Suede - Suede

Grup : Suede
Albüm : Suede
Yıl :1992
Plak Şirketi : Nude Records

Brett Anderson henüz yedi yaşındayken katıldığı komposizyon yarışmasında ikincilik kazanarak ileride ne kadar güzel şarkı sözleri yazacağını kanıtlamıştı.Adanın gri sokaklarının etkisiyle David Bowie, The Smiths plaklarıyla ve işçi ailesinin ona ayırabildiği ufak odasında büyüyen Bret Anderson o dönemki her ergen gibi kafası karışık ,yalnız, mutsuz ve şansızdı.Sensenlerin yarısında lise yıllarında kendi gibi görkemli kaybeden Mat Osman' la tanıştı.Çok iyi anlaşan iki arkadaş hemen bir grup kurdular. Brett Anderson ( gitar ), Mat Osman ( bas gitar ), Gareth Perry ( vokal ), Danny Wilde ( bateri ) 4' lüsünün kısa süreli grubu '' Geoff '' ile müziğe ilk çekingen adımlar atıldı. Brett ve Mat' in üniversite okumak için Londra' ya taşınmasıyla dağılan Geoff' u, Brett' in üniversitede tanıştığı kız arkadaşı Justine Frischmann' ın gazıyla kurulan Suave and Elegant takip etti. Gitar yerine mikrofonu tercih eden Anderson' ın aradığı şey iyi bir gitaristti, Justine ile birlikte kendine eşlik edecek. NME' e verdikleri küçük ilanda '' müzik tanrısı aramıyoruz, gitar çalsın yeter'' ifadesi geçiyordu. Ne kadar ironik ki ilana cevap veren Bernard Butler bir guitar herosuydu. Kısa sürede Brett' le mükemmel bir sinerji tutturan Bernard Butler, aşırı The Smiths etkili melodi anlayışı ile mükemmel bir tamamlayıcıydı. Bateriyi gruba destek olmak adına dolduran eski Smiths bateristi Mike Joyce ile kaydedilen ilk demolar ve ilk single '' Wonderful Sometimes'' Suede' in ilk adımlarıydı. Justine gruptan ayrıldı, Mike Joyce' un yerini Simon Gilbert doldurdu. Morrissey klasiği ''Suedehead'' in head kısmını atıp Suede' i sahiplenen ekip, Suave and Elegant' ı tarihe gömerek, üzerine birçok gruba ilham kaynağı olacak görkemli bir bina inşa ettiler.

Oluşum sürecini tamamlayan grup sonunda çekirdek kadrosuna ulaşmıştı; Brett Anderson kibirli sesiyle mikrofonun sahibiydi; Butler elektroyu, Osman bası, Gilbert bateriyi kaptığında. 1992 yılında adı sanı duyulmamış, bağımsız plak şirketi Nude Records'la imzaladıkları kontratın getirdiği sevinçle işe koyulan ekip; eski dönemlerinde hazırladıkları bir kaç şarkıyı revize etti yeni şarkılar üretti. Küçük barlarda sahne alan grubun artık patlamasının vakti gelmişti.Melody Maker daha orta da single bile yokken Suede' i ''Britanya' nın En İyi Grubu'' diye tanıttı. Hayır, iç sayfalarda değildi bu slogan. Kapaktaydı! Grubun demolarından çok etkilenen Melody Maker, sönük geçen erken doksanlar da aradıkları heyecanı Suede' de buldular. Kapak hadisesinden iki hafta sonra ilk single ''The Drowners'' yayınlandı ve İngiliz'ler aniden Suede' e kilitlendi. Melody Maker'ı NME izledi. 'The Drowners' 45'liğini ise 'Metal Mickey' 45'liği izledi. Birbirinden başarılı canlı gösterilerinden birine gelen Morrisey, Amerika'da grubun 'My Insatiable One' adlı şarkısını yorumladı. Ziggy Stardust' ın Morrissey' den androjen bir oğlu olmuştu sanki; Brett Anderson.

Suede’in bundan 15 yıl önce yayınlanan debut albümü; grup elemanlarının cinselliğe bakış açısını yansıtan,cinsiyeti belli olmayan iki kişinin öpüştüğü albüm kapağıyla büyük yankı uyandırmıştı. Popüler müziğin kısa tarihine bakarsak, cinsel seçimlerin sanatçı istese de istemese de bir biçimde ön plana çıktığını görüyoruz. Bu aslında çok basit bir koşutluğun sonucu. Tüketim ekonomisinin ateşlendiği dünyamızda, bir tüketim maddesi ve sanat ürünü olmanın olgusunu güçlendirmenin yolunun tüketiciyi zayıf noktalarından vurmaktan geçtiği herkesçe bilinen bir gerçek. Bunun bilincinde olmanın çoklukla işe yaramadığı da bir başka gerçek. İşte Suede böyle farklı bir ortamda Bowie'nin yaptıklarını yaptığı için önemlidir. Çünkü o zaman ahlak kurallarını yıkmak tüketimi körüklediği için düzenin onayladığı bir şeydi. Oysa bugün artık düzen, ahlak kurallarının yıkılmasının kendi içini boşalttığını bildiği için karşı çıkıyor buna. Böylece Bowie ile aynı şeyleri yaptığı halde Suede toplumun ve düzenin karşısında konumlanıyor. Ancak Morrissey'in aksine ve yukarıdaki düşünceleri tamamlarcasına yalnızlığı yüceltmiyor Suede. Tam tersine, yalnızlığın korkunçluğundan dem vuruyor. Androjen tavırları, çift cinsiyetli şarkı sözleri ile Bowie'nin geldiği yerden gelip, melankolisiyle Morrissey'in gittiği yerden giden Brett Anderson sanırım en güzel cevabı kendisi veriyor; "I'm a bisexual who never had a homosexual experience"

Albüm “So young”, "Animal Nitrate”, "The Drowners”, "Metal Mickey” gibi Suede’in istese bile bir daha yapamayacağı güzel parçalarla dolu.Evet Suede Bret Anderson’un seksi ve kibirli vokali, şiirsel şarkı sözleri, Butler’ın karanlık, hızlı atılmış arpejleri ve melodik ritmiyle brit pop’un köşe taşlarından biri olmuştur.Peki yenilikçi olmamakla suçlanan Suede neden bu kadar el üstünde tutulmuştu. Sex Pistols ve Smiths'den bu yana gerçekten kişilikli, ön plana çıkan pop sanatçıları çıkaramayan İngiliz basını Stone Roses'da yıkılan hayallerinden dolayı ve son bir iki yıldır ortalığı dolduran pasif ve sıkıcı 'grunge' akımlarından oldukça sıkılmış olmalılar ki, epeydir gerçek heyecanı arıyorlardı. Suede sanırım onlara bunu verdi.Konu ile ilgili kişisel yorumlardan birisini şayet bir yerlerde rastlarsanız Çalıntı dergisinin 7 Ağustos 1993 tarihli sayısında çok sevdiğim şahsiyet “Halil Turhanlı"nın Suede: Pop Endüstrisinin Şişirdiği Bir Balon yazısında okuyabilirsiniz. Sonuç itibariyle Suede debut albümü ile gerçekten bir daha yakalayamayacağı müzikal bir başarıya imza atmıştır. Suede artık yok. Elimizde kalan ise orta yaşın sonlarına merdiven dayamış bir Bret Anderson..Bize düşen elimizdekilerin kıymetini bilmek sadece.



Anasayfa>>
Müzik Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010