The Velvet Underground & Nico - The Velvet Underground & Nico
Grup : The Velvet Underground & Nico
Albüm The Velvet Underground & Nico
Yıl : 1967
Plak Şirketi : Verve
Devlet dairelerinin puslu dolaplarında bir ibare vardır. ”Yangında ilk kurtarılacak” diye. Rock tarihinin en öncü albümü olan bu hazine için kullanılabilecek en etkili sözcük bu olurdu sanırım. Zaman 60’ların sonu etraf çiçek, böcek, barış ve hippidir. Derinlerde ise yozlaşmaya yüz tutmuş bir toplumun duyulmayan çığlıkları yükselmektedir. Lou Reed 1965 yılında öğrenim görmek için New York City’de bulunan Galler kökenli John Cale’le tanışır. Reed psikolojik sorunları ve uçsuz bucaksız egosu olan biri, Cale’de temiz öğrenci modunda iyi anlaşırlar. Başlangıçta değişik isimlerle kurulan grup (The Warlocks, The Falling Spikes) sonrasında “Michael Leigh’in sadomazoşizm hakkında yazdığı bir kitap olan The Velvet Underground isminde karar kılar. Lou’nun arkadaşı Sterling Morrison ve Cale’in arkadaşı Angus Maclisa’nın katılmasıyla yavaş yavaş sahne tozunu yutmaya başlarlar. Grup sahne alması için verilen ilk parayı kabul ettiğinde, Maclisa gruptan ayrılır. Sanat için grupta bulunduğunu, parayı kabul etmeyeceğini söyleyen Maclisa’nın yerine Maureen Tucker gruba dahil olur.
Ortada henüz hiçbir albüm yokken grubun şöhreti günden güne artar. ”Andy Warhol” grubu çıktıkları mekanda izlemeye gider ve beğenir. Grubun menajeri olmayı kabul ederek gruba Nico’yu dahil eder. Günümüzde rock’ın roll sembolü olan asi imajlar daha doğmamışken The Velvet Underground duruş olarak bir semboldü. Vokalde ve gitarda Lou Reed, viyola, bas ve klavyede John Cale, gitarda Morrison, davulda Maureen Tucker, back vokalleri ve tefiyle güzeller güzeli Nico, prodüksiyon ve grubun hayat felsefesinde ise Andy Warhol.
Kapağını Andy Warhol’un tasarladığı namı diğer muzlu albüm 1967 yılında yayınlanmıştır. Söylentilere göre 4 kanallı bir stüdyoda 2 gün içinde kaydedilen bu 11 şarkılık debut, ilk şarkının rahatlatıcı havasından son şarkının kaotik yapısına kadar uyuşturucu, sado-mazoşizm ve kötülük üçgeninde gezinir. Nico’dan seksi ve ölü vokaller, avangard sularında yüzen ahenksiz müzikler, Lou Reed’in kısa epizodlardan oluşan esrarlı besteleri. ”Waiting for the Man” bir fahişenin ideal erkek hakkında kafasında kurduğu imgeleri, ”Venus in Furs” de bir erkeğin sado-mazoist aşk yaşamı anlatılır. ”Heroin” uyuşturucunun etkisi altında duygusal tepkileri yansıtan bir parça olarak dikkat çeker. Tedirgin edici “White Light/White Head” Bergman sinemasına bir gönderme yaparak albümün tonunu özetliyor. Müzik tarihinin bu kilometre taşının ilk çıktığında 100’lerce adetten fazla satmadığı, ama albümü alan herkesin kendi grubunu kurduğu söylenir. Bu öncü albümün değeri ile ilgili yaşanan bir olayı aktarmak gerekirse Ekim 2002 yılında Montreal’li Warren Hill, New York’ta bir müzik dükkanında bu albümün 1966 tarihli bir test baskısına denk gelmişti. Hem de paha biçilemeyecek bu baskı sadece 75 sentti. Aldığı an idrak edememiş olsa da bu baskı geçenlerde Ebay’de tam 25.000 dolara satıldı. Gerçekten bilinçli bir müziksever için büyük bir ikilem oluşturacak bir durum. Para ya da dünyada eşi benzeri olmayan bir Velvet Underground plağı. Bu baskıda debut albümdeki muhteşem şarkılardan 9’unun ilk versiyonları mevcut. Plağın satılmasından sonra plaktaki şarkılar dijital formata aktarıldı ve herkes tarafından dinlenebilmesi sağlanmış oldu.
Velvet Underground; Cale, Morrison ve Tucker’den çok, duyarlılığının açığa çıkarma açısından önemini Reed’e borçludur. Grup elemanlarının birbirinin zıttı kişiliklerini o şekillendirdi. Grubu basit bir romantizmden uzaklaştırarak, anti-romantik pop ironik yapısına yerleştirdi. Ve New York; Reed’le özdeşleşen bu şehir bizlere Talking Heads, Blondie, Modern Lovers, Patti Smith, Television, Ramones gibi önemli isimleri sunarak atlantiğin öte yakasında direnen tek kale olmuştur. Son söz olarak bir yerlerde The Velvet Underground plağına rastlarsanız hiç düşünmeden cebe atınız.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|