 |
| |
|
Rock Werchter 2008 - Gökhan
Perşembe sabahı saat 11. Önceki gece sabah uçağı kaçırırım endişesiyle hiç uyumayan bünyem, uçaktan indiğinde yorgunluk hat safhaya ulaşmış, fakat harikulade bir festival izleyecek olmanın heyecanı içinde bu durumu hiç sallamamaktaydı. Werchter’ e gitmeden önce birkaç saat Brüksel’ de dolaşmış, bu arada kamp alanındaki arkadaşlardan kamp alanlarının dolmak üzere olduğunu öğrenmekteydik! Devam >> |
 |
|
Rock Werchter 2008 - Sarp
Önümüzdeki ay içinde yine yerinden takip edeceğimiz Pukkelpop'u saymazsak bu senenin tartışmasız en mükemmel line-up'ı olan festivaldi Rock Werchter. Bu işin cenneti diyebileceğimiz yerden, İngiltere'den gelen onbinlerce seyirci de bunu doğruluyordu zaten. "Glastonbury? Jay- Z'nin headline olduğu bir festivalde ne işim var ki?" Diye de devam ediyorlardı. Biz de senenin bizce en iyi festivalini tabii ki sizler için değil kendimiz için takip ettik. İşte gün gün Rock Werchter'den akıllarda kalanlar.Devam >> |
 |
|
"Antony"li Şarkılar
Antony’nin Bülent Ersoy nidalarını duyunca çok şaşkınlık duymasak da, yeni şarkılar yaparken dinlediği plaklar ve cd’lerin arasında Zeki Müren’in cd’sinin en önlerde bulunması, insanı geçtiğimiz sene tam bu sıralarda İKSV sayesinde izleme şansını bulduğumuz güzel insandan yeniden bahsetmeye teşvik etti beni.Devam >> |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
Coldplay – Viva la Vida or Death and All His Friends
1987 yılında, U2, safkan rock kökenli birbirine benzer dört albümden sonra değişik bir şeyler denemeye kalkmıştı. Bu esnada frontman edasıyla düzene başkaldıran tabiî ki Bono değildi. Ortaya kafa karıştırıcı deliller bırakacak olan başka bir dahi adam vardı. Bu adam neler yapmamıştı ki! Ambient’ten caza, mütevazı elektronik ritimlerden bol ekolu shoegaze hallere değin ortaya atmosferik kompozisyonlar çıkarmıştı. Sonuç: The Joshua Tree.. Devam >>
|
 |
|
Dirty Pretty Things-Romance At Short Notice
Şu Barat-Doherty aile şirketinin tekrar kuruluşu dedikodularından gına geldi artık. Evet; bu ikili, zamanında The Libertines kanalıyla eskiye kattıklarıyla yeni bir soluk oldular. Pete gibi viyaklamak, Carl gibi Oscar Wilde portresinin reankarnesi olabilmek istedik. Ama isimlerinin önüne geçen egosal vaziyetleri ve güzel kafalarının çürük meyveleri sağolsun şiddetli geçimsizlikden tek celsede boşandılar. Biz onların sorunlu çocukları da ortada kaldık bir süre. Pete, Kate’in kolları haricinde yan projesi olan Babyshambles’ında buldu teselliyi. Carl ise kısa bir bekleyişin ardından Gary’siyle kirli çamaşırlarını ortaya dökmekte sakınca bulmadı. Dirty Pretty Things huzurlarımızdaydı.. Devam >>
|
 |
|
Martha Wainwright - I Know You're Married, But I've Got Feelings Too
Düşünün ki siyahlar giymiş bir kadın gizliden gizliye eski sevgilisini izliyor; adamın yanında Laura Ashley kıyafetli, limonlu tart yapabilen, çamaşırları her daim bembeyaz yıkayan karısı var. Çift gülüp eğlenirken bizim siyahların kadını dişlerini sıkıyor, gözleri anime karakterleri gibi doluyor ve belli belirsiz mırıldanıyor: Evli olduğunu biliyorum ama benim de canım var.Devam >> |
 |
|
The Presets - Apocalypso
İki senelik sessizliğini Apocalypso ile bozan The Presets; hızlı kalp atışlarının çalkalanan kalçaların ritmiyle bir harmoni oluşturduğu, can alıcı teknolojik öğelerin “mağara adamı rock’ıyla” buluştuğu noktada karşımıza çıkıyor. Julian Hamilton ve Kim Moyes ikinci stüdyo kaydıyla tekrar ülkeleri Avustralya’nın dışında adlarının bangır bangır duyulmasını başarıyor.Devam >> |
 |
|
Forward, Russia - Life Processes
“Choose life , We all can lean on figures and crutches” diye başlıyordu ilk albüm “Give Me A Wall”.Ve daha ilk melodi ile gerçekten hayatınızı değiştirme potansiyeline sahip bir albüm olduğunun sinyallerini veriyordu.Yani albümün sahip olduğu enerji sadece şarkılara yayılmış değildi , adeta sizinde içinize işliyordu. Devam >> |
 |
|
Joan as Police Woman – To Survive
Antony Hegarthy klanından çıkma güzellikler silsilesinin biricik üyesi Joan As Police Woman ile olan münasebetimizi başlatan ilk albümleri Real Life’dan sonra heyecanla beklediğimiz ikinci albümlerini de nihayet yeniden karşımıza geldi..Devam >>
|
|
|
|
 |
|
 |
| |
|
Kutsal Kaan Bilgin
Çok farklı bir keşif Türkiye’den: Kutsal Kaan Bilgin.Kutsal ile tanışıklığım birkaç sene öncesine, müziği ile ise birkaç haftaya dayanıyor aslında. Tanıştığımızda Stranger K adı ile yaptığı kayıtlar ile elektronik müzik çizgisinde çok ciddi bir yetenekle karşı karşıya olduğumu düşündürtmüştü. Devam >>
|
 |
|
Shut Your Eyes And You'll Burst Into Flames
Leeds yolları taşlı, Shut Your Eyes And You'll Burst Into Flames beni benden aldı!
Evet, Leeds’den gitmeye devam ediyoruz. Öyle ki, haftalardır Leeds çıkışlı gruplardan bahsedip duruyorum, ne kadar sevdiğimin ve takipçisi olduğumun altını çizip duruyorum. Hergün çıkan ‘harika’ gruplara bir yenisi daha ekleniyor ve genelde aralarından en sevdiklerim Leeds’li. Devam >>
|
 |
|
Tam Lin Music
İngilizce konuşan dünyanın Amerikanca çığıran “The ...’s” li delikanlıları birbirinin- mürekkebi az veya çok gelmiş- fotokopileri misali seri üretim şarkı yapadursun, biz de gözleri-kulakları sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen romantik delikanlılar çevirelim azıcık.Devam >> |
 |
|
|
|
 |
|
 |
| |
|
Radiohead - OK Computer
Grup : Radiohead
Albüm : OK Computer
Yıl :1997
Plak Şirketi : Parlophone/EMI
Devam >> |
|
|
|
 |
|
 |
| |
|
Interpol - Our Love to Admire
Geçen sayıdan devam.’Interpol dedik madem, değerlendirmek lazım’ demiştik. Interpol deyince hakkı sayılır bir vuruş yapmak ihtiyacı duyuyorum elimde olmadan. Bu vuruş bana göre tüm zamanların en iyi albümünden geliyor, tutabilene aşkolsun! Bir anını bile kaçırmanın, binlerce parçalık ‘yap-boz’ hassasiyetindeki albümde nelere(!) mal olacağını bildiğimden kayıdın lp versiyonunu elde etmeliydim. Ayrıca, bu ‘mutlaka sahip olma mecburiyeti’nin içsel ve özel nedenlerini Reset! ailesiyle paylaşmam, ailenin hissel algı düzeyini düşündüğümde son derece yerinde olacak Devam >> |
|
|
|
 |
|
|
|