Efes Pilsen One Love Festival 7 - Onur

Bir çölün ortasında tek başına, yalnız bir kaktüs var. Çöl, tam anlamıyla ülkemizin bu yıl ki festival çöküşlerini temsil ediyor. Kaktüs ise, Efes One Love’ı. Birer birer iptal olan festivallerimizin ardından çölün tam da göbeğindeyiz arkadaşlar!

Bunu söylemekten nefret ediyorum ama Radar Live ve RnC’nin yerini tutabilecek kalitede festivallerimiz olmayacak bu yıl. Halbuki, ülkemiz günden güne potansiyeli artmakta olan ve bir o kadar da aç seyirci kitlesine sahipti. İptal edilen güzide iki festival yerine alternatif olarak, bu yıl ikincisi düzenlenecek olan tam da adının anlamını taşıyan bir festivalimiz var ki, gerçekten ne idüğü belirsiz bir festival. En azından benim için. Ayrıca ultra pahalı bilet fiyatlarıyla açık hava konserlerimiz olacak! Bir biletin tanesi 70 lira olan... Ve bir sürü de görmek isteyeceğimiz isim.... Hadi buyrun bakalım...

Çoğunluğu öğrenci olan bu seyirci topluluklarının sömürülmesi gerçekten insanı üzüyor. Çünkü öğrenciler görmek istediği isimler arasından; Travis’inden, Lenny’sine; Massive’den, Bjork’e kadar her konsere en az 70 milyon veremez. Ya da şimdi aklıma geldi, geçen yıl Air ve Daft Punk konserlerindeki gibi Genç Turkcell ile anlaşılıp, sorulan soruları ilk bilenlere bilet kazanma şansları sunulsaydı. Zaten öğrenciler içindi bu da... Ve iyi de bir destek olabilirdi bu onlara... Eğer bana, ne diyor bu çocuk diye tepki verenleriniz varsa; geçtiğimiz yıl şu ülkenin şimdiye kadar gördüğü en efsanevi, en muhteşem konser olan; Daft Punk’ın avantajlı bilet ve bilet fiyatlarını hatırlatırım! Çölün iki kralı vardır derler; kum ve akrepler. Bu akreplerin gözü cebimizde ve heryerdeler! Ülkemizdeki festivallerden elle tutulur sadece tek bir grubu olan vasat bir festival yerine ve de tüm bu saydığım konserler yerine (tabii parayı basıp, hepsine gidebilecekler varsa...) , bizim Reset Gökhan ve Sarp gibi atlayıp Rock Werchter’e gitmek çok daha mantıklı olur! Orada o kadar isim çıkıyor ki, o isimler buraya ancak 5-10 sene içinde gelebilir. Bunlara ek olarak çılgın line-up’lara sahip Electronica ve GG’ye diyecek birşeyim yok. O tarafta herşey tıkırında!

Şimdi asıl konumuza geçiyorum; One Love. Tüm bu saydığım olumsuzluklara rağmen, ne yazık ki; birçok insan çölün ortasında seraplar görmeye devam ediyor. Bu hem garip, hem de çok üzücü... Yani kimse mi görmüyor olanları ve işlerin boşluğunu! Üç günlük bir festivalde şaka gibi bir line-up, adama hakikaten gülerler ya! Serap gördüğümüz bir gerçek. Bunu illa koşa koşa suya atladığımızda, su yerine kumlara gömüldüğümüzde, hatta kumları yediğimizde mi farkına varacağız herşeyin! Bu kadar mı kar peşinde koşar insan. Tam da aranılan şey olan Radar’ın o önümüzü açan özelliğine bayılıyordum. One Love, bu yıl ile birlikte tam yedi senedir ayakta durabilen tek festivalimiz! Efes One Love’ı yazımın başında kaktüse benzetmemin de sebepleri var. Dikenleri mesela; The Long Blondes’un son anda iptali ve de bizleri ciddi anlamda alıştırdıkları her yıl bir efsane isim getirmeleri ve bunun bu yıl olmayışı gibi... Hatta, bir hıyarın 4 lira olması gibi... Yıllar boyu iyi olmak, bazı beklentilere sokabiliyor insanları. Diyeceğim şudur ki; kaktüslerin bazıları senede bir, bazıları ise; 7 senede bir kez çiçek açar. Açan bu çiçekse, dünya’nın en güzel çiçeklerinden birisidir. İşte Efes One Love, 7. yılında bir çölün ortasında açan dünyanın en güzel çiçeğiydi. Efes One Love, hem sanatçı isimleri, onların sahne performansları, yeni bir mekan tercihi (ki, herkesin de hayran kaldığı), ceplerimizin dostu bilet fiyatları, belki de gördüğüm en uygun içecek fiyatları (hiç paranız olmasa bile bira tanıtım standlarından bile geçinebilirdiniz) ile bu yıl bize çöl bedevilerinin o ünlü misafirperverliğini en güzel şekilde sergiledi.




Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010