Best Of 2007 - Hakan

Top 10 Albüm

 

1-Interpol – Our Love To Edmire
2- Gravenhurst - The Western Lands
3- The National – Boxer
4- Calla - Strength In Numbers
5- Jacob Golden - Revenge Songs
6- Piano Magic - Part Monster
7- The Twilight Sad - Fourteen Autumns And Fifteen Winters
8- The Cinematics - A Strange Education
9- Editors - An End Has A Start
10- Good Shoes - Think Before You Speak

 

Artık bu yılın Top X ve Top Y gibi gereksiz ama geleneksel listelerini hazırlama zamanı geldiğini farkettim. Evet kafamda birçok isim var iyisiyle kötüsüyle adlandırmak namına. Fakat gel gör ki, iş bu isimlerin başına rakamlar koymaya geldiğinde çok pis su koyveriyorum. Aylarca mp3player’ınızda dinlediğiniz, yol arkadaşlığınızı yapan ses dosyalarının bir kısmının kalbini kıracağınızı bile bile onları listelemek çok kafa karıştırıcı. Bugün bana üçüncü gibi görünen albüm, beş gün sonra yeniden bir liste yapmaya kalksam sıralamaya bile giremez belki de. Tamamen şu yazıyı yazarken ki halet-i ruhiyemi yansıtan bir çalışma oldu o yüzden bu liste. Nihai liste hiç bir zaman varolmayacaktır. Bu böyle biline.

Good Shoes , çıkış albümü Think Before You Speak’le kendi tarzına yakın bir dolu Ada’lı grup varken nasıl oldu da bu listeye girdi? Bir kere o kadar kolay akılda kalıcı parçalarla dolu ki. Hatta hayatımda en çabuk ezberime giren albüm diye adlandırabilirim. Morden’la başlayıp Never Meant To Hurt You’suna kadar tutun, hepsi adeta birer marş gibi. Ayrıca listede tam anlamıyla eğlenceli olan tek albüm olmasıyla göze çarpıyor. Püür ingiliş indie dedikleri bu olsa gerek.
Favori Şarkılar:: Small Town Girl, All In My Head

Hatırlarsanız Editors’ü yılın ilk altı ayının en iyisi seçmiştim. Yıl sonunda ise kendileri az-biraz aşağıdalar. Yine de Tom Smith ve dadaşları ilk albümün hiç de altında kalmayan, taş gibi bir kayıt yaptılar. Son dönemin trendy prodüktörü Jacknife Lee’nin, bu sene Bloc Party’nin A Weekend In The City’siyle birlikte kotardığı iki işten biri An End Has A Start. Çoğu listede esamesinin okunmamasına sadece gülüp geçiyorum. Ayrıca canlı performansları da hiç yabana atılır gibi değil. Bir daha gelseler keşke.
Favori Şarkılar: Bones, Escape The Nest

İskoçya bu sene listeye iki adet grup dahil ederek tarihinin altın çağını yaşadı. Glasgow çıkışlı gençler The Cinematics, enfes debü’leri A Strange Education’la listeye girmeyi başarıyor. Bu albüm, post punk’un günümüz alternatif rock’uyla birleşiminin en güzel örneklerinden biri kesinlikle. Şarkıların hepsi belli bir standartın üstünde, taşıdıkları enerjiyi bütün albüm boyunca korumayı becermişler. İlerisi için çokça umut vaat ediyorlar. Human gibi bir parçayı bu işin ehli olan gruplardan bile duyamıyoruz artık.
Favori Şarkılar: Human, Rise & Fall

Arab Strap bitti diye kendimizi yerden yere vuradururken, aynı topraklardan çıkan The Twilight Sad, ağır başlı-ihtişamlı çalışması Fourteen Autumns And Fifteen Winters’ı ve sahip oldukları müthiş artwork’leriyle nezdimde şimdiden kült seviyesine ulaştı. Bu sene bir çok albümde konuk sanatçı olarak yer alan shoegaze soundunun bu başarıdaki payı çok büyük. Bol aksanlı vokaller bu kayıdı çok daha dikkat çekici hale getiriyor.
Favori Şarkılar:
Walking For Two Hours, Mapped By What Surrounded Them

Bu sene ülkemize iki defa geldi Piano Magic. Ne acıdır ki birini maddi diğerini ise manevi nedenlerden dolayı kaçırdım. Diskografilerinde bulunan Writers Without Homes ve Disaffected gibi iki kilometre taşı albümden sonra son albümleri Part Monster’la çıtayı biraz daha yükselttiler. Sonuçta Gökhan’ın baskısıyla değil de bileklerinin hakkıyla bu listeye girmeye hak kazandılar. Ayrıca Part Monster, bu yılın bir başka dikkat çeken albümüne imza atan Klima’nın Angele David-Guillou’sunun harikulade sesini de içeriyor.
Favori Şarkılar:
Incurable(Reprise), Halfway Through

İyiden iyiye ağır toplara geçmeye başlıyoruz artık. Bu yılın sonlarına doğru karşıma çıkmasına rağmen benim “yılın breakthrough artist”’i ünvanımı elde eden Jacob Golden, Revenge Songs’uyla singer-songwriter dalında bu yıl albüm çıkaran Rufus Wainwright, Bright Eyes ve Jose Gonzales gibi kendi tarzına yakın olanların adını andırmayan bir albüme imza atıyor. Fazla söze gerek yok. Albüm kritiklerinde daha fazlasını bulabilirsiniz.
Favori Şarkılar : Shoulders, Love You, Hold Your Hair Back

Benim için çok özel bir yere sahip olan Calla, bu seneki sonik bombası Strength In Numbers’la yılın en vurucu albümlerinden birine imza atıyor. Kendilerine has olan karanlık atmosferleri ve lirikal becerileri albümdeki 13 parçanın tümünde de mevcut. Vokalist Aurelio Valle umarım sesinin dinleyeni nerelere kadar götürebildiğinin farkındadır. Albümün En’i zaten albümün topyekünü gerçi ama yine de.
Favori Şarıklar: Defenses Down, Rise, A Sure Shot

Dikkat edersiniz listenin tepesine yaklaştıkça paragraflar da kısalıyor. Çünkü yapılan müzikler o kadar iyi ki, kelime kuracak hal bırakmıyor pek. The National, Boxer albümüyle birçok müzik dergisi ve blog tarafından yılın albümü payesini kaptı. Bence en iyi albümleri olan Alligator’la eş değer olan Boxer albümündeki parçaların her biri adeta birbirinin tamamlayıcısı niteliğinde. Daha önceki çizgilerinin biraz dışına çıkıyorlar sanırsam. Ayrıca 7 Aralık’ta Babylon’daki muhteşem performansları aklıma her gelidiğinde bu albümün ve grubun değeri bir kaç misline çıkıyor.
Favori Şarkılar:
Mistaken For Strangers, Brainy, Slow Show, Fake Empire

Nick Talbot , Gravenhurst’üyle kendi halinde, sessiz-sakin yoluna devam ediyor. Ama o yol beni öylesine çekiyor ki kendine. Çok yalın ve sade, virajları olmayan dümdüz bir yol Gravenhurst. The Western Lands’de bu yolun en güzel dinlencesi. Biraz daha shoegaze ve Sonic Youth tadı var ağızlarda bu sefer. Akustik gitarlar kadar distorte olmuş gitarlar da sesini duyuruyor. Fazla uzatmadan.
Favori Şarkılar: She Dances, Hourglass, The Collector

Etrafa baktığımda bu konumda genelde Panda Bear, MIA ve LCD Soundsystem’ı gördüm etrafta. Ne gariptir ki, hepsi güzel albümler olmasına rağmen listemde değiller. Aslında bu koltuk daha 2007 başlamadan kapılmıştı. Interpol yeni albümü Our Love To Admire’ı yayınlayacağı günü açıkladığında çoktan birincilik koltuğuna oturmuştu. Olaya biraz duygusal yaklaşmıştım evet. Ama Our Love To Admire bu tarz duygusallıkları işin içine katmadan da bu konumu hak eden bir albüm olduğunu kanıtladı. Çoğu kritik, bu albümün Interpol için bir geri adım olduğunu söylese de inadına Interpolbanks be! Listedeki diğer dokuz grubun hepsinin elektriğini kesebilirler isteseler. O kadar iyiler...
Favori Şarkılar : Hepsi

İlk 10’da yoklar ama ucu ucuna kaçıran diğer saygı duyulasıcalar ise Guilt & Confusion’u ile The Orders, Cryptograms’ı ile Deerhunter,The Dreamer Evasive’i ile Apartment ve kendi adını taşıyan çalışmasıyla Liars diye uzar gider liste...

Top 5 Konser

1- Manic Street Preachers @ Rock N Coke
2- The National @ Babylon
3- Blonde Redhead @ İstanbul Caz Festivali
4-The Rapture @ Radar
5- The Automatic @ Studio Live

 

2007 yılı; "O grup gelmiyor, bu grup gelmiyor" gibi yakınmaları, şu an ki hayatınızda en az kullandığınız yıl olmuştur belki de. E tabi İsviçre Bankalarındaki dolgun hesapları sayesinde, yurtdışındaki festivallerin tozunu dumanını atan arkadaşlara lafım yok. Onları kategori dışı sayıyorum. Benicassim senin, Glastonbury benim, Roskilde de onların olsun. Bir başka açıdan bakıldığında ise bu kadar konser elbette ki, cüzdanlarda telafisi çok zor hasarlar bıraktı. İçmeye ayranı olmayalar, bu konserlere limuzinle gittiler.

Geçtiğimiz yıl içerisinde Neo-Discotheque birçok başarılı işe imza attı. IAMX, Boy Kill Boy, Echo And The Bunnymen gibi grupları izleme şansına eriştik. Fakat bunlardan bir tanesi aralarından o kadar hızlı sıyrıldı ki, hala aklıma geldiğinde elim ayağım titriyor. Britanya'nın yeni jenerasyon canavarlarından The Automatic, ufacık Studio Live'ı tuğlalarına ayırdı. Gerçek anlamda bir konser performansı ne demektirin yanıtını alan bizler ise gece sonunda bitap bir halde evlerimizin yolunu tuttuk.

Bu senenin ve belki de Türkiye’nin görüp geçirdiği en güzel festival line-up’ına sahip olan Radar Live 2007, bence bu yılın müzik olayıydı. Bir tanesini bile görebilmek için uğruna Solar Beach’den başlayıp Karadeniz’in öteki ucuna kulaç atabileceğimiz gruplar, “hepsi bir arada” şeklinde 3 gün boyunca ardı ardına sahne aldılar. Aslında hiçbirini birbirinden ayıramam. The Long Blondes, Beirut, CSS, Magic Numbers, Piano Magic, Peter Björn And John, The Horrors, The Rakes ve adını anamadığım bütün grup ve sanatçılar bize hayatımız boyunca unutamayacağımız sahneler yaşattılar. Ama hatırladığım kadarıyla The Rapture’da biraz daha mı heyecanlanmıştım acaba? Sanırsam evet...

Blonde Redhead ’i canlı görmek benim için sadece hayalini kurabileceğim birşey sanırdım. Bu civarlara gelebileceklerini tahmin bile edemezdim. İKSV öyle büyük bir sevap işledi ki anlatılmaz. O gün orada bulunan herkes Pace ikizleri ve Kazu Makino ile cenette bir gün geçirdi. İnanın ki bana hala gerçek değilmiş gibi geliyor. Sonra ne mi yapıyorum? Bu yazıyı yazarken tam da önümde asılı olan Amadeo ve Simone tarafından imzalanmış konser afişine bakarak, kendime çimdik atıyorum ve derin bir oh çekiyorum.

Belki de yılın en iyi albümü denilebilecek albümü yapan bir gruba ev sahipliği yaptı Babylon. The National, yılın son ayı içerisinde uzun zamandır beklenen görkemli performansını sergileyerek bu listenin allak bullak olmasına neden oldu. Çok fazla cümle kurarak beni hala 7 Aralık 2007 tarihinde bırakan konserin büyüsünü bozmak istemiyorum. Matt Berninger kendini duvarın dibine sıkıştırmış, Mr. November söylüyor hala. Gitmeyenler çok şey kaçırdı...

İnsanların hayatının tüm evrelerini birlikte geçirdiği, artık vücudunun içine bir yerlere hiç çıkmayacak bir şekilde yerleşmiş, o kişiyle eşit olmuş gruplar vardır. İşte o grup benim için Manic Street Preachers’tır. Ve ben Manics’i gördüm!!! Hem de tarihinin en kötü yılını geçiren, farelerin cirit attığı Rock’n Coke 2007 çerçevesinde. Franz Ferdinand’ı headline yaparak beni bir yarım saat daha Manics izlemekten mahrum bıraksalar da teşekkürü borç bilirim kendilerine. Daha ne isterim.

Ayrıca IAMX, Boy Kill Boy, Elbow+I Am Kloot ve Ms. John Soda performansları da en az diğerleri kadar bu listeye girmeyi hak eden konserler olarak 2007 içerisindeki yerini aldı.