Eastern Promises

Eastern Promises, David Cronenberg’in son filminde de birlikte çalıştığı yeni gözdesi Viggo Mortensen’ı da yanına alarak, saf şiddet üzerine çektiği ve klasik Cronenberg sinemasının daha dışında kalan ilk filmi Şiddetin Tarihçesi (A History of Violence)’nin izinden giden bir film. Her ne kadar içinde önceki gibi “şiddet” kelimesini barındırmıyor olsa da önümüzde her izleyenin kaldıramayacağı derecede, önceki filminden çok daha sert ve şiddeti gözümüze sokan bir film var.Tabii maharet bunu yansıtış biçiminde. Söz konusu Cronenberg olunca bu işin altından başarıyla kalktığını söylemek zor değil. Devam >>


2 Days in Paris

Fransız filmlerini oldum olası sevememişimdir. Ha bunu üstün sinema bilgimle falan da söylemiyorum. Normal bir sinema takipçisiyim sadece. Ama şu ana kadar izlediğim Fransa’yla alakalı ne kadar film varsa, Fransızlara karşı olan olumsuz düşüncelerim her daim katlanarak artmıştır.

İşte her şey Pariste 2 Gün filmine gitmeye karar vermemle başlamıştı. Filmin, FilmEkimi’ nde gösterildiğinden haberdardım ve gitmeden önce ekşi sözlükteki yorumları bir gözden geçireyim demiştim. Yazılanlardan birinde Fransızlarla ilgili tüm önyargılarınız yıkılabilir cinsinden bir şey okumuştum ve acaba dedim; yıllar yılı oluşan tecrübelerimde bir sorun mu vardı? Devam >>


SuperBad

Erkek romantik komedilerinin icat oluşuyla, kız arkadaşımızla geçireceğimiz hisli dvd geceleri daha bir heyecanlı, komik olmaya başladı. Wedding Crashers, Anchorman ve 40 Year Old Virgin gibi içi inanılmaz boş ama güldürerek karın kaslarını AbFlex’ ten daha iyi çalıştıran filmleri eğer beğendiyseniz, Superbad’ i edinin party filmi yapın, eve kız atma filmi yapın. Yapın oğlu yapın. Devam >>


Rambo 4

2000 senesi yılbaşında meydana gelecek felaketlerden korkuyor, neler olacak acaba diyorduk. Sene 2008 oldu ve dünya kaldığı yerden devam ediyor, en azından sinema dünyasında. Karşımızda Rambo 4. Devam >>


I am Legend

Daha önce iki defa sinemaya uyarlanan (birincisi 1954 yılında Vincent Price’ın oynadığı “The Last Man Standing” , ikincisi ise 1971’de çekilen Charlton Heston’ lı “The Omega Man”) Richard Matheson’ un 1954 senesinde yazdığı kitap "I Am Legend"  bu sefer $150 milyon dolardan fazla bir bütçe ile Francis Lawrance tarafından çekilen bir Will Smith filmi olarak karşımızda. Devam >>


The Deaths of Ian Stone

Bu film ile ilgili araştırma yaptığımda senelik yapılan ve dokuz gün suren  After Dark Films’in “8 Films to Die for” listesine girdiğini, yani uğruna ölünecek filmlerden bir tanesi seçildiğini gördüm.

Ian Stone ile ilk karşılaştığımızda kendisi bir buz hokeyi oyuncusu. Karşılaştığımız günün sonunda öldürülüyor. Ertesi gün başka bir iş yapan başka biri olarak uyanıyor ve yine öldürülüyor ama öldürülüş biçimi de farklı oluyor. Ian da ikinci ölümden sonra şeytani bir gücün etkisinde olduğunu anlıyor ve bu olayı çözmeye karar veriyor (haklı olarak!) ve bu arada bir sürü kötülükle karşılaşıyor ve güzel bir kadını kurtarma peşine düşüyor. Herkesin aklına “Groundhog Day” filmi geliyor doğal olarak değil mi?! Hatta biraz da Matrix! Devam >>

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda| Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010