Pınar Birim


Yaratıcılığın ve orjinalliğin önemini yeni yeni anılmaya başlayan yurdumda bunu bir çoğumuzdan önce anlayıp emin adımlarla idealine doğru ilerleyen ve bu yolda 1000 Volt Design tasarım stüdyosunu kurarak hayallerini gerçekleştirmeye daha da yaklaşan Pınar Birim'le tasarım ve kendisi hakkında konuştuk.

Bize biraz kendinden bahseder misin?

Bu sene tam 30 yaşına basmamın hüznünü ve ağırlığını hissetmemin yanında, “22 yaşındaki Pınar' dan farklı mısın?” diye sorarsan ne yazık ki hala bir fark göremiyorum. Ne yazık ki diyorum ama belki de bunun avantajlarını hem yaşamıma hem de işime her zaman yansıtıyorumdur. Bazen gereksiz fazla yönlü olduğumu düşünüyorum. Her şeyi deneyeyim her şeyi göreyim istiyorum. Ama tabii hem vakitsizlikten hem de işimin yoğunluğundan eskisi kadar yönlü olamıyorum. Hatırlarım 2000 yılında, Mimar Sinan Grafik’ te okurken, bir müzik grubum vardı şarkı söylüyordum (punk), aynı zamanda bir reklam ajansında part time çalışıyordum. Haftasonları da snowboard antremanı ve yarışlara katılıyordum. Hatta sponsorum bile vardı. Şimdi ise sadece müzik dinleyebiliyorum ve vakit buldukça seyahat ediyorum. Kendimden bahsetmiş oldum mu? (gülüyor). Mimar Sinan biter bitmez kendimi Londra'ya fırlattım, orda bir 5 sene yaşadım. Bu arada Interactive Digital Media masterı yaptım. Annem hala ne masterı yaptığımı anlamamıştır mesela. Halbuki Türkçe’ye çevirmek çok kolay İnteraktif Dijital Medya. Sonra da geri geldim.

Tekrar Türkiye’ye dönmenin nedeni nedir?

Türkiye' yi her zaman eleştirsek de biz buraya çok alışmışız. Başka bir ülkede yaşamak çok önemli bir deneyim. Özellikle Londra gibi tasarım, müzik, moda ve eğlencenin uçsuz bucaksız olduğu bir şehirde en deli yıllarımı geçirmek benim için doğru tecrübe oldu. Çünkü her yenileğe açık, herşeyi denemeye hazır ve delikanlı bir çağımdaydım. 5 sene sonunda ise yeter, artık ciddi bir kariyer, ayakları yere basan bir hayat, ailem ve de dostlarımla olmak istiyorum dedim ve geldim.

Tasarım senin için ne ifade ediyor?

Tasarım, bir problem çözmek gibi. Bir problem olmadan bir çözüm de olmaz. Türkiye'de o kadar çok problem var ki… Ama ne yazık ki çoğu zaman yanlış çözümler üretiliyor ve bu da daha büyük problemler yaratıyor. Görsel kirlilik gibi... Sokaklardaki outdoorların hiç düşünülmeden yapılması gibi… Tasarım benim için her zaman, her yerde; bir kolonyalı mendilin üzerindeki yazıyı okurken o yazının fontuyla ve puntosuyla “sağdan mı, soldan mı, blok mu?” diye okuyorum. Ama bu artık ister istemez oluyor. Bir kitap alırken ne yazık ki o kitabın kapağını da değerlendiriyorum. “İşim bu, ne yapayım!” diyemiyorum. Yaşasın işim bu diyorum!

Post-prodüksiyonla tasarımı nasıl biraraya getirdin?

Sadece post prodüksiyonla değil, her iş koluyla biraraya getirilebilir  tasarım. Benim şansım 1000 Volt'da bu işi yapıyor olmamdı. Çok zevkli işler yapıyorduk ve bunu daha geniş bir kitle beğenir oldu. Biz de bir tasarım stüdyomuz olsun hep istiyorduk ve bu sene Eylül itibariyle faaliyete geçirdik 1000 Voltdesign'ı. Çok mutluyuz.

1000 Voltdesign’ın belirli bir hedef kitlesi var mı ya da sizin belirli bir tarzınız var mı? Sizinle çalışan kişilerin ortak noktaları neler?

Bizim bir hedef kitlemiz yok. Herkes bizim müşterimiz olabilir. Tabii bizimle aynı heyecanı ve hayalleri paylaşması lazım. Geniş açılı düşünmeli. Ne istediğini bilmeli ama bize güvenmesi de çok önemli tabi. Bu, bir köfteci de olabilir bir müzik grubu da.

1000 Voltdesign olarak çalışmalarınızda sizin önem verdiğiniz detaylar neler?

Biz pratik çalışmalar ve uygulamalar yapmayı seven bir ekibiz. Probleme uygun çözümler ararken bunun uygulama aşamasını da düşünüyoruz. Çünkü tasarımcı malzemeyi de tanımalı, tekniğini de düşünmeli, 3 boyutlu da görebilmeli sorunu her zaman. Bizim de bunu en doğru biçimde yaptığımıza inanıyorum. Bir iş düşünürken farklı boyutlarla ve farklı açılarla da ona yaklaşmak gerekiyor.

Memnun musun işinden? Başka ne yapıyor olabilirdin tasarımcı olmasaydın?

 Başka bir iş yaparken kendimi hayal edemiyorum. Beni en heyecanlandıran    başka bir meslek psikologluktur. İnsanları tanımak, onların sorunlarına çözüm üretmek bence saygı duyulacak bir meslek. Herhalde  o işi yapıyor olurdum tasarımcı olmasaydım.

Kendini 10 sene sonra nerde ve ne yaparken görüyorsun?

Herkesin hayalleri vardır tabii. Maksat hayalleri ve hedefleri gerçekleştirebilecek alt yapıyı doğru kurmak. Ben ulusal başarılar kazanmak, sadece Türkiye'de değil tüm dünyada aranan bir tasarım stüdyosu olmayı hayal ediyorum. Buna inanıyor ve çok da uzak olmadığımızı düşünüyorum.




Anasayfa>>
İnsan Bölümü>>

 

 



Anasayfa | Müzik | Haber | Sinema | Moda | Olay | Insan | Ajanda | Katalog| Künye
Sitemiz minimum 1024*768 çözünürlükte görüntülenmek üzere tasarlanmıştır.
Reset! 2007-2010