yaşamıyorum aksine her zaman dönmeye devam eden bir süreç söz konusu. Bir dönüştürme söz konusu her zaman, zamanı ve tınısı ile yeniden başka birşeyle ilişkilendirebiliyorum müziğimi. Küçük oynamalarla, grubun esnekliği ile ve yeni tanımı ile müziğimizi yeniden sunabiliyoruz.
Reset!: Türkiye’de Jazz’ın / Müziğin/ Piyasasının, sanatsal ve yeni olanın geleceği nasıl görünüyor?
Ş.K: Genel olarak Dünyada ve Türkiye’de müzik bir satış nesnesi halinde düşünüldüğü sürece ( Tüketim çarkının büyük parçası, paydası olarak sunulan ürün denebilecek nitelikte)
müzik adına yeni birşey düsunülmüyor ki. Satış bağlamı tek başına var olduğu sürece yeni ile bağlantılı birşey kendi ellerinden çıkmayacaktır. Müzikle ilgili biçimlendirildiği sürece de bireyler ve sana verilen tanımlar sınırlı tanımlar olduğu için müzikle ilgili yeni bir adım atmak imkansız ve maalesef durum bu. Satış yapmak için yaratılan müziklerden bahsediyoruz. Bu ne demek? Standartları belirlemek için bir takım insanların bir yerlerde stratejiler kurduğu ve hangi dönemde nasıl olmalı, nasıl gözükmeli, nasıl yaşamalıyıda kapsayan, hazır prototip kadar bile değeri olmayan bir standardlar zinciri
yaratılıyor. Meselelerin nasıl çarpıtılıp bu hale getirildiği gerçeği ise gerçekten çok önemli. Tüketim nesnesi olduğu için yeni birşeyin yaratılması zor. Çok fazla yapan adam olsa da yukardaki tanıma uymazsan oralarda bulunamazsın. Adamların dünyada yeni muzikle ilgili bir yelpaze açtığı yok. Para kazandıran bir tüketim nesnesi değilsen umursanmazsın onlar tarafından.
Materyal kendisini korumak adına, herşeye sahip olmak adına müzikte yarattırır.
Bu döngünün dışında müzik yapmayan yok mu tabii ki var. Bu döngüyle
başedebildiği sürece.
Reset!: Farklı disiplinlerlerle uğraşmak ne kadar besliyor WAYS’i? Bildiğim kadarı ile fotoğraf da çekiyorsun, bir şekilde mutlaka etkisi oluyordur müzikle kurduğun ilişkiyle fotoğrafta kurduğun kesişir mi?
Ş.K: Aynı şeyler... Bence bir fark yokbaget yerine fotoğraf makinesi tutmanın...
Reset!:İstanbul’daki ortam Şenol Küçükyıldırım-WAYS grubunu dinleyici kitlesi açısından tatmin ediyor mu?
Ş.K: En önemlisi gerçekten dinleyenlerin geldiği ortamlarda çalmak ve zaten gazetelerde boy boy gözükmek değil, belirli bir kitleye farklı bir fikri yaymak ve göstermek. Sunulmayan fikirler arasında sunulmuş bir müzik çalmak. Her zaman yeni çıkanların düşünmesi gereken de şu ki materyal zincirinde bir parça olmama gerçekliği ışığında ne kadar tuzağa düşülmesse o kadar iyi . Kendilerine inanıp en zor şartlarda olsa bile var olan fikri yürütmek için ellerinden ne geliyorsa yapmaları önemli olan.
Reset!: WAYS’in gelecek konserlerinden ve ilerdeki hareketlerinden biraz bahseder misin?
Ş.K: 13 eylül Peyote ‘de çalıyoruz, 11 Ekim’de çocuklarla birlikte bir workshop yapacağım Akbank Jazz Festivali kapsamında. 13 Ekim’de Akbank Jazz Festivali’nde çalıyoruz bir de. Talimhane Tiyatro da. Bu arada Peyote konserleri her ay’ın bir Cumartesi günü devam edecek bundan sonra ki dönemde.

Sedat Türkantoz
Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>
|