The Faint - Fasciinatiion
Ve beklenen an geldi, gelecekten gelen efsane sonunda döndü! The Faint beşinci albümü ‘Fasciinatiion’, şu kısa hayatım boyunca en uzun süre beklediğim albümdür büyük ihtimalle. Fasciinatiion çıkana kadar geçen süre içinde çıkan, grubun remiks hedelerini saymazsak, dile kolay tam dört yıl olmuş ‘Wet From Birth’ çıkalı’. Hadi bir, bir buçuk yıl da o albümü yedin, bitirdin... Geriye kaldı; tam tamına iki buçuk, üç yıl. Her yaz bir albüm çıkaran Serdar Ortaç’la kıyaslayınca, çok uzun bir zaman dört yıl. En sonunda bu yılın başlarında duyduk ki; Faint stüdyoya kapanmış, yeni albümü hazırlıyormuş. Ama bekleye bekleye bir hal olduk! Yeni albüm bir türlü gelmedi, gelemedi... Faint, arayı açtıkça benim de herkes gibi meraklarım katlanarak artar oldu. Meğersem Faint kaderiyle yüzleşmekteymiş. Yani, sizlerin de okudukça öğreneceği problemler yaşanmış, göreceğiz… Sonunda bekleyen derviş, muradına ermiş misali; önce ‘Fasciinatiion’ tracklist’i ve çıkış tarihi açıklandı; 5 Ağustos 2008. Bu haberi alır almaz, hiç zaman kaybetmeden ‘Fasciinatiion’ t-shirt’lerimizi hazır ettik, i-pod’larda boş “The Faint – Fasciinatiion” klasörleri açtık... En sonunda da, Ağustos ayının ilk günlerinde önce internete sonrasında da ayın 5. gününde raflarda yerini aldı Fasciintaiion. Albüm, grubun uzun süredir çalıştığı plak şirketi; Saddle Creek’ten ayrılmasıyla tamamen ‘DIY’ özelliği kazanmıştı. Yani, albümün hazırlanışında grup tamamen yalnızdı. Kendi başlarına… Fasciinatiion’un tamamında grup üyelerinin parmağı var. Tıpkı bir futbol maçında sahada basmadık yer bırakmayan futbolcu gibi hazırladıkları albümü çıkarması için label olarak “Blank.Wav” adını seçip, kendi label’larını kurdular. Ve albümü de o ad altında bastılar. (Bkz. http://www.blankwav.com/) Kısacası; tüm kayıtlarını kendileri yazıp, üretip, kaydeden grup albüm art’ını bile kendileri hazırladı. Tümüyle Saddle Creek’ten ve onların sağladığı avantajlardan ve en önemlisi altyapılarından faydalanamayarak… Biz bekleye dururken, grup ne zorluklardan geçmekteymiş… Haberimiz yok tabii. O yüzden, tam anlamıyla Faint’in bebeği bu albüm.
Grup böylesine bir sorumluluğu ilk kez üzerine almasına rağmen üstesinden de gelmiş gibi geldi bana. Çünkü; Faint, 2000’lerin başından beri yükselen dance-punk akımının öncülerinden. Ve ‘Fasciinatiion’ da sadece bu yılın değil, son birkaç yılın en merakla beklenen albümlerinden birisi. En azından sizin için değilse bile, benim için öyle. Albüme gelince, bu beklentilerin üstesinden gelebilmiş bence. Bir ‘Erection’, ‘I Disappear’, ‘Violent’ yok ama… Albümü ilk dinlediğinizde dahi genel Faint sound’unun pek dışına çıkmayan bir albüm olduğu kanısına varabiliyorsunuz. Ben de albümü dinler dinlemez aynen böyle buldum. O kapandıkları yerin altına gizli “Blank.Wav” adlı odalarında yine kaldıkları yerden, gösterişli bir albümle yollarına devam ettiklerini kolaylıkla görebiliyoruz. En çok da bu sevindirdi beni.
Albüme gelince; şarkı sözlerinde şimdiye kadar seksten, kıyametten beslenen Faint, geleceği sorgulayan sözleri, birkaç watt elektriğe maruz kalmış vokalleri, Saddle Creek vurgunundan sonra da, sarsılmadan yine dalında öncü ve çığır açan o elektronik alt yapılarını sağlamış. Helal olsun! Faint sound’unda sadece birazcık synth’ler değişmiş gibi geldi bana. Daha önceki albümlerinde uyguladıkları ve birçok şarkılarına yaydıkları ve geniş yer kaplayan tahrik edici synth’lerini hafiften azaltarak yerine daha bir dansa itici kuvvet oluşturan, insanı bir beygir misali şahlandıran elektronik alt yapı ile onu canlandıracak osilatörler kullanmayı tercih etmişler. Sample’ları var hala, evet ama sample’larını geçirdikleri filtreler ve de osilatörler yüzünden böyle düşünmüş olabilirim. Bu arada osilatörler de, synthesizer’dan saw wave, sine, square gibi sesleri üretmeye yarıyor ki, bunlar da Fasciinatiion’da bir hayli fazla kullanılmakta.
Kısacası; grup üyelerinin çaldıkları aletlere birazcık daha bağımlı bulmamı sağlamasından başka Faint cephesinde pek değişiklik yok. Fasciinatiion öyle bir albüm olmuş ki; su gibi akıp gidiyor. ‘Get Seduced’ ile başlayan albüme, hemen odaklanıyorsunuz. Adı gibi sözlerinde de bizi nasıl baştan çıkardığını anlatan ‘Get Seduced’un ardından kişisel favorilerimden olan; ‘The Geeks Were Right’ ile hızlı bir giriş yapıyoruz albüme. Ardından ‘Machine In The Ghost’, ‘Fulcrum And Lever’ ile bu hızlı girişin biraz temposu düşer gibi olsa da yine favorilerimden olan; ‘Psycho’ ve ‘Mirror Error’, ‘I Treat You Wrong’, ‘Forever Growing Centipedes’ gibi parçalarla canlanıyoruz. Bunları takiben albümün en baygın parçası; ‘Fish In A Womb’ çıkıyor karşımıza. Birazdan biter mırıltılarıyla boğuşurken de kuşkusuz albümün en iyi 3 parçasından biri olan; ‘A Battle Hymn For Children’ ile albüm sonlanıyor. Evet, sonlanıyor. İnanın dinlerken de böyle şok olacaksınız. Albüm ciddi anlamda su gibi akıp gidiyor. Tam da kendinizi parçalara kaptırmışken bir anda albüm sonlanıyor ve afallıyorsunuz. Haliyle, tadından da yenmiyor. Faint’in, canlı izlemek istediklerim arasında da en tepelerde yer alan bir grup olmasıyla birlikte Fasciinatiion ile benden kocaman bir 5 (Pekiyi) aldılar. Ve çok daha fazla saygı mı da kazandılar. Kesinlikle yılın en iyilerinden.

Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>
|