In Bruges
Öncellikle şunu belirtmeliyim Mr. Farrell; sizin o “shit hole” diye diye yerin dibine batırdığınız Bruges kentinde, “...ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar...” mottosunu yerine getirmeye kararlıyım. Lakin daha önceden “kayda değer!” filmlerle heba ettiğiniz oyunculuk yeteneğinizi ikidir yaptığınız seçimlerle sevenlerinize adam akıllı bahşettiğiniz için de tebrik ederim. Cassandra’s Dream ile baş koyduğunuz, In Bruges’le devam ettirdiğiniz yolculuğunuz umarım kaldığı yerden devam eder.
Film açılış jeneriğiyle birlikte nemenem güzellikte bir filmle karşı karşıya olunduğunu belli ediyor. Atmosfer konusunda uzman olan Carter Burwell’in müziklerinin bunda payı çok büyük kuşkusuz. Yönetmen koltuğunda oturan Martin McDonagh; tiyatrodan sinemaya geçip, kısa metraj çalışması Six Shooter(Altıpatlar)’la 2005’in “En İyi Kısa Film” Oscar’ını kapmış biri. In Bruges de ilk uzun metraj denemesi kendisinin. Aynı zamanda senaryoyu da kaleme almış olması, bizlere yeteneklerinin çok çeşitli olduğunu gösteriyor. Bütün bunların ışığında da yapacağı her işin takipçisi olmak isteyeceğim adamlar listesine de sarsıcı bir giriş yapıyor.
Filmin kadrosuna geldiğimizde ise en az Bruges şehrinin kanalları, kiliseleri ve müzeleri kadar güzel bir manzarayla karşılaşıyoruz. Colin Farrell’e hemşehrisi olan bir başka Irish, “koca adam” Brendan Gleeson ve hastalıklı karizma sahibi İngiliz Ralph Fiennes eşlik ediyor. Bu üçlü bir araya gelince aksanlar havada uçuşuor haliyle. Ayrıca çok fazla görünmese de, filmdeki kartvizitini yere atış sahnesiyle içimi titreten kız rolünde Clemence Poesy var. Bu tatlı kızı, 2009 yılında bir başka aksanına hasta olunası Jim Sturgess’la Heartless adlı filmde izleyeceğiz. Bu, hem dişi hem de erkekler için iki taraflı iç geçirme seanslarına neden olacak kuşkusuz.
Ray(Farrell) ve Ken(Gleeson) adlı iki tetikçinin hikayesine odaklanıyor film. İki tetikçi, patronları Harry(Fiennes) tarafından bir sonraki harekat direktiflerini alana kadar Bruges’e postalanıyor. Burada iki hafta geçirecek olan ikiliden Ken de, bu durumdan gayet memnun bir halde şehrin peri masalından çıkmış hissi veren kültürel mirasına bırakıveriyor kendini. Ray ise bir önceki işinden kalan büyük vicdan azabının etkisiyle ve de içe tüketmesinin verdiği ruh haliyle, defalarca “shit hole” payesiyle taçlandıdığı Bruges’de kendisiyle yüzleşiyor. Harry’den gelen sürpriz yeni direktif sayesinde de hikaye tam bir kaos ortamına doğru yol alıyor. Bütün bu kaos içinde, yer alan her karakter filme ayrı bir hava katıyor. Açıkçası Bruges de başlı başına bir karakter olarak filmin en büyük etki sebebi. Film, Amerika’da ya da başka bir ülkede geçse bu kadar etki bırakır mıydı diyorum kendi kendime. Cevap gayet net: Tabii ki hayır!
Filmin senaryosu gayet özgün olmakla birlikte tıkır tıkır işlemesiyle göze çarpıyor. Ralph Fiennes gibi oyunculuğu her daim tavan yapan bir adamın yanında, Farrell belki de kariyerinin en iyi performansını gösteriyor. Sadece mimikleriyle oynadığı anlar ve filmin müthiş kara mizahının parçası olan akıllıca yazılmış replikleri görülmeye değer. Özellikle Fiennes ve Farrell arasında geçen bir otel sahnesi var ki, İngilizlere has mizah anlayışının nelere kadir olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Gleeson ise Ken rolüyle adeta döktürüyor.
Filmin janrının komedi olarak geçtiği sürüyle siteye rastladım. Açıkçası asıl komedi filmi bu şekilde etiketlendirmek. Evet, güldüğünüz anlar fazlasıyla mevcut. Ama Farrell’in içinde bulunduğu ruh hali dramın en önde gidenidir. Öyle ki; iç hesaplaşmarı gözlerimi yaşartmıştır bazen. Genel olarak bakıldığında ise son yılların en iyi kara mizah filmi demek yanlış olmaz In Bruges için. Akıcılığından zerre kayıp yaşatmadan, enfes şekilde bağlanmış yoruma açık finaline doğru can sıkmadan ilerleyen; 2008’de izlediğim en iyi film In Bruges...
2008 Sundance Film Festivali’nin açılış filmi olarak onurlandırılan film, ülkemize büyük ihtimal uğramayacaktır. O yüzden; bu başyapıtı malum yollardan ya da DVD’sini internetten sipariş ederek bir an evvel izlemeniz, bu satırların yazarı tarafından şiddetle önerilir. Sakın es geçilmesin...

Anasayfa>>
Sinema Bölümü>>
|