Calvin Harris Röportajı

Hayatımda ilk defa backstage'e girmiştim ve oldukça gergindim. Uzaktan Calvin'i gözlemleme şansımız oldu. Oldukça rahat ve sempatikti. Onun bu rahatlığı beni de fazlasıyla rahatlattı. Daha sonra sahneye çıkmasına az bir süre kaldığı için röportajı konserden sonra yapmaya karar verdik. İşte kan ter içindeki Calvin'le yaptığımız kısa ama hoş ve bence dolu sohbet...

-Olabildiği kadar hızlı mı yapmalıyım yoksa zamanımız var mı ?


Tabii ki var, çok uzun olursa ben haber veririm.

-Peki, öncelikle şunu sormalıyım. İstanbul hakkında bir fikre sahip miydin?


Hayır, İstanbul'a ilk gelişim. Burada olmaktan çok memnunum. Aslında grupla gelip, müzik falan yapmak için de en iyi yer olduğunu düşünmemiştim hiç. Kısaca hayır, hiç bi fikrim yok İstanbul hakkında.

- Yaklaşık 5-6 ay önceydi sanırım. Bir internet sitesinde Heatrow Havaalanında (Londa) laptopını kaybettiğini ve yeni albümünün bütün kayıtlarının bunun içinde olduğunu okudum.

Evet. Laf aramızda 3-4 gün içinde bulundu ve bana geri ulaştırıldı ama ben onu geri alana kadar haber çoktan yayılmıştı, o yüzden hala kayıpmış gibi yapıyorum. Eh işime de gelmiyor değil bu şekilde.

- İkinci albümüne dair bütün kayıtların o macbook'un içinde olduğu ve hepsinin gittiği de yazıyordu.

Hayır bu çok doğru değil, zaten evdeki harddisk'imde birer kopyası vardı herşeyin. Aklı başında herkes böyle yapar öyle değil mi? O yüzden bu konuda ciddi bi sorun olmadı.

- Bizler için güzel haber o zaman. Herneyse, bu sene Glastonbury Festivalinde çaldın.

Çok, çok, çok kısaydı. Aslında kendi konserimiz değildi bile. Dizzee Rascal çıkmıştı ve bende onunla birlikte tek bir şarkı için çıktım.

-Evet, Dance Wiv Me. Bu şarkıyla ilk defa UK listelerinde bir numara oldunuz değil mi?

Evet. Hem de 4 hafta boyunca. Çok iyi öyle değil mi?

- Kesinlikle. Doğruyu söylemek gerekirse ben ilk defa MTV'de dinlemiştim ve tek kelimeyle bittim. Bu arada kardeşim gerçekten büyük bir hayranın ve senle ilgili bir çok şeyi takip ediyor. Myspace sayfanda geçtiğimiz Christmas ve benzeri şeylerle ilgili bazı videolar olduğunu ve bunlardan sanırım 12 tane yapacağını ama başladıktan sonra bitirmediğini söyledi.

Aslında 24 tane, Aralık başından Christmas'a kadardı. Fakat o kadar kötülerdi ki durmaya karar verdim.

-Biz çok eğleniyorduk aslında... Bir de Mika'yla beraber olan var. (Neden bahsettigimi çıkaramıyor) Fly Eye gözlüklerini taktırıyordun hani millete.

Evet şimdi hatırladım. O iyiydi ya... Ama bayağı uzun zaman önceydi öyle değil mi?

- Sanırım geçtiğimiz yazdı. Bir de prodüktor tarafın var. Şimdi şunu sormalıyım. Sen bir prodüktörsün ve sadece eğlence için mi şarkı söylüyosun yoksa bu işte o kadar iyisin ki bir çok ünlü isim prodüktörlük mü teklif ediyor?

Ben bir prodüktörüm. Şarkı söyleme olayı sadece eğlence için. Tam olarak da eğlence denemez çünkü yapmak zorundayım gibi birşey. İyi para yapıyorum böyle.

-Peki, bu arada Roisin Murphy'nin albümü için bazı şarkılar kaydettiniz ama albümüne koymadı, nedenini biliyor musun?

Evet, beğenmediği için.Yeterli kadar mantıklı ve anlaşılabilir bir sebep. İyi bir albümü var dinlemişsindir. O albümün kimyasıyla bizim şarkılar pek uyuşmadı ve o da albüme koymadı. Doğruyu söylemek gerekirse o zaman bu konuda pek de mutlu değildim ama aradan bir buçuk sene geçti. O yüzden pek de diyecek birşey yok.

- Şarkılar sonra nette gezinmeye başladı. Siz mi koydunuz yoksa bi şekilde sızdılar mı?

Dürüst olmak gerekirse ben koymadım ama kimin koyduğunu biliyorum. Pek önemli de değildi nete düşmesi çünkü hiç bi zaman çıkmayacaklardı o yüzden farketmez.

-Son olarak, konser hakkındaki düşüncelerini alalım. Seyirci nasıldı? Eğlendin mi?

Fena değildi, yani doğruyu söylemek gerekirse % 90'ı kim olduğum hakkında bir fikre bile sahip değildi ama geri kalanının eğlendiğini farzediyorum. Seni sahneden gördüm mesela arkdaşlarınla. Gayet iyiydiniz ve bir çok şarkıyı birlikte sölyedik değil mi? Ama büyük bir kısım DJ'in geri gelmesini bekliyordu. Konserden önce festival line-up'ına baktığımda, benim burda ne işim var diye düşünmedim de değil. Hepsi DJ ve tarz olarak pek de alakalı değil ama bu her zaman olan bir durum. İnan bana daha kötüsünü de gördüm.

- Sanırım bana bu konuda çok fazla yorum yapma hakkı düşmez. Bize vakit ayırdığın için çok teşekkür ederiz Calvin. Umarım en kısa zamanda biz bize olabileceğimiz ikinci bir perfomansla yine İstanbul'da görüşürüz.

Ben çok teşekkür ederim. Tekrar görüşmek üzere.

Bu röpörtajı var eden yazarlarımızdan sevgili Seda'ya; organizasyondan Nevin Hanıma ve Bora' ya; yardımlarından dolayı Sezin'e teşekkürü borç biliriz.






Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>

 

Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2008