You Don’t Mess with the Zohan – Zohan’a Bulaşma

Sadece “Reign Over Me” filmindeki Charlie karakteri ile hatırlamak istediğim Adam Sandler, “Zohan’a Bulaşma”da canlandırdığı yetenekli, yenilmez İsrail komandosu rolüyle ve o itici aksanı ile birlikte gözümdeki değerini daha ilk sahnelerinde yerle bir ediyor.

Filmin ilk dakikasında Zohan’ı, bir İsrail sahilinde güzel bikinili kızlarla eğlenirken ve çıplak bir şekilde mangal yaparken görüyoruz. Daha sonra, bu ortamdan sıyrılıp ilk sahneden yeterince itici kılınan kahramanımızı, gizli örgütü tarafından yeni bir görev için hazırlanırken buluyoruz. Sakalları ve dağınık uzun saçları ile gerçek bir teröriste benzeyen gizli bir örgüt üyesi olan kahramanımızın, yerini tespit ettikleri Phantom adlı teröristi öldürmesi gerekiyor. Fakat Zohan hayallerinin peşinden gitmeyi tercih ediyor ve New York’a kaçıyor. Başarısız iş denemelerinden sonra macera başlıyor ve sadece yaşlıların gittiği kuaförde iş buluyor. Kuaförün Arap mahallesinde bulunduğunu da öğrendikten sonra, İsrail – Filistin çatışması ve Orta Doğu sorunun da ele alınmaya çalışıldığını anlıyoruz. Filmin sonunda ise her zaman kaba görünen Araplar ile Filistinliler arasındaki savaşı gülünç bir hava içinde, üstü kapalı barış mesajları ile sonlandırıyor ve nispeten sorunsuz olan yaşamlarına geri dönerek birlikte kardeşçe yaşamaya devam ediyorlar.

Hepimizin komedi filmlerini heyecanla beklediğimiz, “Click”, “I Now Pronounce you Chuck and Larry”, “Mr. Deeds” ve “Reign Over Me” filmleriyle bize kendini sevdiren Adam Sandler malasef ki, bizi bu sefer hayal kırıklığına uğratıyor. Aklımıza gelen bu komedi filmleriyle ve filmin komik olduğunu düşündüren fragmanıyla, Adam Sandler’ın bu filmi ile tekrar gülebileceğimizi düşünüyoruz fakat sinemaya gittiğimizde gülmekten çok gülmeye zorlanıyormuş gibi hissediyoruz kendimizi. Komedi unsurları söz olarak yansıtılmayıp daha çok fiziksel öğelerle yoğrulduğu için filmi çok fazla belaltı buluyor ve 13+ değil de, 18+ kısıtlamasını bu filme daha çok yakıştırıyorum. Ailecek eğlenmek için sinemaya gidenlerin Zohan’ın filmde fazlasıyla çok bulunan saygısız sahnelerini izlemenin ne kadar utanç verici olabileceğini düşünüp gerçekten üzülüyorum.

Adam Sandler’ın dans etmesinden, pirhanayı mayosunun içine atmasından, kurşunu burun delikleriyle yakalayıp tavanda yürüyebilmesinden, balina gibi yüzüp dişlerini humus ile fırçalamasından tutun; yaşlı kadınlarla ilişkiye girmesine kadar yaptığı her şey gerçekten de neden “Zohan’a Bulaşma”mamız gerektiğini açıkça gösteriyor. Bu derece sapıklığı fazlasıyla doğal gösteren filmde Rob Schneider’in taksi şöförlüğünü ve karakterine daha çok yakışan aksanını, Sandler’a göre çok daha komik buldum.

Arapların bu kadar kötü ve ahlâksız olarak anlatıldığı filmin senaristi de son dönemlerde komedi sinemasının gözde yönetmeni ve senaristi Judd Apatow olunca kaba muhabbetler de kaçınılmaz oluyor pek tabii. Bu terbiyesiz filmin Adam Sandler hayranlarının çoğu için hayal kırıklığı olacağını düşünüyor; en azından birçoğunun ise her şeyi bir kenara bırakarak Adam Sandler’ın oyunculuğunu alkışlayacağını düşünüyorum.



Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010